NAKŞİBENDİYYE YOLUNDA İLMİN ÖNEMİ

Nakşibendiyye yolunda şer’î ilimler bütün anlayış ve uygulamaların temelini teşkil eder. Sadat-ı Kiram, bağlılarından tasavvufun incelikleriyle meşgul olmadan önce şer’î ilimlerdeki temel hususları öğrenmelerini istemiş, irşad ve ihya faaliyetleri bu istikamette şekillenmiştir. Tarih boyunca yaşadıkları bölgelerde inşa ettikleri medreselerle, yazdıkları eserlerle bu husustaki yaklaşımlarını ortaya koymuşlardır.
Bir misal olarak, Sadat-ı Kiram’ın büyüklerinden Ahmed Haznevî hazretlerinin ilme verdiği önemi, oğlu Şeyh Alaaddin Haznevî hazretleri şöyle anlatır:
“Ahmed Haznevî ’nin nazarında en önemli şey ilim tahsil etmekti. Daima ilim için gayretli olmamızı tavsiye eder ve bizi buna teşvik ederdi. Öyle ki, ömrümüz boyunca ne benden ne de gözümün nuru kardeşim İzzeddin’den ilmimize engel olacak bir işte çalışmamızı istedi. Çoğu zaman birçok işi kendisi görür, bize bir şey emretmezdi. İlim tahsilimizde en ufak bir gevşekliğe mazeret istemiyordu.
Bizi ilim öğrenmeye teşvik etmek için de sık sık şeyhi Muhammed Diyaüddin ’nin, ‘Dünyayı isteyen ilim öğrensin. Ahireti isteyen ilim öğrensin. Her ikisini isteyen yine ilim öğrensin.’ sözünü hatırlatırdı.
Sohbetlerinde çoğu zaman ilmin ve âlimin faziletinden bahsederdi. Âlimlerin ilme büyük önem vermelerini ve derslerinin başında hazır bulunmalarını isterdi. İlim dışında başka işlerle meşgul olan âlimleri gördüğü zaman onlara kızar, ders vermelerine engel olacak işlerle uğraşmamaları gerektiğini söylerdi.
Bu uyarılarına rağmen gerek dünya gerekse başka işlere dalarak ilme gereken önemi vermeyen âlimleri gördüğünde, hatalarını anlasınlar diye onlara iltifat etmezdi. Âlimlere çok şefkatliydi. Onlardan tek isteği, talebe okutmanın büyük ecrine ve şerefine sahip olduktan sonra bu fırsatı ellerinden kaçırmamalarıydı.”
Hüseyin ŞAMİL