Ana sayfa

ÇOCUĞA KARŞI İLK VAZİFELER - III

ÇOCUĞA KARŞI İLK VAZİFELER - III

ÇOCUĞA KARŞI İLK VAZİFELER - III

Geçtiğimiz iki sayıda çocuğu dünyaya gelen bir ailenin yapması gereken edeplerin bazısından bahsetmiştik. Bu ay da bir kısmını kaleme alalım.

 

Okuma Yazmayı Öğretmek

Zamanı gelince, çocuğu okula ve hocaya göndermelidir. Okuma yazmayı muhakkak öğretmelidir. Ona Kur’ân-ı Kerîm’i, Resûlullah Efendimiz’in ﷺ mübarek hayatını, anlayabileceği seviyede ilk dini bilgilerini öğretmelidir. Ayrıca Resûlullah Efendimiz’in ﷺ Ehl-i beyt’ini, ashâb-ı kirâmın, dört mezhep imamının, diğer din ve tasavvuf büyüklerinin, sâlih kimselerin hayatını, onların İslâmiyet’i ne kadar güzel yaşadıklarını, bu sebeple huzurlu ve mutlu olduklarını arada bir anlatmalıdır.

Onları, kötü işlere ve düşüncelere sevkedecek türkü, şarkı, şiir ve romanları okumaktan uzak tutmalıdır. Çünkü çocuğun bu yaşta iyiyi kötüyü seçme imkânı olmadığı için, her duyduğunu ve okuduğunu doğru zannedip taklide kalkar. Kötü işlere devam edilirse huy haline gelir, terbiye zorlaşır.

Çocuğa gerekli, hayat boyu lâzım olacak sanat ve becerileri kazandırmalıdır. Özellikle bir tehlike anında kendini koruma ve savunmada lâzım olan bilgileri öğretmelidir. Ayrıca günlük ihtiyaçlarını görecek sanatlar da önemlidir. İlk yardım, yüzme, binicilik, bir iş sahibi olma, helâlinden kazanma gibi görevler herkes için hayatî önem taşımaktadır.

Kız çocuğu için ev işleri, dikiş, nakış türü el sanatları, çocuk bakımı ve eğitimi, yuva düzeni ve güzel geçim gibi işler birinci derecede önemlidir. Sa‘dî-i Şîrâzî der ki: “Ey insanoğlu! Adının unutulmamasını istersen, çocuğuna ilim, hüner, mârifet öğret ve onu akıllı fikirli yetiştir. Böyle yaparsan, arkanda seni rahmetle anan bir kişi bırakmış olursun.”

 

Güzel Çevre Edinmek

Bir önemli konu da çocuğa güzel arkadaş bulmak veya güzel arkadaş olmaktır. Ancak anne babanın çocuğun seviyesine inmesi ve sürekli onunla oyun oynaması mümkün olmaz. Bunun için çocuğa emsalleri içinden güzel arkadaş bulunması, kötü arkadaştan korunması gereklidir. Arkadaş çevresi özellikle bulûğ ile başlayan gençlik çağında çok önemlidir. Şu hadis-i şerif herkes için çok şey ifade eder: “İnsan arkadaşının dini (hali ve gidişatı) üzeredir; öyleyse herkes kiminle arkadaşlık ettiğine iyi baksın.” (Ebû Davud, Edeb, 16)

 

Bulûğ Çağı ve Cinsiyetle İlgili Bilgiler Vermek

On ile on beş yaşları arası bulûğa ulaşma devresidir. Genelde bu iki yaş arası bulûğa erme yaşıdır. Dinimiz, hangi yaşta olursa olsun bütün insanların saâdetini garanti etmektedir; yeter ki ona uyulsun.

Bulûğa erme dönemi erkek ve kız çocuklar için hassas bir dönemdir. Bulûğ belirtileri gözükmeden önce onlara bilgi vermelidir. Bir erkeğin veya kızın nasıl bulûğa erdiği söylenmelidir.

Kız çocukları ilk olarak görecekleri hayız kanından korkabilir. Bu kanın onun için olgunluk alâmeti olduğu, korkulacak bir şey olmadığı söylenmelidir. Bu kanın takibi ve temizliği ile ilgili yeterli bilgi verilmeli, ayrıca bunu anlatan kolay bir ilmihal okutulmalıdır. Bu işte asıl görev ve yardım anneye düşmektedir. Çocuğun annesi yoksa baba bu işte kızına yardımcı olacak birilerini bulmalıdır.

Erkek çocuğa baba yardımcı olabilir. Erkekte ilk bulûğ alâmeti ihtilam olmasıdır. Bulûğ alâmetleri görüldükten sonra erkek ve kız çocuğu artık erginlik devresine girmiş olur. Bununla yüce Allah’ın ﷻ emirlerinden sorumluluk başlar. Farzları yapması, haramlardan kaçınması gerekli olur. Artık günah ve sevapları yazılmaya başlar. Bulûğ alâmeti görmeyen bir kız ve erkek, on beş yaşını doldurunca, artık bulûğa ermiş kabul edilir.

 

Bulûğ ile Başlayan Görevler

Bu yaştaki bir çocuk için birinci vazife, abdest ve gusül abdestini öğrenmesidir. Çünkü kızın, hayız kanı kesilince gusül abdesti alması farzdır. Erkeğin de ihtilâm olup boşalınca hemen gusül abdesti alması gereklidir.

İkinci temel görev beş vakit namazdır. Bulûğa eren bir kızın usulünce başını ve vücudunu örtmesi farz olur. Bulûğa eren bir erkek ve kadın oruç gibi zamanı gelen diğer farz ibadetlerden sorumlu olur. Bütün bunlar, baba ve anne olarak öğretmekle sorumlu olduğumuz ilmihale girer.

Bazı anne ve babalar, cinsellikle ilgili konuşma ve bilgileri ayıp karşılayıp hiç üzerinde durmazlar. Bu konuda çocuğa yardımcı olacak güvenilir bir kitap, hoca ve arkadaş da bulmazlar. Bütün iş çocuğun kendisine kalır. Bu çok tehlikeli bir durumdur.

Dinimiz hayatımızın her safhasına ait bir terbiye vermiştir. Yüce Allah ﷻ hakkı söylemekten hayâ etmez. Peygamberimiz de ﷺ tuvalet, gusül, taharet, uyuma ve cimâ âdâbına varana kadar her şeyi öğretmiştir. Artık bundan sonra cehalet ve ihmalden başka bir mazeretimiz kalmamıştır.

 

Yatakları Ayırma Zamanı

Hadiste emredildiği gibi, çocuklar on yaşına geldiklerinde yataklarını ayırmalıdır. Kardeş de olsalar bu önemlidir. Erkekle kızları birbirinden ayırmak gerektiği gibi, aynı cinsleri de ayırmalıdır. Yataklarını ayırmaya imkân yoksa ayrı yorganlar kullandırmalı, vücut temasını önlemelidir; fakat onları kendi hallerine de terketmemelidir.

İmkân varsa bulûğa eren erkekle kız kardeşlerin odalarını da ayrı tutmalıdır. Yoksa bir perde veya benzeri şeyle odalarını bölmeli, böylece rahat hareket etmeleri sağlanmalıdır.

 

HÜSEYİN ŞAMİL Baysultan