Ana sayfa

KADINLARLA AYNI HİZADA NAMAZ (MUHÂZÂTÜ’N-NİSÂ)

KADINLARLA AYNI HİZADA NAMAZ (MUHÂZÂTÜ’N-NİSÂ)

KADINLARLA AYNI HİZADA NAMAZ (MUHÂZÂTÜ’N-NİSÂ)

Cemaatle namazın ehemmiyetini bildiren hadislere baktığımızda, bunların mutlak olduğunu, kadın veya erkek ayrımı yapılmadığını görürüz. Ancak Allah Resûlü ﷺ kadınların cemaate gelmeleri ile ilgili sözlerinde, onların namazlarını “Evlerinde kılmalarının” daha hayırlı ve daha faziletli olduğunu ifade etmiştir. Mescitler Allah’ın ﷻ evleri olduğu için elbette kadın erkek bütün Müslümanların ibadetine açıktır. Hz. Peygamber ﷺ döneminde de kadınların mescide geldikleri olmuştur. Ancak İslam’ın insanların mahremiyetine verdiği büyük önem dolayısıyladır ki, mescitlerde de bu hususa -mahremiyete- itina gösterilmesi emredilmiştir.

 

Cemaatle namaz kılınırken, imamın arkasında önce erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra da kadınlar saf tutarlar. Bu düzen Hz. Peygamber ﷺ tarafından öğretilmiştir. Bu sıranın erkeklerle kadınlar arasında gözetilmesi farz, erkeklerle erkek çocuklar arasında gözetilmesi ise sünnettir. İmama uyan cemaat bir kadından ibaret ise bu kadının imamın sağında veya solunda değil de mutlaka arka safta durması gerektiği konusunda alimlerin ittifakı vardır.

Cemaatle kılınan namazlarda, erkeklerin kadınlarla aynı hizada olmalarına “muhâzâtü’n-nisâ” denir ki bu, kadının erkeklerle aynı safta, yan yana veya erkeklerin önünde namaza durmasıdır. Cemaatle namazın erkek kadın karışık olarak, bu şekilde kılınması caiz değildir.

Namazın, erkek ve kadın için aynı hizada bulunma suretiyle bozulması için bazı şartlar vardır:

  1. İmam kadınlar için imamete niyet etmelidir; çünkü böyle bir niyet bulunmazsa, kadınların imama uymaları sahih olmaz. İmama uymamış sayıldıkları için de erkeklerle aynı hizada bulunmak söz konusu olmadığından, erkeklerin namazını bozmuş olmazlar.
  2. Erkeklerin önünde veya tam bitişiğinde namaz kılan kadın ister mahrem olsun, ister olmasın buluğ çağını ermiş veya ermeye yakın olmalıdır. Aksi halde namaz bozulmaz.
  3. Kadın veya kız çocuk namazın ne olduğunu bilmelidir. Namazın ne olduğunu bilmeyip rastgele cemaate uyan, akli melekesi olmayan bir kadının aynı hizada bulunması erkeğin namazını bozmaz.
  4. Bir hizada bulunma hali, kıyam veya rükû gibi rükün miktarı sürmelidir. Onun için çok kısa bir süreliğine aynı hizada bulunmakla namaz bozulmaz.
  5. Bir hizada bulunuş, rükû ve secde ile kılınır bir namazda bulunmalıdır. Bu bakımdan cenaze namazında veya tilavet secdesinde muhâzât bir engel teşkil etmez.
  6. Muhâzât (aynı hizada bulunuş) olabilmesi için, erkeğin yanında bulunan kadınla aynı namazın başlangıç tekbirleri bakımından arasında ortaklık olmalıdır. Bu bakımdan aynı namazı erkek ile kadın yan yana durarak tek başlarına kılsalar yahut yalnız bir imamı uyuyup diğeri tek başına kılacak olsa, namazları bozulmaz.
  7. Namaz, erkek ile kadın arasında yerine getirilme bakımından müşterek olmalıdır. Şöyle ki: kadın aynı hizada bulunduğu erkekle aynı namazı beraber kılmış olmalıdır.
  8. Erkek ile kadının yerleri bir olmalıdır. Buna göre, erkek veya kadından biri mescidin zemininde, diğeri de en az bir adam boyu yükseklikte olan bir yerde aynı hizada durarak cemaatle namaz kılsalar, bu hal onların namazlarının sıhhatini bozmaz.
  9. Erkek ile kadın arasında bir engel bulunmamalıdır. Aralarında direk gibi bir şey veya bir insan sığacak kadar bir açıklık bulunursa, bu şekilde aynı hizada bulunmak namazı bozmaz.

Bu şartlar bir araya geldiğinde muhâzât (aynı hizada bulunmak), erkeklerin namazını bozar. Şöyle ki: Aynı imama uyan kadınlar erkeklerin önünde bir saf tutsalar, bütün erkeklerin namazı bozulur. Erkeklerin arasında üç kadın bulunsa, bunların hem sağ ve hem sol taraflarındaki birer erkeğin ve arka taraflarındaki her saftan üç erkeğin namazı bozulmuş olur.

Erkekler arasındaki kadınlar iki kişi olursa, yanlarındaki birer erkek ile yalnız bunların arkasında bulunan saftaki iki erkeğin namazı bozulur. Daha geride olanların namazına bir şey olmaz.

Aradaki kadın bir tane olunca, sağ ve sol yanımdaki birer erkek ile arka tarafındaki saftan bir erkeğin namazı bozulur, diğerlerinin namazı bozulmaz.

Farz namazlarda safların sünnet-i seniyyede, imamın arkasında önce erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra da kadınlar şeklinde belirlenmesi, mescit adabını temin etmeye ve ibadet huzurunu sağlamaya yönelik bir tedbirdir. Namazdaki huşû ve saygının gerçekleşmesinde ve namazın bir disiplin içinde edâ edilmesinde muhâzâta ve sünnete uygun saf düzenine dikkat edilmesi son derece mühimdir.

 

Yusuf Yakubov