ESMÂÜ’L-HÜSNÂ ŞERHİ
ESMÂÜ’L-HÜSNÂ ŞERHİ
الصَّمَدُ
ES-SAMED
Rabbü’l-âlemîn ihtiyaçları ve sıkıntıları giderendir, kendisinin ise hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif Allah Teâlâ’dan başka maksadın ve melcein olmadığını bilir.
الْقَادِرُ
EL-KÂDİR
Cenâb-ı Hak sonsuz güç ve kudret sahibidir. Her istediğini istediği gibi, sonsuz güç ve kudretiyle yapandır.
الْمُقْتَدِرُ
EL-MUKTEDİR
Allah Teâlâ gücü her şeye yeten, her şeyi dilediği duruma getiren, kuvvet sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf edendir.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif Cenâb-ı Hak’tan başka hakiki kuvvet ve kudret sahibinin olmadığını bilir. Kendini ve Rabbü’l-âlemîn’in dışındaki her şeyi O’nun ﷻ sonsuz kudretinin esiri olarak görür.
الْمُقَدِّمُ
EL-MUKADDİM
Allah Teâlâ itaat edenleri öne alandır.
الْمُؤَخِّرُ
EL-MUAHHİR
Cenâb-ı Hak isyan ehlini geriye bırakandır.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif izzet ve hürmeti Hak Teâlâ’ya olan taati sebebiyle bilir. Alçalmayı ve hakirliği de O’na ﷻ olan isyanından...
الْأَوَّلُ
EL-EVVEL
Allah Teâlâ her şeyden önce vardı, O’nun ﷻ varlığının başlangıcı yoktur.
الْآخِرُ
EL-ÂHİR
Allah Teâlâ hep var olacaktır, O’nun ﷻ varlığının sonu yoktur.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif her şeyin bekâ ve fenâsını O’ndan ﷻ bilir. Varlık O’ndandır ve her şey O’na ﷻ dönecektir.
Mevlânâ Yakub-i Çerhî