Ana sayfa

TİLAVET SECDESİ

TİLAVET SECDESİ

 

“Tilavet” sözlükte okuma anlamına gelir. Fıkıhta, secde ayetlerinin okunmasından dolayı yapılan secdeye “tilavet secdesi” denir. Kur’an-ı Kerîm’de Allah’a ﷻ secde etmeyi teşvik eden, secde edenleri öven ve secde etmeyenleri kınayan birçok ayet bulunmaktadır. Bu ayetlerden birini okuyan veya onu işiten herkes için tilavet secdesi yapmak vaciptir.

 

 

Kur’an-ı Kerîm’de yer alan on dört secde ayeti şöyledir: A’râf, 206; Ra’d, 15; Nahl, 50; İsrâ, 109; Meryem, 25; Hac, 18; Furkân, 60, Neml, 25; Secde, 15; Sâd, 24; Fussilet, 37; Necm, 62; İnşikâk, 20; Alak, 19.

O ayetlerin bir kısmı açık bir şekilde secdeyi emretmekte, bir kısmı kâfirlerin secdeden imtina ettiklerini bildirmekte, bir kısmı ise peygamberlerin secde emrine uymalarını haber vermektedir. Bu ayetler okunduğunda veya işitildiğinde secde edilmelidir. Secde ayeti okunur okunmaz, işitilir işitilmez, hemen secde edilmesi gerekmez. Ancak zaruret bulunmadıkça geciktirilmesi tenzihen mekruhtur. Bir kimsenin secde ayetini okuduktan veya işittikten sonra hemen secde etmesi mümkün değil ise, “İşittik ve itaat ettik. Ey rabbimiz! Bizi bağışlamanı bekliyoruz. Dönüş ancak sanadır” (Bakara, 2/285) ayetinin söylemesi müstehabdır.

Arapça aslından veya tercümesinden secde ayetini okuyan veya okuyandan; radyo, televizyon bilgisayar gibi bir aletten işten kişi, namaz kılmakla mükellef ise veya o esnada durumu elveriyorsa, bu secdeyi yapması gerekir. Bu sebeple, hayız ve nifas halinde olan bir kadının, ne okumak ne de işitmekten dolayı tilavet secdesi yapması gerekmez.

Bir secde ayetinin, bir mecliste (mesela bir mescidde, bir odada) tekrar okunmasından veya işletilmesinden dolayı, bir defa secde edilmesi yeterlidir. Bu, özellikle Kur’an öğreticileri ve öğrencileri için bir kolaylıktır. Bir mecliste secde ayetini işitenler, okuyan kişinin imamlığında tilavet secdesini yapabilecekleri gibi her biri tek başına da secde edebilir. Namaz kılan kişi, namazda secde ayeti okuması halinde, secde ayetinden sonra üç ayetten daha fazla okumayıp rükuya eğilecekse, tilavet secdesine niyet ederek rükuya gider. Yapmış olduğu bu rükû aynı zamanda tilavet secdesi yerine de geçer. Şayet üç ayetten daha fazla okuyacaksa, tilavet secdesine niyet ederek doğrudan secdeye gider ve bir defa secde yaptıktan sonra ayağı kalkıp kaldığı yerden kıraate devam eder.

 

Tilavet Secdesi Nasıl Yapılır?

İmamın Cuma ve bayram namazlarında öğle, ikindi gibi gizli okunan namazlarda secde ayetini okuması mekruhtur. Çünkü cemaatin şaşırmasına sebep olabilir. Ancak secde ayeti kıraatin sonuna rastlarsa, bu takdirde namazın secdeleriyle tilavet secdesi birlikte eda edileceğinden dolayı, sakınca ortadan kalkar. Diğer taraftan bir sure okunup içindeki secde ayetinin bırakılması mekruhtur. Çünkü bu bir nevi secdeden kaçınmak demektir.

Tilavet secdesinin edası için namazdaki gibi taharet, kıble, setr-i avret, vakit ve niyet şartları aranır. Tilavet secdesi şöyle yapılır: Tilavet secdesi niyetiyle eller kaldırılmaksızın “Allahu ekber” denilerek secdeye varılır, secdede üç defa “Sübhane rabbiye’l-a’la” denilir. Daha sonra “Allahu ekber” denilerek secdeden kalkılır ve ayağı kalkarken “Gufraneke Rabbena ve ileyke’l-masîr” denir.

Yapılan tilavet secdesinin faziletiyle ilgili olarak Peygamberimiz ﷺ şöyle buyurmaktadır: “Ademoğlu secde ayetini okuyup secde edince, şeytan ağlar ve ‘Vay benim halime! Ademoğlu secde etmekle emrolundu ve hemen secde etti; cennet onundur. Ben secde etmekle emrolundum, ama secde etmekten kaçındım, bundan dolayı cehennem benimdir’ diyerek oradan kaçar.” (Müslim, Îman, 35)

Tilavet secdesi için niyet etmek şarttır; fakat tayin şart değildir. Bu bakımdan birkaç secde ayetini okumuş veya dinlemiş olan bir kimse, bunların sayısınca tilavet secdesi niyeti ile secde eder, fakat hangi secdenin hangi secde ayetine ait olduğunu belirlemez. Tilavet secdesine namaz içerisinde yalnız kalp ile niyet edilir. Namaz dışında ise dil ile de niyet edilmesi sünnettir.

Namaz içinde okunan secde ayetinden dolayı, namaz bittikten sonra secde edilemez. Çünkü bu secde, yukarıda da işaret olunduğu üzere namazın bir cüz’ü olmuştur, artık ondan ayrılamaz. Fakat namazda bulunan kimse, namazda olmayan bir kimsenin okuduğu secde ayetini işitecek olsa, namazını kıldıktan sonra secde eder. Daha namazda iken secde etmesi yeterli olmaz. Bununla beraber secde etse, yapmış olduğu secdeden dolayı namazı bozulmaz.

On dört secde ayetini bir mecliste okuyup her biri için okudukça ayrı bir secde yapan ve hepsini okuduktan sonra umumuna birden on dört secdede bulunan zatın, dünya ve ahiret işlerinde kendisine üzüntü ve keder verecek dertlerden Yüce Allah’ın ﷻ onu koruyacağı rivayet olunmuştur.

 

 

Yusuf Yakubov