DİLDEN GÖNÜLLERE NASİHAT
YA HAYIR KONUŞ YA DA SUS!
Bin düşünüp bir söylemek sözü fert fert hepimizin dikkat etmesi gereken bir husustur. Bu sebeple ağzımızdan çıkan her cümleden sorumlu olduğumuzu bilerek hareket etmeli; hayra ve iyiliğe yönlendirmeyen her sözden kaçınmalıyız.
Nitekim Ebu Hüreyre’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber ﷺ dili tutma ve sükût konusunda şöyle buyurmuştur: “Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, komşusuna eziyet vermesin. Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, misafirine ikram etsin. Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, ya hayır söz söylesin veyahut sussun.” (Buhârî, İlim, 38)
ARKADAŞLIĞIN HAKKI
Büyükler arkadaşlığa ve arkadaşlık haklarına çok önem vermişler ve bununla ilgili birçok söz söylemişlerdir. Bu zatlardan Ebu Osman el-Hîrî bu hususta şöyle der: “Arkadaşlığın hakkı; kendi malından kardeşine bolca vermen fakat onun malına göz dikmemen; ona karşı insaflı davranman fakat ondan insaf beklememen; senin ona tâbi olman fakat onun sana uymasını arzulamaman; ondan sana ulaşan iyilikleri çok görmen fakat senden ona ulaşanları az bulmandır.”
GÜNAHTAN DAHA BÜYÜK OLAN ŞEYLER
Avam b. Havşeb Şeybani şöyle demiştir: Dört şey vardır ki, bunların günah işledikten sonra yapılması, günah işlemekten daha büyük günahtır:
İşlenen günahı küçük görmek.
İşlenen günahla gurur duymak.
İşlediği günaha sevinmek.
Günahı işlemeye devam etmek.”
EN GÜZEL BEŞ ŞEY
Seri es-Sakatî şöyle demiştir:
“En güzel şeyler beştir:
Günahlara ağlamak.
Hataları düzeltmek.
Görünmeyenleri bilen yüce Allah’a ﷻ itaat etmek.
Kalpleri kirlerden temizlemek.
Canının her arzuladığı şey için bir yol aramamak.”
ALDANMA!
Hatem-i Esam şöyle demiştir: “Güzel ve hayırlı bir yerde yaşadığına aldanma. Cennetten daha güzel bir yer yok iken, Hz. Adem’in başına gelen şeyler orada gelmiştir. Çok ibadetinle de aldanma. Hiç şüphesiz iblis uzunca bir ibadet ve kulluktan sonra ilahî huzurdan kovulmuştur. Çok ilminle de aldanma. İsrailoğulları içinde Bel‘am b. Baura, İsm-i Azam’ı iyi bilen büyük bir alimdi. Baksana başına neler geldi (şeytana uydu, azdı). Salih insanları görmekle de aldanma. Hiç şüphesiz Hz. Peygamber’den ﷺ daha yüce ve kıymetli bir kimse yokken, onunla buluşan ve beraber olan nice kafir akraba ve düşmanları kendisinden bir fayda görmedi.”
KÖTÜ KİMSELERDEN SAKINMAK
İnsan kendi huzuru ve ahireti için kimlerle beraber olduğuna çok dikkat etmelidir. Zira arkadaşlık kurduğumuz kişiler, bize ahiret yolunda, salih ameller işleme yolunda yarenlik edecek kişiler olabileceği gibi dünya ve ahiretimizi karartacak kötü ahlaklı kimseler de olabilirler. Bu sebeple salih ve iyi ahlaklı kimselerle arkadaşlık yapmalıyız. Ebu Talib el-Mekkî kötü kimselerden sakınma hususunda şöyle demiştir:
“Şu beş kimse ile beraber olmaktan sakın. Bunlar, bidat çıkaran, büyük günahlara dalan, cahil olan, dünya düşkünü olan ve insanların gıybetini yapan kimselerdir. Gerçekten bu kimseler, kalpleri bozarlar, güzel halleri yok ederler, insana dünya ve ahirette zarar verirler.”
KİMLER ALLAH YOLUNDADIR?
Bir gün Ashab-ı Kiram Efendilerimiz bir yerde toplanıp konuşuyorlarken yanlarına bir adam gelir. Sahabeler onun gençliğine ve kuvvetine hayran kalırlar. Kendi aralarında,
“Keşke bu adam gençliğini ve kuvvetini Allah ﷻ yolunda kullansa, diye söyleşirler. Onların bu konuşmalarını işiten Rasulullah ﷺ şöyle buyurur:
“Sizler sadece şehit olanların veya savaş meydanlarında yaralananların mı Allah yolunda olduğunu zannediyorsunuz? Nefsinin izzetini korumak için çabalayan da Allah yolundadır. Anne ve babasının izzetini korumak için çalışan Allah yolundadır. Yine ailesinin izzetini korumak için çalışan da Allah yolundadır. Ancak, gayreti sadece mal mülkünü çoğaltmak için olan ve sadece bunun için çalışan kimse Allah yolunda değildir; o şeytanın yolundadır.” (Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, 4/325)