ESMÂÜ’L-HÜSNÂ ŞERHİ
ESMÂÜ’L-HÜSNÂ ŞERHİ

الْحَيُّ
EL-HAY
Cenâb-ı Hak ezelî ve ebedî hayat sahibi olup O’nun hayatı ruhtan ve ölümden münezzehtir.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif hakikî iman ve ledünnî ilim ile hayat bulur.
الْقَيُّومُ
EL-KAYYÛM
Allah Teâlâ sürekli diridir ve mülk sahibidir. Her şey O’na muhtaçtır, O ise hiçbir şeye muhtaç değildir. Cenâb-ı Hakk’ın varlığı zatıyla kaimdir, bütün mahlûkatın dirilişi ancak O’nunladır.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif mâsivâdan yüz çevirir. Her anında tam bir tevecühle Cenâb-ı Hakk’a yönelir ve istikamet üzere hareket eder. Düşmüşlerin yolunu hakikate ulaştırır.
الواجد
EL-VÂCİD
Hak Teâlâ dilediği şeye güç yetirendir. Dilediğini bilen, isteyen ve bulandır.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif kendisini Rabbü’l-âlemîn’e muhtaç görür, O’nun katında acizliğini bilir.
الماجد
EL-MÂCİD
Cenâb-ı Hak yüceliğin ve büyüklüğün gerçek sahibidir.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif kendisini eksik ve hakir bilir.
الْوَاحِدُ
EL-VÂHİD
Allah Teâlâ adet yönüyle kendi fiillerinde ve zatında tektir.
الأَحَدُ
EL-EHAD
Allah Teâlâ ölçü yönüyle kendi sıfatlarında yegâne olandır.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şeriften ârifin nasibi; taklidî iman, yakîn ve müşâhede mertebelerindeki derecelerine göredir.