SÜNNET NAMAZLAR
SÜNNET NAMAZLAR
Farz namazlardan önce veya sonra Hz. Peygamberin ﷺ sünnetine uyularak kılınan namazlar sünnet namazlardır. Bunlara “revatip” adı da verilir. Bunlardan bir kısmı sünnet-i müekkede, bir kısmı da sünnet-i gayr-i müekkede olarak isimlendirilir.
Gayri müekked sünnetlere müstehap ve mendup da denir. Sabah namazının farzından önce iki, öğle namazının farzından önce dört, farzından sonra iki, ikindi namazının farzından önce dört, akşam namazının farzından sonra iki, yatsı namazının farzından önce dört, farzından sonra iki rekât sünnet kılınır.
Bunlardan ikindi ve yatsının farzı öncesinde kılınanları gayr-i müekked, diğerleri müekked sünnettir. Ramazan ayında yatsı namazından sonra yirmi rekât olarak kılınan teravih namazı da sünnet-i müekkede türünden bir namazdır. Cuma namazının farzından önce ve sonra kılınan dörder rekâtlı namazlar da müekked sünnet hükmündedir.
Farz Namazlara Tabi Sünnet Namazlar (Revatib)
Farz namazlara tabi sünnet namazları tek başına kılınır. Hanefilere göre farza tabi sünnet namazlar vakit çıktıktan sonra kaza edilmez. Sadece sabah namazının sünneti farzı ile birlikte kerahat vakti çıktıktan sonra o günün zeval vaktine kadar bir zaman diliminde kaza edilebilir.
Sünnet namazların her rekatında kıraat farzdır. Dört rekâtlı gayr-i müekked sünnet namazlarda (ikindi namazının sünneti ile yatsı namazının ilk sünneti), müekked sünnetlerden farklı olarak ilk oturuşta tahiyyattan sonra salli-barik duaları okunur ve üçüncü rekâtta sübhaneke ile başlanır.
Farz namazların öncesinde veya sonrasında kılınan sünnet namazlar farz namazlara hazırlayıcı onları koruyucu ve eksiklerini telafi edici ibadetlerdir. Ayrıca bu namazlar Hz. Peygamber’e ﷺ bağlılığın bir göstergesi olup terk edilmeleri hoş karşılanmaz.
Teravih Namazı
Teravih namazı Ramazan ayına mahsus bir namazdır. Yatsı namazının vaktinde, yatsıdan sonra ve vitirden önce yirmi rekât olarak kılınır. Teravih namazının her dört rekâtının sonunda bir süre oturularak istirahat edildiği için bu dört rekâttan sonraki oturuşa bir “terviha” adı verilmiştir. Çünkü kelime olarak terviha; nefsi dinlendirmek, rahatlamak gibi anlamlara gelir.
Hz. Peygamberimiz ﷺ şu hadisi ile Müslümanları teravih namazını kılmaya teşvik etmiştir: “Her kim Ramazan’da faziletine inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek teravih namazı kılarsa onun geçmiş günahları bağışlanır.” (Buharî, İman, 37)
Teravih namazı müekked sünnettir. Hz. Rasûlullah’tan ﷺ itibaren günümüze kadar kesintisiz olarak yatsı namazını müteakiben kılınagelmiştir.
Teravih namazı tek başına kılınabildiği gibi cemaatle birlikte kılınması daha faziletlidir. En faziletlisi camide kılındandır.
Teravih namazı her iki rekâtta bir selam vermek suretiyle kılınır. Böyle kılınması daha faziletli olmakla birlikte, dört rekâtta bir selam vererek kılmak da mümkündür.
Altı, sekiz, on rekâtta selam vermek suretiyle kılınması ise mekruhtur. İki rekâtta bir selam verildiği takdirde, bu namaz sabah ve akşam namazının sünneti gibi kılınır. Dört rekâtta bir selam verilmesi halinde ise ikindi namazının sünneti gibi kılınır.
Teravih, orucun sünneti olmayıp vaktin sünneti olduğu için hasta ve yolcu gibi mazeretleri sebebiyle oruç tutmakla yükümlü olmayanlar için de bu namazı kılmak sünnettir. Yatsı namazının kılınmasının ardından mescide gelen kişi, önce yatsı namazını kılar daha sonra imamla birlikte teravih namazını kılmaya başlar. Eksik kalan rekâtları ya imamla birlikte vitir namazını bitirdikten sonra kılar veya önce teravihten kılamadığı eksik kalan kısımları tamamlar, daha sonra vitir namazını tek başına kılar.
Nafile Namazlar
Nafile kelimesinin biri dar, diğer geniş olmak üzere iki anlamı vardır. Nafile kelimesi geniş anlamıyla farz ve vacip namazların dışında kalan bütün namazları ifade eder. Sünnet namazlar da bu kapsamda nafile sayılır. Nafile kelimesi dar anlamı ile ise farz, vacip ve sünnet namazların dışında, herhangi bir zamanda Allah’a ﷻ yakınlaşmak ve sevap kazanmak amacıyla kılınan namazlar ifade eder. Bunlara Regaip ve tatavvu (gönüllü) namazları da denir. Teheccüd, kuşluk (Duha), istihare, yağmur duası, husuf (ay tutulması), küsuf (güneş tutulması), tahiyyetü’l mescid, evvabin, tesbih ve ihrama giriş namazları nafile namazlardır. Bu namazlar PeygamberEfendimizin ﷺ uygulamalarına dayanılarak belirli zamanlarda veya bazı vesilelerle Allah’a ﷻ yaklaşmak ve sevap kazanmak amacıyla kılınır. Nafile namazlar en az ikişer rekât kılınır. Bir hadiste, kulun ilk önce farz namazlardan sorguya çekileceği ve farzların eksik olması halinde bunların sünnet ve nafile namazlarla tamamlanacağı belirtilmiştir. (Ebû Davud, Salât, 149)
Teheccüd Namazı
Yatsı namazının ardından daha uyumadan veya biraz uyuduktan sonra kılınacak nafile namaza “gece namazı” denir. Bir süre uyuduktan sonra kalkılıp kılınırsa bu namaz, “teheccüd namazı” adını alır. Teheccüd namazının en azı iki, en çoğu sekiz rekâttır. Her iki rekâtta bir selam verilmesi daha faziletlidir. Teheccüd namazı, Peygamberimiz ﷺ için farz, ümmeti için ise nafile bir namazdır. Bununla birlikte Teheccüd namazının kılınmasını teşvik eden birçok ayet ve hadis vardır. Bu hadislerin birinde şöyle buyrulmaktadır: “Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.” (Müslim, Sıyam, 202)