KADINLARIN ÖZEL HALLERİ İLE İLGİLİ BAZI HÜKÜMLER
KADINLARIN ÖZEL HALLERİ İLE İLGİLİ BAZI HÜKÜMLER
Âdetli İken Namaz Kılmak
Âdet ve lohusalık hallerinde, hanımların namaz kılmaları ve secde yapmaları haramdır. Bu hüküm hem vakit namazları ve hem de kazâ namazları için geçerlidir. Âdet ve lohusalık halleri devam ettiği süre içerisinde geçen namazların kazâ edilmesi gerekmez.
Bu konuda Hz. Âişe şöyle demiştir: “Bu âdet hali bizim başımıza geldiğinde, orucu kazâ etmemiz emredildiği halde namazı kazâ etmemiz emredilmezdi.” (Müslim, Hayız, 15)
Âdet kanaması kesilen kadının yıkanma için kullanacağı zaman da âdetin süresi içinde sayılır. Bir kadın âdeti bitiminde beyaz akıntıyı gördüğünde temizlendiğini anlar. Hemen gusül abdesti almak ve içinde bulunduğu namazı kılmak için hazırlık yapar. Su mevcut değilse veya suyu kullanma imkânı yoksa teyemmüm eder.
Kadın bunları yaparken namaz vakti çıkmış ise, o vakitten sorumlu olmaz. Gusül aldıktan sonra tekbir alıp namaza başlayacak kadar bir süre kalmışsa, o namaz vakti farz olur. Bu süre içinde namaza başlamamışsa o vaktin farzını kazâ eder.
Âdet ve lohusalık halindeki kadınların, bu süre içinde ibadetten kopmamak ve soğumamak için abdest alıp evlerinde namaz için ayırmış oldukları yerlerde, namaz kılacak kadar bir süreyi oturup tesbih, hamd, zikir ve tefekkür ile geçirmeleri müstehap görülmüştür.
Âdetli İken Oruç Tutmak
Hayız ve lohusalık halinde iken oruç tutmak ise haramdır. Bu durumda tutulmayan oruçlar daha sonra gününe gün kazâ edilir. Bu kazânın peş peşe olması gerekmez. Hz. Peygamber ﷺ, “Âdet halinde hanımlar namaz kılmaz, oruç tutmazlar” (Buhârî, Hayız, 7) buyurmuştur.
Bir kadının imsaktan önce hayız kanı kesilir ve temizlenirse yeni günün orucuna niyet eder. İmsaktan önce akıntı tam kesilse ve yıkanacak kadar bir süre de bulunsa, fakat kadın yıkanamasa, yine oruca niyet eder. Kanama imsaktan az sonra kesilse, o gün oruca niyet etmez, onu daha sonra kazâ eder.
Şâfiî mezhebine göre kanaması devam ettiği halde âdet veya lohusalığın en uzun süresi imsak vaktinden önce dolan bir hanım oruca niyet etse orucu geçerli olur. Yerleşik âdeti bulunan hanımlar için de aynı hüküm geçerlidir. Yani âdetinin imsak vaktinden önce dolacağını bilen fakat kanaması kesilmeyen bir hanım, oruca niyet etse ve kanaması imsaktan önce kesilse orucu sahih olur.
Âdet ve lohusalık kanaması gören hanımlar ve cünüp kimseler, beş vakit namaz için tahsis edilmiş bir mescide girmezler. Bu haramdır. Ancak korku, susuzluk, aşırı yağmur gibi mazeretler sebebiyle mescide girilirse, içinde ihtiyaçtan fazla beklemeden geçip gidilir. Bu câizdir. Bu konuda Hz. Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur: “Mescid, cünüp ve âdetli olana helâl değildir.” (Ebû Davud, Tahâret, 92)
Âdetli İken Kur’ân Okumak
Âdet ve lohusalık kanaması gören hanımların yüzünden veya ezberden Kur’an okuması haramdır. Hz. Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur: “Âdet gören ve cünüp olan kimseler Kur’an’dan hiçbir şey okumasın!” (Tirmizî, Tahâret, 98)
Hayız ve nifas halinde kadın dua niyetiyle dua âyetlerini, Fâtiha’yı okuyabilir. Besmele okunan işlerde ve yerlerde besmeleyi okur. Sübhânellah, elhamdülillâh, Allahüekber gibi tesbih ve zikirleri yapabilir. Kelime-i şehâdet ve salavat getirebilir. Zaruret halinde, hayız ve lohusa kimsenin, Kur’an âyetlerini kelime kelime okuyup talebeye öğretmesi câizdir.
Âdet görmekte olan Kur’an öğretmeni hanımlar, kelimelerin aralarını keserek ders verebilirler. Kunut duası ile diğer dua ve zikirleri okumalarında bir sakınca yoktur.
Hayız halindeki kadın okunmakta olan Kur’ân’ı dinleyebilir. Evinde banttan, televizyondan ve benzeri aletlerden Kur’an dinleyebilir.
Ramazan aylarında evinde veya yan komşuda okunan Kur’ân mukabelesine katılıp dinleyebilir. Dinlediği âyetlerin mânasını düşünüp ibret alabilir, hükümlerini müzakere edebilir.
Âdet ve lohusalık hallerinde Kur’an’a dokunmak, dışında bir kılıf veya kap olmadan taşımak câiz değildir. Bu hüküm şu âyete dayanır: “O Kur’an’a temiz olanlardan başkası el süremez” (Vâkıa 56/79).
Yangın, sel, düşman gibi bir tehlike anında hayız, lohusa veya cünüp kimse Kur’ân-ı Kerîm’i zayi olmaktan korumak için elinde taşıyabilir. Bu bir zarurettir.
Âdetli İken Tavaf Etmek
Âdet halindeki bir kadın hacda Kâbe’yi tavaf dışındaki bütün hac ibadetlerini ve vazifelerini yapabilir. Farz olan ziyaret tavafından önce âdet gören bir hanım, temizleninceye kadar bekler, temizlenince gusül abdestini alıp tavafını yapar. Âdetli iken tavaf yaparsa, üç mezhebe göre bu tavafı geçersiz olur. Temizlendikten sonra farz olan ziyaret tavafını yapmak zorundadır. Bu tavafı yapmadan memleketine dönerse bir temel farzı yerine getirmediği için haccı tamam olmaz. Temizlendikten sonraki herhangi bir zamanda bu tavafı yapmak zorundadır. Aksi takdirde haccı tamamlanmış olmaz.
Hanefî mezhebine göre ise âdetli bir kadın temizlenmeden önce farz olan ziyaret tavafını yapsa günah işlemiş olur. Ancak tahrîmen mekruh olarak tavafı geçerli kabul edilir. Bununla birlikte bu fiili sebebiyle ceza kurbanı kesmesi icap eder.
Âdet veya lohusalık kanaması gören bir hanım, vedâ tavafını yapmadan Mekke’den ayrılabilir. Çünkü Peygamber Efendimiz ﷺ, Safiyye validemize böyle emretmiştir.
Magomedsalam Ibragimov