NAMAZ ÇEŞİTLERİ
NAMAZ ÇEŞİTLERİ
Hanefi fıkıh bilginlerine göre namazlar, şer‘i hükmü açısından farz, vacip, sünnet ve nafile olmak üzere dört çeşittir.
Farz Namazlar
Farz namazlar farz-ı Ayn ve farz-ı kifaye olmak üzere iki kısma ayrılır. Günlük beş vakit namaz ile haftalık cuma namazı farz-ı ayındır. Defnedilmeden önce ölü için kılınan cenaze namazı ise farz-ı kifayedir. Bu namaz bir kısım Müslüman tarafından kılınınca, diğer Müslümanlardan sorumluluk kalkar. Rüku ve secdesi olmayan bir namaz olduğu için bu namazın rekatı yoktur.
Beş Vakit Namaz
Namaz denilince ilk akla gelen sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde kılınan beş vakit farz namazlardır. Günlük beş vakit namaz, yükümlülük çağındaki her bir Müslümana ayrı ayrı farzdır. Beş vakit namazın meşruiyeti ve farz oluşu Kur’ân-ı Kerîm, sünnet ve icma ile sabit olmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de “... Namaz kılın...” (Ankebût, 29/45) İfadesi ile namaz farz kılınmış; “... Namaz, müminler üzerine vakitleri belli farzdır” (Nisâ, 4/103) buyurularak da namazın belli vakitlerde kılınacağı beyan edilmiştir.
Kur’ân-ı Kerîm’de birçok ayette beş vakit namaza işaret edilmiştir: bunlardan biri olan Tâhâ suresinin 130. Ayetinde şöyle buyurulmaktadır: “O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tesbih etki hoşnut olasın.” (Tâhâ, 20/130)
Bu ayette güneşin doğmasından ve batmasından önce, gece saatlerinde ve gündüzün iki ucunda olmak üzere beş ayrı vakitte Allah’ı ﷻ tesbih, yani namaz kılmak emredilmiştir.
Beş vakit namaz hicretten bir buçuk yıl önce “Miraç Gecesi”nde farz kılınmıştır. Cebrail beş vakit namazın farz kılındığını ertesi günü Hz. Peygamber’e ﷺ gelerek ona Mescid-i Haram’da imamlık yapmış ve namazın vakitlerini öğretmiştir. Hz. Peygamber ﷺ de bundan böyle her gün farz olan beş vakit namazı devamlı olarak kılmış, bu namazları imam olarak cemaate kıldırmış ve şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah mümin kullarına bir gündüz ve bir gecede beş vakit namazı farz kılmıştır. Allah bu beş vakit namazı küçümsemeden hakkını vererek kılan kimseyi cennete sokmaya söz vermiştir. Fakat bu namazları kılmayan kimseler için böyle bir sözü yoktur. Dilerse azap eder, dilerse bağışlar.” (Ebu Davud, Vitr, 2)
Cuma Namazı
Cuma namazı, haftada bir kez cuma günü, öğle namazı vaktinde cemaatle kılınan farz-ı ayın bir namazdır. Cuma namazının farziyeti Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle bildirilmiştir: “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrılınca Allah'ı anmaya (namaza) koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılanınca yeryüzüne yayılın da Allah'ın lütfunu arayın ve Allah'ı çok çok amin ki felah bulasınız.” (Cuma, 62/9-10) Cuma namazı hicret esnasında (622) farz kılınmıştır. Bunun üzerine Hz. Peygamber ﷺ hicret esnasında Medine yakınlarında, Salim b. Avf yurdunda “Ranuna” denilen vadideki “Beni Salim namazgahı”nda ilk cuma hutbesini okumuş ve ilk cuma namazını kıldırmıştır.
Vacip Namazlar
Hanefilere göre yatsı namazından sonra kılınan üç rekât vitir namazı ile Ramazan ve Kurban bayramlarında ikişer rekat kılınan bayram namazları vacip namazlardır. Bu namazlar doğrudan kulun fiiline bağlı olmadığı için “li-aynihi vacip” olarak da isimlendirilirler. Diğer taraftan bir kimsenin kendi iradesiyle kılmayı adadığı namazlarda vacip hükmündedir. Bu namazların vacip oluşu kulun fiiline bağlı olduğu için “li-gayrihi vacip” olarak da isimlendirilir. Bu namazlar en az iki rekât olur. İki rekât olan tavaf namazı ve başladıktan sonra bozulan nafile namazın kazası, ayrıca tilavet secdesi ve sehiv secdesi de vaciptir.
Vitir Namazı
Vitir kelimesi sözlükte çiftin karşıtı olan tek anlamına gelir. Vitir namazı Ebu Hanife’ye göre vacip olup üç rekattır. Vitir namazının vakti yatsı vaktidir, ancak ondan sonra kılınır. Peygamber Efendimiz ﷺ sabah namazı vaktinin girmesini yakın bir vakti tavsiye etmiş ancak uyanamayacağından endişe edenlerin yatmadan önce bu namazı kılmalarının uygun olduğunu bildirmiştir.
Vitir namazının ilk iki rekatı yatsı namazının farzının ilk iki rekatı gibi kılınır. Üçüncü rekâtta besmele, Fatiha ve zamm-ı sureden sonra henüz ayaktayken eller kaldırılıp “Allahu ekber” diyerek tekbir alınır, tekrar eller bağlanır. Ayaktayken “kunut duaları” okunur, sonra “Allahu ekber” denilerek rükû ve secdeye varılır, ardından son oturuş yapılarak selamla namaz tamamlanır. Vitir namazının üçüncü rekatında ayaktayken tekbir almak ve kunut dualarını okumak vaciptir. Kunut duasını bilmeyen sadece dua maksadıyla “Rabbena” dualarını okur.
Vitir namazı, sadece Ramazan ayında cemaatle kılınır ve imam bu namazda kıraati açıktan yapar. Ancak hem imam hem de cemaat kunut duasını gizli okur. Diğer taraftan vitir namazı müstakil bir namaz olduğu için yatsı namazı ile birlikte kazaya kaldığında bu namazın da kaza edilmesi gerekir. Hanefilere göre vitirden başka namazlarda kunut duası okunmaz. Yalnız, sıkıntı, fitne ve bela meydana gelmesi halinde sabah namazlarının farzında kunut duası okunabilir.