İDDET VE HÜKÜMLERİ
İDDET VE HÜKÜMLERİ
Bir evlilik boşanma, ölüm veya hâkimin ayırması ile son bulur. Bu durumlarda kadını ve erkeği ilgilendiren bazı hükümler vardır. İddet bunların başında gelir.
Zor zamanlarda itaat, şüphesiz kolay değildir. Bir kadının eşinin ölmesi veya ondan ayrılması, herkes takdir eder ki oldukça zor bir durumdur. Böyle zor bir durumda başta kadının kendisinin ve çevresinde bulunanların uyması gereken iddet hükmü vardır. Bu hükmün bir kısmını anlayabileceğimiz, bir kısmını ise anlayamayacağımız hikmetleri vardır. Bir kadının eşinden ayrılığa kendini alıştırması ve bu ayrılığın ruhî yapısında yıkımlar meydana getirmemesi için bu sürenin beklenmesi gerekir.
İddet, sözlükte “saymak” anlamına gelir. Fıkıhta iddet, “Kocası ölen, boşanan veya evliliği feshedilmiş kadının, bu evlilikle ilgisinin tamamen kesilmesi ve başkasıyla evlenecek hale gelebilmesi için beklemesi gereken müddet” olarak tarif edilmiştir.
İddetin Sebep ve Hikmetleri İddetin bazı hikmetleri içinde şunları zikretmek mümkündür:
- a) Ric‘î (yeniden nikâh gerekmeden kadına dönüş imkânı veren) boşamada bir düşünme fırsatı vermek ve yeniden evlilik hayatına dönebilme imkânını hazırlamak.
- b) Dönüşü olmayan boşamalarda veya hâkimin nikâhı feshetmesinde kadının eski kocasından hamile olup olmadığını tesbit etmek.
- c) Vefat eden kocasının hatırasına bağlılığını ve vefasını ispat için kadına fırsat tanımak.
- d) Boşanıp tekrar evlenmeyi güçleştirerek aile bağını korumak ve suistimalleri önlemek.
- e) En önemli sebep, yüce Allah’a ﷻ Yüce Allah ﷻ, boşanan veya kocası ölen kadının beklemesi gereken süreyi belirlemiş ve bunun yapılmasını emretmiştir.
Boşanan veya kocası ölen kadının hamile olmadığı kesin bilinse, hatta kadın çocuk yapamayacak bir hastalığa sahip olsa, yine belirlenen süre evlenmeden beklemelidir.
İddetin Çeşitleri
İddetin çeşitleri şunlardır:
- Boşanmış Kadının İddeti
Boşanmış bir kadın hamile değilse ve âdet görüyorsa bunun iddeti üç hayızdır. Diğer mezheplere göre üç temizlik süresidir. Konuyla ilgili Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmuştur: “Boşanmış kadınlar, bizzat kendileri üç hayız müddeti beklerler” (Bakara 2/228).
Kadın temiz günlerinde boşanmışsa, üçüncü aybaşı halinden temizlenince iddeti tamamlanmış olur. Ancak hayızlı iken boşanmışsa, içinde bulunduğu hayız halinin dışında üç hayız sonunda iddeti bitmiş olur.
Nikâh kıyıldığı halde cinsî ilişkiye girmeden önce boşanan kadın ise iddet beklemez. Konuyla ilgili Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmuştur: “Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâhlayıp da kendileriyle cinsî ilişkiye girmeden boşarsanız, onlar için sayıp bekleyeceğiniz bir iddet süresi yoktur” (Ahzab 33/ 49)
- Yaşlıların İddeti
Yaşlılıktan dolayı hayız görmeyen kadınların iddeti üç aydır. Konuyla ilgili Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmuştur: “Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdetini görmemiş bulunanların iddetleri konusunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır” (Talâk 65/4).
Genelde kadınların âdetten kesilme yaşı elli beştir.
- Hamile Kadının İddeti
Kocanın ölümü veya boşama sırasında hamile olan kadının iddeti doğumla sona erer. Konuyla ilgili Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmuştur: “Hamile olanların bekleme süresi doğuma kadardır” (Talâk 65/4).
Hamilelik sebebiyle iddet bekleyene, belirli bir süre yoktur. Boşamadan veya ölümden sonra ister bir gün, ister daha az bir müddet sonra doğum yapsın iddeti tamam sayılır.
İddet bekleyen kadın düşük yaparsa, düşüğün organları belirgin ise iddet sona erer; değilse ölüm veya boşama iddetini tamamlar.
- Kocası Ölen Kadının İddeti
Kocası ölen kadın hamile ise iddeti doğumla sona erer. Şayet kadın hamile değilse onun iddeti dört ay on gündür. Konuyla ilgili Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmuştur: “Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri (evlenmeden) kendi başlarına dört ay on gün beklerler” (Bakara 2/234).
Ölüm iddeti için eşler arasında cinsel temas şartı aranmaz. Kocası ölen her kadın, bu iddeti bekler; çünkü âyetin mânası hepsini içine alacak şekildedir. Bazı âlimler, kocası ölen kadınlar ile boşanan kadınların iddet müddetince evde kalma konusunu farklı değerlendirmişlerdir. Âyetlerde boşana kadınların kocalarının evinde beklemeleri söylenirken, kocası ölen kadınlar için yer belirtilmeden sadece “dört ay on gün” (Bakara 2/234.) beklerler buyrulmuştur. Bazı âlimler kadın için kalma, barınma ve korunma olarak neresi uygunsa iddetini orada bekler demişlerdir.
Ölen Kocaya Yas Tutmak
Kocası ölen bir kadın, onun hatırasına hürmeten yas tutar. Bu yasın süresi dört ay on gündür. Gayesi, ölene kadar hayatı paylaştığı kocasına vefa göstermek, dini ve dünyası adına en büyük yardımcısını kaybettiğine üzülmektir. Kadın için bir faydası da, bu süre içinde kadın kendini dinler, dengeler ve yeniler. Böylece yeni hayatı taşıyacak gücü elde eder. Bir önemli hedef de kadının vefat eden kocasından hamile olup olmadığını tesbit etmek, hamile ise nesebi belirlemek ve korumaktır. Bir diğer önemli sebep yüce Allah’ın ﷻ bu konudaki emrine uymaktır. Hanefî mezhebi âlimleri üç boşanma ile boşanıp kocasıyla bütün bağları kopan kadının da bu yası tutması gerektiğini söylemişlerdir. İmâm Şâfiî ise gerekmeyeceği görüşündedir. Koca dışındaki yakınlar için tutulacak yas süresi üç gündür.