Ana sayfa

DİLDEN GÖNÜLLERE NASİHAT

DİLDEN GÖNÜLLERE NASİHAT

KİMSEYE EZİYET VERMEMEK

Ehli Sünnet’in özelliklerinden birisi de Müslüman kardeşlerine eziyet etmemektir. Bu güzel sıfat vera ve takvadan kaynaklanır. Sehl şöyle demiştir: “Müslümanlara eziyet etmemek aklın kazancı, başkalarının eziyetlerine tahammül etmek ilmin kazancı, halka karşı dürüst olmak ve onlara merhametle muamele etmek de imanın kazancıdır.”

 

NEFSİNİN İSTEDİĞİNE MUHALİF OL

İnsanoğlunun günah işleyip isyan yoluna düşmesinin başlıca sebebi nefsine uymasıdır. Arifler, kişinin nefsine uymamasını; hangisinin doğru olduğunu bilmediği iki şeyle karşılaşıldığında, nefsin istediğine muhalif olanın yapılmasını tavsiye etmişlerdir. Bu hususla ilgili İmam Şafiî. şöyle der: “İki tercihle karşı karşıya kaldığın zaman ve doğru olan ile yanlış olanı kestiremediğinde, nefsinin meylettiği şeyin tersini yap. Çünkü nefis insanı hep kötüye yöneltir.”

 

HELAL YİYECEKLERİN ÖZELLİKLERİ

Bir mümin yediği, içtiği yiyeceklerin helal olmasına, şüpheli olmamasına dikkat etmelidir. Yenilen haram lokma kişinin iç huzurunu bozar. Yapılan ibadetlere zarar verir. Ebu Talib el-Mekkî helal yiyecekle ilgili şöyle der:

“ Helal yiyeceklerde şu üç özellik aranmalı:

1-Yenilecek şey, herkes tarafından bilinip tanınan bir madde olmalı, ona zülüm ve hıyanet gibi ilmin kötü gördüğü herhangi bir şey karışmamalı.

2-Yemeği yeme arzusu mübah bir sebebe dayanmalı; hevaya uymak, dinî ve dünyevî konuda birine yaltaklanmak maksadıyla olmamalı.

3-Yemek, sünnetin hükümlerine uygun olmalı; onu sakıncalı ve şüpheli yapacak mekruh bir sıfat taşımamalı.”

 

HZ. LOKMAN’IN OĞLUNA TAVSİYESİ

Hz. Lokman oğluna şu vasiyette bulunmuştur: “Ey oğul, bütün rağbetini Allah’a ﷻ yönelt. Eğer o dilerse sana verir; dilerse vermez. Senin gayret ve çabaların Allah Teâlâ’nın sana verdiği rızkın ne artmasını ne de azalmasını sağlar. Rızkın konusunda yaratılışından ibret al. Eğer kendi çaban ile yaratılışında bir fazlalık yapabilirsen rızkının da artmasını sağlayabilirsin. Bu olmayacağına göre bil ki Allah Teâlâ, insanın yaratılışını şekillendirmiş ve rızkını taksim etmiştir. Sen bu ikisinden hiçbirini arttıramazsın.”

 

TAKVANIN GERÇEKLEŞTİĞİ ÜÇ DERECE

Takva; Allah’ın ﷻ emirlerine uymak, Allah’tan ﷻ uzaklaştıran her şeyden kaçınmak, nefsin kötü arzularını terk etmek, Allah Teâlâ’dan başka şeyleri gönülden uzak tutmaktır.

Ebu Suud takvanın üç derecede gerçekleştiğini söyler: “Takvanın birinci basamağı ve en alt seviyesi, yüce Allah’ı ﷻ inkâr ve şirkten sakınmaktır.

İkinci derecesi, zahiri günahlardan korunmaktır.

Üçüncü ve en üst seviyesi ise, insanın bütün organlarını günahlardan alıkoyduğu gibi, kalbini ve sırrını da Allah’tan ﷻ başka şeylerden muhafaza etmektir.”

 

KALPLERİN ÇEŞİTLERİ

Kalp, imanı tasdik organıdır. Allah’ın ﷻ nazar ettiği; imanın, nurun, feyzin, sevginin ve güzel ahlakın bulunduğu yerdir. Kişi kalbini iman nuruyla temiz tutmalı, günah ve nifakla kirletmemelidir. Kalp ile ilgili Fahr-i Kâinat Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur: “Kalpler dört çeşittir. Birinde parlayan bir nur vardır. Bu müminin kalbidir. Biri, kara ve ters döndürülmüştür. Bu kâfirin kalbidir. Biri, kılıflara konulmuş ağzı bağlanmıştır. Bu münafığın kalbidir. Biri de kendi haline bırakılmıştır. Bu kalpte, hem iman hem de nifak doludur. Kalpteki iman temiz suyla beslenen sebze tanesi gibidir. Kalpteki nifak ise, irin ve cerahatin azdırdığı yara gibidir. Bunlardan hangisi fazla ise kalbe o hâkim olur.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/17)

 

Kazim Cephanegil