Ana sayfa

HAFSA BİNT ÖMER

HAFSA BİNT ÖMER

HAFSA BİNT ÖMER

Peygamber Efendimiz’in ﷺ hanımlarından, mübarek annelerimizden biri de Hafsa bint Ömer’dir . Mekke’de doğmuştur. Babası müminlerin emîri, cennetle müjdelenen sahabi Hz. Ömer, annesi ashâb-ı kiramdan Zeyneb, kardeşi ise âlim sahabi Abdullah b. Ömer’dir . Evlilik çağına geldiğinde Huneys b. Huzâfe  ile evlendirilmiştir.

 

Müslümanlar Mekke’den Medine’ye hicret etmeye başlayınca kocasıyla birlikte o da hicret etti. Böylece Hafsa validemiz ashâb-ı kirâmın en faziletlileri sayılan muhacir sahabilerden oldu. Huneys , Bedir Savaşı’nda yer aldı ve Medine’ye dönüşünde şehid düştü. Hafsa  genç yaşında henüz çocuğu da yokken dul kaldı.

Kızını çok bekletmeden salih biriyle evlendirmek isteyen Hz. Ömer , Hz. Osman’ı  uygun buldu ve kızıyla evlenmesini teklif etti. Ancak Hz. Osman  Resûlullah’ın ﷺ kızı Rukıyye  annemizle evliydi. Rukiyye  validemiz de Bedir Savaşı zamanında hastalanmış ve kısa bir süre sonra vefat etmişti. Hz. Osman  Peygamberimizin kızı olan mübarek eşinin vefatından hemen sonra evlenmeyi uygun bulmadı.

Hz. Ömer kızını bu kez Hz. Ebû Bekir es-Sıddık  ile evlendirmek istedi. Hz. Ebû Bekir  de bu teklife cevap vermekten kaçındı. Hz. Ömer  olan biteni Hz. Peygamber’e ﷺ açmaya karar verdi. Resûl-i Ekrem ﷺ Hz. Ömer’e  yakında Hafsa’nın Osman’dan, Osman’ın da Hafsa’dan  daha hayırlı biriyle evleneceğini haber verdi.

Hz. Ömer  feraseti çok üstün biriydi. Gönüller Sultanı Efendimiz’in ﷺ veciz cevabının kimlere işaret olabileceğini hemen anladı ve bu duruma çok sevindi. Müjdenin gerçekleşmesini beklemeye koyuldu. Resûlullah ﷺ, hicretin 3. yılı Şaban ayında Hafsa validemiz ile evlendi. Böylece Hz. Ömer  Allah Resûlü’nün ﷺ kayınpederi ve kızı Hafsa ise müminlerin annesi olma faziletine yükseldi.

Resûlullah ﷺ diğer kızı Ümmü Külsüm  validemizi de Hz. Osman’a  nikâhladı. Böylece Hz. Osman “zinnûreyn” yani iki nur sahibi lakabını elde etti. Hz. Ömer  bu duruma da çok sevindi. Nitekim kızı Hafsa’dan  daha hayırlı olan kişinin bizzat Resûlullah’ın ﷺ kızı olması kendi kızının kemalini ve terbiyesini gösteriyordu.

Hafsa annemizin Allah Resûlü’nün ﷺ eşleri içinde en iyi anlaştığı kişi Hz. Aişe  validemiz oldu. Onun gibi ilme düşkün olan Hafsa validemiz Resûl-i Ekrem’e ﷺ inen âyetleri ezberlerdi. Okuma ve yazması vardı. Rivayete göre bir defasında Allah Resûlü ﷺ Hafsa annemize bir sır vermişti ancak Hz. Hafsa  onu Hz. Aişe  annemize söylemişti. Allah Resülü ﷺ onun bu davranışına çok üzüldü ve onu boşamayı düşündü. Bunun üzerine Hafsa’nın  gece ibadete kalkan, gündüz oruç tutan bir hanım olduğunu ve cennette de Resûlullah Efendimiz’in ﷺ zevcesi olacağını bizzat Hz. Cebrail , Peygamberimiz’e ﷺ bildirdi. Böylece Hz. Peygamber ﷺ Hafsa’nın  Hak katında makbul hanımlardan olup ahirette de zevcesi olmasının takdir edildiğini anladı ve boşama niyetinden vazgeçti.

Hz. Ömer  kızının Peygamber Efendimiz’e ﷺ layık olması ve onu gücendirecek en küçük bir davranışta bulunmaması için sürekli tembihlerde bulunurdu. Bu tembihler Hz. Ömer’in Allah ﷻ korkusundan ve Peygamberimiz’e ﷺ duyduğu yüksek sadakatten ileri gelmekteydi. Nitekim hadis kaynaklarında yer aldığı üzere Hafsa  validemizin kemali bizzat Cebrail  vasıtasıyla övülmüştü.

Hafsa validemiz hicrî 45 (m. 665) yılında Medine’de vefat etti. Cennetü’l-bakî’a defnedildi. Allah Teâlâ şefaati ne nail eylesin.

 

Eş Seçiminde Kadim Bir Usul

Hz. Hafsa  annemizin hayat hikâyesinde Hz. Ömer’in  kızını evlendirmek için gösterdiği çaba dikkat çeker. Özellikle günümüzde bu tutum biraz zor anlaşılabilir. Oysa asırlar boyunca İslâm coğrafyasında uygulanan bir usuldür bu. Evet, babalar canından çok sevdiği kızlarına kendileri eş ararlar. Nitekim babalar erkeklerle oturup kalkarlar. Aileleri, sülaleleri, yöre insanının karakteristik özelliklerini ve daha nicesini ailenin diğer fertlerine göre daha iyi tanırlar.

Evlenecek yaşa gelene kadar üzerine titrediği göz nuru kızlarının rastgele biriyle evlenmesine gönülleri razı olmaz. Ellerinde büyüttüğü, alışkanlıklarını, hassas yönlerini, zaaflarını ve fıtratını yakînen bildikleri kızlarına en uygun kişiyi bulmak için senelerce çaba gösterirler. Gözlerine uygun bir damat adayı kestirdiklerinde onu bir süre daha gözlemlerler ve sonunda ona kızıyla evlenmesini teklif ederler. Ardından gelin ve damat adayı da usulce görüşür ve evlilik yoluna baş koyarlar. Nice güzelliği ve hatırayı aile çatısı altında nikahlı olarak yaşarlar. Bu evlilikler çoğu zaman saadet getirmiş, sağlıklı ve güçlü şahsiyetli yetişmesine vesile olmuştur.

Günümüzde modern hayat Batılı yaşam tarzını dayattığından söz konusu kadim uygulama da terkedilmekte. Gençlerin girip çıktıkları ortamlardan hatta sosyal medya ve internet üzerinden tanıştıkları insanlarla, zahiri, yüzeysel ve dünyevî birkaç kıstasın belirleyici olduğu evlilikler gerçekleşmekte. Oysa çeşitli maskelerin ardında gerçekleşen bu tarz tanışıklıklar ve birliktelikler evlilik öncesi gerçekleşen pek çok mahzurun ardından büyük umutlarla aileye dönüşüyor ve maalesef uzun ömürlü olmuyor.

Allah Teâlâ ailelerimize Hz. Peygamber ile Hafsa validemizin ülfet ve muhabbetinden nasip eylesin.

 

Talha Kazım BAHTİYAROĞULARI