DİLDEN GÖNÜLLERE NASİHAT
ALLAH İÇİN NASİHAT
Havariler Hz. İsa’ya ‘Amellerde ihlas nedir?’ diye sordular. Şöyle cevapladı: ‘Yaptığın amellerden dolayı insanların seni övmesinden hoşlanmaman, bunu istememendir.’ ‘Allah ﷻ için nasihat nedir?’ diye sordular. dedi ki: ‘İnsanların hakkından önce Allah’ın ﷻ hakkını yerine getirmek. Sana biri Allah ﷻ için diğeri dünya için iki iş arz edilince, Allah ﷻ için olandan başlamak.’
BİDATLERDEN KAÇINMAK
Mümin kişi istikamet üzere olmalı, bidatlerden kaçınmalı, sünnet-i seniyyeyi ihyaya çaba sarf etmelidir. İmâm-ı Rabbanî şöyle der: “Bir şahsın bir bidati ortadan kaldırmaya, bir sünneti ihyaya muvaffak olması ne büyük bir nimettir! Ancak bir inceliğe dikkat etmek gerekir. Bu yapılırken fitneyi uyandırmamalı, bir güzellik pek çok kötülüğe kapı aralamamalıdır.”
AHİRET YOLCULUĞUNA HAZIRLIKLI OLMAK
Dünya hayatı gelip geçicidir. Kişi ebedi olan ahiret hayatı için hazırlık yapmalı, oyun ve eğlenceden ibaret olan dünya hayatına aldanmamalıdır. Bu hususla ilgili Ömer b. Abdulaziz bir hutbesinde şöyle demiştir: “Dünya, sizin karar kılıp kalacağınız bir yer değildir. Allah Teâlâ dünya için bir son ve içinde bulunanlar için bir ayrılık takdir etmiştir. Nice kimselerin güvenip de imar ettiği azıcık şeyler sonunda harap olmuş, niceleri mutlulukla ikamet ettiği dünyalıklarından sonunda ayrılmak zorunda kalmışlardır. Allah Teâlâ sizlere rahmet eylesin! Dünyadan ahirete olan yolculuğunuzu, yanınızda taşınması en güzel şeyleri alarak en iyi şekilde yapın. Azık edinin! İyi bilin ki en iyi azık takvadır.”
ALLAH DOSTUNUN GÖNLÜNE GİRMEK
Müridlerden biri marifet ehlinden birine şöyle demiştir: “Ben, Allah Teâlâ’dan çok gafil, O’nun ﷻ rızası uğrunda koşmada çok zayıfım. Bana öyle bir şey tavsiye et ki, onunla kaçırdıklarımı telafi edeyim” O zat şöyle karşılık verir: “Ey, kardeşim, eğer Allah ﷻ dostları tarafından sevilip onların gönlerine girmeyi başarabilirsen, bunu yap. Umulur ki onlarda seni severler. Şüphesiz Allah Teâlâ dostlarının kalplerine günde yetmiş kez (özel olarak) nazar eder. Sen onları sevdiğin için bu nazar esnasında Allah ﷻ onların kalbinde senide görür ve eğer sen O’na ﷻ şirk koşanlardan değilsen, bu nazar seni dünya ve ahiretin sıkıntılarından kurtarır.”
TEVAZU SAHİBİ OLANLARA NE MUTLU
Tevazu; Alçak gönüllülük demektir. Tevazu edepli olmanın, edepli olmakta aklın göstergesidir. Kalbî bir ameldir ve bütün hayırlı işlerin anahtarıdır. Tevazu sahipleriyle ilgi Hz. İsa şöyle der: “Dünyada tevazu sahibi olanlara ne mutlu! Onlar ahirette minber sahibidir. Dünyada insanların arasını düzeltenlere ne mutlu! Onlarda kıyamet günü Firdevs cennetine varis olacaklardır. Dünyada iken kalpleri tertemiz olanlara ne mutlu! Onlarda kıyamet günü Allah Teâlâ’ya nazar kılacaklardır.”
BİDATLERDEN KAÇINMAK
Mümin kişi istikamet üzere olmalı, bidatlerden kaçınmalı, sünnet-i seniyyeyi ihyaya çaba sarf etmelidir. İmâm-ı Rabbanî şöyle der: “Bir şahsın bir bidati ortadan kaldırmaya, bir sünneti ihyaya muvaffak olması ne büyük bir nimettir! Ancak bir inceliğe dikkat etmek gerekir. Bu yapılırken fitneyi uyandırmamalı, bir güzellik pek çok kötülüğe kapı aralamamalıdır.”
MÜRŞİTSİZ GİDİLEN YOLUN SONU AFETTİR
Mevlana Celaleddîn-i Rûmî şöyle der: “Ey sâlik! Kendine bir mürşit bul. Zira Allah’a ﷻ giden bu yol, kılavuz olmayınca çok âfetli, çok korkulu bir yoldur. Çok defa gidip geldiğin bir yolda bile, ilkin kılavuzsuz gidersen şaşırıp kalırsın. Ya hiç bilmediğin bir yolda halin nice olur! Aklını başına al da nazlanma, kılavuzsuz gitmeye kalkışma! Eğer bir mürşid-i kâmilin gölgesi, senin üstüne düşmeyecek ve gerektiğinde elinden tutmayacak olursa gulyabani sesler seni saptırır. Bu yolda senden daha akıllı nice kişiler vardı. Hepsi de sapıtıp gittiler. Yalnız başına ve yanlış yola gidenlerin nasıl sapıtıp gittiklerini Kur’an’dan dinle. Şeytanın onları ne hale getirmiş olduğunu anla. Şeytan onları, istikamet ve hidayet caddesinden yüz binlerce uzak yollara götürdü. Felâkete uğrattı.”
NAMAZDA İHLASIN TAMAM
OLMASI ÜÇ ŞEYE BAĞLIDIR
İhlas, yapılan tüm işlerde, ibadet ve taatlerde sadece ve sadece Allah’ın ﷻ rızasını gözetmektir. Kişi yapmış olduğu ibadetlerde, kılmış olduğu namazlarda ihlaslı olmaya çaba sarf etmelidir. Ebu’l-Leys Semerkandî namazdaki ihlasla ilgili şöyle der:
“Namazda ihlasın tamam olması üç şeye bağlıdır:
Kıldığın namaz ile Allah Teâlâ’nın rızasını istemeli, insanların hoşnutluğunu istememelisin.
Seni namaz kılmaya muvafakat ettirenin Allah Teâlâ olduğunu bilmelisin.
Namazdaki ihlasını diğer vakitlerde de korumalı ve hatta onu kıyamete dek götürmelisin. Nitekim Allah “kim bir iyilikle (mahşere) gelirse…” (En’âm, 6/160) buyurmuş ancak “kim bir iyilik yaparsa…” buyurmamıştır.”