Esmâü’l-hüsnâ şerhi
Esmâü’l-hüsnâ şerhi

الْمُتَكَبِّر
EL-MÜTEKEBBİR
Büyüklük ve yüceliğin tek ve gerçek sahibi Hak Teâlâ’dır. Her kim helâl yoldan olan cimadan önce bu ismi çokça tekrarlarsa o kişinin evladı zâhid olur.
Ârif kimsenin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif kendini hakir görür. Dünya ve ahiret lezzetlerine rağmen Allah ﷻ’dan başkasıyla kurbiyyette bulunmaz. Şeyhimiz (Hâce Bahâeddin Nakşibend [kuddise sırruhû] ) şu mısraları çok tekrarlardı:
Be lezzethâ-yi cismânî gamet râ key furûşem men Ki dâden eblehî bâşed be sîrî men u selvâ râ
[Senin gamını cismanî lezzetlere nasıl satarım? Men (kudret helvası) ve selvâyı (bıldırcın) sarımsağa değişmek aptallıktır.]
الْخَالِق
EL-HÂLİK
Hak ﷻ her şeyi yaratan ve yarattıklarına hikmetle ölçü verendir.
الْبَارِئ
EL-BÂRÎ
Cenâb-ı Hak yarattığı her şeyi kudretiyle tertip ve düzene koyandır.
الْمُصَوِّر
EL-MUSAVVİR
Allah ﷻ yarattığı bütün mahlûkatın suretine âletsiz ve layıkıyla şekil verendir. Ârif kimsenin bu üç isimden (el-Hâlik, el-Bârî, el-Musavvir) nasibi şudur: Ârif bu isimlerle, yaratılandan yaratana ulaşır ve artık yaratılanla meşgul olmaz. Böylece kötü bir akibete uğramaz.
اَلْغَفَّار
EL-GAFFÂR
Allah ﷻ günahları örtücüdür. Kişi her ne kadar çok günahkâr olup kötü işler yapmış olsa da Rabbü’l-âlemin suçları affedicidir. Her kim cuma namazından sonra çokça, “Ey Gaffâr olan Allah’ım! Günahlarımı bağışla” derse bağışlananlardan olur.
Ârif kimsenin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif, diğer insanların kusurlarını örter ve onlara nasihatta bulunarak doğru yola çağırır.
الْقَهَّار
EL-KAHHÂR
Allah ﷻ isyan ehlini kahru perişan edicidir. Onların dayanaklarını, âdetlerini ve yollarını yok edicidir. Bu ism-i şerifi hergün çokça tekrarlayan kimsenin ihtiyaçları giderilir.
Ârif kimsenin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif, nefs-i emmâreyi muhalefet kılıcıyla keser. Cinnî ve beşerî şeytanları mahvu perişan ederek kalp yurdundan çıkarır. Şeriat siyasetiyle fasıkları yenilgiye uğratır.
Mevlânâ Yakub-i Çerhî