KADINLARIN ÖZEL HALLERİ
KADINLARIN ÖZEL HALLERİ
Nifas (Lohusalık) Hali
Çocuk doğuran bir kadının, doğumdan sonraki gördüğü kana nifas kanı, bu hale de lohusalık denir. Bu kanın en azı için bir süre yoktur; birkaç saat akıp kesilebilir. En çok müddeti ise kırk gündür. Kırktan fazlası özür kanıdır. Şâfiî mezhebine göre, nifasın en çok müddeti altmış gündür.
Yerleşik nifas müddeti, ilk çocuğun doğmasından sonra belli olur. İlk olarak çocuk doğuran kadın, nifas süresinin kaç gün devam ettiğini iyi tesbit etmelidir. Nifas süresi en fazla kırk gündür; bu süre içinde görülen aradaki temiz günler de nifastan sayılır. Meselâ on beş gün kan görülüp kan kesilse ve on gün hiç kan gelmeden temiz geçse, daha sonra tekrar kan gelmeye başlasa bu otuz beş günün hepsi lohusalık sayılır.
Bazı kadınlar doğumdan sonra on veya on beş gün kan görürler. Sonra temizlenirler. Nifas kanı kesilen kadın gusleder, namazlarını kılmaya başlar, ramazan ayında ise oruçlarını tutar.
Şâfiî mezhebine göre nifas gören kadın, bir müddet kan gördükten sonra akıntı kesilir ve en az on beş gün hiç kan gelmeden temiz kalırsa, ilk kesintiyle nifası bitmiş olur. Bu on beş günlük temizlikten sonra gelen kan hayız kanıdır.
Kadın ilk doğum yaptığı zaman nifas kanının kaç gün devam edeceğini bilemez; kırk gün içinde akıntıyı takip eder. Akıntı kırk gün dolmadan kesilebilir. Fakat kırk günün içinde akıntının bir ara kesilip tekrar gelme ihtimali vardır. Akıntı kırk günün dolmasıyla tam kesilir ve aradan en az on beş günlük bir temizlik süresi geçerse bundan sonra gelecek kan hayız kanıdır.
Nifasla hayız kanı arasında en az on beş günlük bir temizlik devresi geçmelidir. Nifas kanaması kırk günü geçerse, kırktan fazlası özür olduğundan, kanama sürse de gusledilip özürlü hükmüne göre namaza ve diğer ibadetlere devam edilir.
Düşük Yapan Kadın Nifas Kanı Görür mü?
El ve ayak gibi organları belirmiş, gebelikte sekiz haftayı bulmuş bir çocuğun düşmesiyle lohusalık meydana gelir. Organları hiç belli olmayan bir düşükten lohusalık olmaz. Bu durumda görülen kan hayız şartlarını taşıyorsa hayızdır, değilse özür kanıdır.
İkiz doğumlarda nifas süresi, birinci çocuğun doğuşundan hesaplanır. Ameliyatla olan doğumda, alttan kanama görülmüşse lohusalık sayılır, kanama olmamışsa lohusalık olmaz, kadın temiz olur.
Özür Kanaması ve İlgili Hükümler
Hanımlarda âdet ve lohusalık dışında bir hastalık sebebiyle üreme organından gelen kanamalara, “özür kanaması” veya “hastalık kanaması” denir.
Peygamber Efendimiz ﷺ, özür kanaması hakkında şöyle buyurmuşlardır: “O, damardan gelen bir kandır. Önceden âdet görmüş olduğun günler kadar namazı bırak, sonra gusül abdesti al ve namazını kıl.” (Buhârî, Hayız, 25.)
Bir kimsenin özür sahibi olması için şu durumların gerçekleşmesi gerekir:
- Özür sebebi kanama ise bunun abdest alıp o vaktin namazını kılacak kadar bir müddet dahi kesilmeyerek vaktin sonuna kadar devam etmesi şarttır. Bu şart bulunduğu takdirde o namaz vaktinde özür hükümlerine riâyet edecektir.
- Yine bu özrün her namaz vakti en az bir defa meydana gelmesi gerekir.
- Bir namaz vakti içinde bir kez tekrarlamayan özür kalkmış sayılır. Tekrar özür hükümlerinin geçerli olabilmesi için yukarıdaki iki şartın yeniden gerçekleşmesi lâzımdır.
Özür sahibi olan hanım, her farz namaz vakti girdikten sonra abdest alınca, bu özürden dolayı abdesti bozulmaz. Ancak abdesti bozan başka bir sebeple abdest bozulunca abdesti tazelemek icap eder.
Özürlü kimsenin abdesti içinde bulunduğu vaktin çıkmasıyla da bozulur. Farz namazın vakti girdikten sonra abdestini alan özür sahibi, bu abdestiyle farz namazının yanında diğer ibadetlerini de yapabilir.
Bir özürlünün aldığı abdest, ilk olarak ortaya çıkan başka bir özür sebebiyle bozulur.