KARDEŞLİK
KARDEŞLİK
Evet, bugün dünyanın her yerinde kardeşlerimiz var. Ancak, şu soruları kendimize sormamız gerekiyor: Kardeşliğimizin gereğini yerine getirebiliyor muyuz? Peygamberimiz ﷺ ve onun gökteki yıldızlar gibi olan arkadaşları kadar fedakâr olabiliyor muyuz? Kendimiz için istediklerimizi kardeşlerimiz için de isteyebiliyor muyuz? Büyüklerden Ebu’l Hasan Harakani , “Türkistan’dan Şam’a kadar olan sahada birinin parmağına diken batsa, o benim parmağıma batmıştır. Taş çarpsa o benim ayağıma çarpmıştır. Onun acısını ben hissederim. Kalpte hüzün varsa o kalp benim kalbimdir.” diyor. Allah’ın ﷻ ve kutlu Peygamberinin ﷺ sevgisini kazanmak, gerçek manada iman etmek istiyorsak birbirimizi sevmeliyiz. Öncelikle içerisinde bulunduğumuz topraklarda yaşayan kardeşlerimizi düşünmeliyiz. Sonra Afrika’nın ücra köşelerinde, Asya’nın steplerinde, Avrupa’nın ortasında hatta dondurucu soğuğun olduğu kutuplarda belki de hiç karşılaşmayacağımız, ama gözümüzden akan yaşa ortak, yüreği bizim için atan kardeşlerimiz olduğunu unutmamalıyız. Kardeş olmayı ve kardeş kalmayı nimet bilmeliyiz. Ve peygamberimizin ﷺ kutlu sözünü hatırımızdan çıkarmamalıyız: “Kim, kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da ﷻ onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntısından kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanın kusurunu örterse, Allah da kıyamet günü onun bir kusurunu örter.”
Habib ŞAMİL