الظَّاهِرُ
EZ-ZÂHİR
Allah Teâlâ gökyüzünde ve yeryüzünde delillerle varlığı apaçık görünendir.
الْبَاطِنُ
EL-BÂTIN
Cenâb-ı Hak zatını gizleyendir. Akıl ve zan ile O’nun ﷻ künhünü bilmenin imkânı yoktur.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif âlemdeki her zerrede O’nun ﷻ varlığının delilini görür, bütün mahlûkatın var oluşunu O’ndan ﷻ bilir.
الوالي
EL-VÂLÎ
Hak Teâlâ âlemi hakkıyla idare edendir.
الْمُتَعَالِ
EL-MÜTEÂLÎ
Allah Teâlâ’nın zatı öyle yücedir ki insanların hayal, zan, düşünce ve sözlerinden uzaktır.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif iki âlemde de aziz olmak için Rabbü’l-âleminin emir ve yasaklarına tam manası ile riayet eder.
الْبَرُّ
EL-BERR
Allah Teâlâ iyilik yapandır, muhsindir. İyilik ve lutufla, kullarına karşı şefkatli ve merhametli olandır.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif gücü yettiğince mahlûkata ihsanda bulunur.
التَّوَّابُ
ET-TEVVÂB
Rabbü’l-âlemîn günahkâr kullarının tövbelerini kabul edendir.
Ârifin bu isimden nasibi şudur: Bu ism-i şerif ile ârif kendisine karşı kötülük yapanların özrünü kabul eder. Her ne kadar günahkâr olsa da O’nun ﷻ rahmetinden asla ümidini kesmez.