Ana sayfa

ZARARLI MADDELERDEN KORUNMAK

ZARARLI MADDELERDEN KORUNMAK

Dinimiz, insanın huzur ve mutluluğuna yönelik olarak şu beş hususa büyük önem vermiştir: Dinin korunması, Canın korunması, Aklın korunması, Neslin korunması, Malın korunması.

 

Yeryüzünün en değerli varlığı olan insanın Yüce Allah’a ﷻ kulluk görevlerini tam manasıyla yapabilmesi, ailesine ve topluma karşı sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirebilmesi ve onurlu bir hayat sürmesi için akıl ve beden sağlığının yerinde olması gerekmektedir. Bundan dolayı; insan sağlığını bozan, insanın akıl ve zekâsını kullanamaz hale getiren, muhakeme kabiliyetini körelten ve zihnini uyuşturan her türlü alkollü içki, uyuşturucu ve benzeri zararlı maddelerin kullanımı dinimizce haram kılınmıştır. Yüce Allah ﷻ, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz. Şeytan, şarap ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?” (Mâide 5/90-91).

Resûlullah ﷺ de hadis-i şeriflerinde içkiyi, bütün kötülüklerin anası (kaynağı), her çeşit şerrin anahtarı ve bütün günahların toplandığı şey olarak nitelendirmiştir. Yine Efendimiz ﷺ, “Her sarhoş edici hamrdır (şaraptır, içkidir). ve her sarhoş edici haramdır. Kim dünya da hamr içer ve tevbe etmeden, onun tiryakisi olduğu halde ölürse, ahiret şarabını içemez” (Buhârî, Eşribe, 4) buyurmuştur. Ayrıca çoğu sarhoşluk veren bir şeyin azının da haram olduğunu bildirmiştir.

Ebû’d-Derdâ, “Dostum Resûlullah ﷺ bana, «Sakın içki içme! Zira o, bütün kötülüklerin anahtarıdır» buyurdu” demiştir. (Tirmîzi, Eşribe, 3)

Alkollü içki ve uyuşturucu kullanan insanlar sadece kendisine zarar vermekle kalmaz, aile hayatını da felce uğratır. Bu tür kötü alışkanlıkları olan insanların çoğu aile ve çocuklarını ihmal eder. Hatta onlara karşı kaba ve kırıcı olur, onlara zarar verir. İçkiye harcanan para aile bütçesini de olumsuz şekilde etkiler. Alın teri dökülerek kazanılmış olan paranın içki ve kumar gibi meşru olmayan yerlerde harcanması aileyi ekonomik yönden sıkıntıya sokar. Maalesef bu gün yaşanan boşanmaların büyük bir çoğunluğu da içki ve diğer uyuşturucu maddelerin kişiye ve en yakın sosyal çevresi olan ailesine verdiği zararlar sebebiyledir. Ailede huzur kalmayınca da evliliklerin sona ermesi kaçınılmaz olmaktadır.

Alkol ve uyuşturucu kullanımı trafik kazalarına, kavgalara ve cinayetlere sebep olmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre; trafik kazalarının % 60’ı, cinayetlerin % 85’i, boşanma olaylarının % 80’i alkol kullanımından kaynaklanmaktadır. Alkollü araç kullanma sebebiyle meydana gelen trafik kazalarında, gerek araç kullananlar gerekse aracın içindeki yolcular veya yayalardan her yıl binlerce vatandaşımız hayatını kaybetmekte veya sakat kalmaktadır. Allah’a ﷻ ve ahiret gününe inanan, haramı-helali bilen mümin, Allah’ın ﷻ yasak ettiği şeylere yaklaşmamalıdır.

Alkol ve uyuşturucu kullanımı bir ilkle başlamakta ama şahsı geriye dönüşü olmayan tehlikeli bir yola sokmaktadır. Günümüzde gerek arkadaş çevresi gerekse kişinin ailesinde gözlemlediği olumsuz örnekler sebebiyle alkol ve diğer uyuşturucu maddelerin kullanımı rüşd çağının pek gerisine kadar düşmüştür. Aileler, kendilerine Allah’ın ﷻ bir emaneti olan çocuklarına karşı Allah ﷻ katında mesuldürler. Onlara karşı vermeleri gereken edep ve ahlak kurallarından dolayı ahirette hesaba çekileceklerdir. Çocuklar ve gençler bir toplumun geleceğidir. Geleceğimiz olan nesillerimizi alkol ve uyuşturucu ile zehirlenmelerine sebep olmak veya onların bu yollara tevessül etmelerine engel olmamak, bir toplumun yıkımının başlangıcıdır.

Hem ebeveyler olarak hem de genç aile bireyleri olarak bir diğerimizi kontrol etmek, onları kötülüğe sevkedecek etkenlere karşı uyarmak, gerekiyorsa alıkoymak hepimizin görevidir. Özellikle ebeveynler, tecrübeleri sayesinde, evli yahut gençlik çağında olan çocuklarına karşı çok daha dikkatli olmaları, içki ve uyuşturucu batağına batmadan evvel onları bu tehlikeli sahaya yaklaşmamaları konusunda uyarmalıdırlar. Zira bunlar başta masum gözükür, etkisinin olmayacağı düşüncesinden kaynaklanır. Sonrasında ise hem kişiyi, hem de ailesini yıkan, ocaklar söndüren büyük tahribatlara sebep olur. Bu sebeple, özellikle genç ailelerin dikkat etmesi gereken iki önemli nokta bulunmaktadır:

İnsanları içki ve uyuşturucuya iten önemli bir sebep de taklit ve özentidir. Müslümanın vazifesi yalnızca haramı işlememek değil, başkalarının işlemesine de-yapabildiği ölçüde- mânî olmaktır.

Bir diğer husus da arkadaş çevresidir. Kişiye düşen, iyi insanlarla beraber olma, arkadaşlık etme ve böylece iyi bir insan olmaya gayret etmektir. Aksine kötü alışkanlıkları olan kişilerle sıkı bir münasebete giren insanların, onlardan etkilenmesi, belli bir süre sonra da onların özelliklerini taşıması kaçınılmazdır.

 

HÜSEYİN ŞAMİL Baysultan