Ana sayfa

SORUMLULUK DUYGUSU ÇOCUĞU İBADETE YÖNELTİR

SORUMLULUK DUYGUSU ÇOCUĞU İBADETE YÖNELTİR

SORUMLULUK DUYGUSU ÇOCUĞU İBADETE YÖNELTİR

Din eğitimi üç temel üzerine inşa edilir; inanç, ibadet ve ahlak. Dinin insan açısından inançla başlayan, ibadetle olgunlaşıp Kâmil ahlaka kavuşan bir yapısı vardır. Her şeyin başı inanç olduğu için, inançsız kimselerden ibadet beklenmez. İbadet bir bakıma inançlı kimsenin inancıyla tutarlı davranması demektir. İnanmak insana bu türden bir sorumluluk yükler. İnançlı insanın bu sorumluluğu ne derece fark edip uyguladığı, ondaki sorumluluk duygusunun seviyesiyle yakından ilgilidir.

 

Çocukta sorumluluk duygusu-nun nasıl gelişeceğine ilişkin birçok öneri sıralamak mümkün. Örneğin iki yaşında oyuncakları büyükleriyle beraber toplamak, dört yaşında oyuncaklarını kendi başına toplamak, altı yaşında yemekten sonra tabağını masadan kaldırmak, sekiz yaşında çöpü atmak, on yaşında odasının temizliğini üstlenmek gibi… çocuğun yaşına ve becerilerine uygun görevlilerinin olması, sorumluluk duygusunun gelişmesi için gereklidir. Bununla beraber biz bu yazıda daha çok çocukta sorumluluk duygusunun gelişmesinin dini eğitim açısından önemi üzerinde duracağız.

Sorumluluk duygusu ahlaki bir meziyettir. İnsanın ahlakının büyük oranda şekillendiği çocukluk dönemi bu duygunun kazanılması için de kritik dönemdir. Sorumluluk duygusu üzerinde çalışılmamış, bu becerisi desteklenmemiş bir çocuk eksik yönüyle ilgili ilk sinyalleri görevleriyle yüzleştiği okul yaşantısında verecektir. Ebeveynin katkısıyla bunları aşabilse de görevler çoğalıp, sonuçları önem kazandıkça bu eksiklikle başa çıkmak eskisi kadar kolay olmayacaktır. Bir süre sonra ebeveyn çocuğun sorumluluk alanında yük taşımaktan yorulacak ve çatışmalar ortaya çıkacaktır. Çatışma konularından biri de muhtemel ki çocuktan yerine getirilmesi beklenen ibadetlerle ilgilidir.

İnancı içselleştirmiş ve sorumluluk duygusu gelişmiş bir insanın günlük hayatındaki dini görevlilerle önemli bir sorunu olacağını düşünmeyiz. İbadetleri yerine getirmede sorun yaşanıyorsa önce inanç ardından sorumluluk ahlakı gündeme alınmalıdır. Çocuğun/gencin namaz, oruç, tesettür gibi ibadetlere yaklaşmaması, onları yerine getirirken zorlanması, eksik bırakması gibi durumlarda ebeveynin ve eğitimcilerin günü kurtaracak tedbirlere değil, durumun altında yatan sebebe odaklanmaları daha doğru olur.

Çocuk din hakkında yaşına göre ihtiyaç duyacağı bilgileri edinmiş mi?

Çevresinde huzurlu ve tutarlı bir dini yaşantının örneğini gözlemleyebilmiş mi?

Dini duyguları tecrübe etmesine fırsat tanınmış mı?

Din ile ilgili konularda teşvik edilmiş mi?

Sorunları önemsemiş ve cevap aranmış mı?

İnançla ilgili motivasyonunu canlı tutmak için gayret edilmiş mi?

Bu ve benzeri sorulara olumlu cevaplar veriliyorsa artık irdelenmesi gereken konu, çocuğun sorumlu bir insan olması için neler yapıldığı veya yapılmadığıdır.

Çocuklarımızın Başlangıçtaki İhtiyacı Sorumluluk Duygusudur

Sorumluluk duygusu üzerinde bu kadar durmamın sebebi onun insan iradesini ne şekilde kullanacağını belirleyen temel unsurlardan biri olması. Sorumluluk hissetmeyen bir insanın davranışlarını haz ve arzularını yönlendirirken, sorumluluk hisseden bir insan iradesini gereken yerde haz ve arzularını kısıtlamak üzere kullanabilecektir. İbadet zamanı geldiğinde oyun, eğlence, yemek gibi haz ve arzulara ara vermek, iradenin sorumluluk duygusu tarafından yönlendirilmesi ile mümkün olur. Bu yönlendirmede her zaman hoşnutluğun olduğunu söyleyemeyiz. Zira henüz olgunlaşmamış bir nefis için ibadet haz verici veya arzulanan bir iş değildir. Ancak sorumluluk duygusu, haz ve arzu olmasa da o ibadeti insanın gündeminde tutar herhalde insan ibadetten zevk alır hale geldiğinde bu bir sorumluluk olmaktan çıkar ve gönüllülükle devam eder.

Çocuklarımız da dini bilgi ve tecrübeleri arttıkça, ibadetlerin farklı yönlerini keşfedecekler. Kendi maneviyatlarını fark edip dini defalarca yeniden anlamlandıracaklar. Bununla beraber çocuklarımızın başlangıçtaki ihtiyacı sorumluluk duygusudur. Bu duygu tecrübe ve keşif sürecine girene kadar onların yolda yürümeye devam etmesini sağlayacaktır. Onların bu yönlerini geliştirecek tüm çaba ve yönlendirmeler de dolaylı olarak din eğitimine hizmet edecektir.

 

Muhammed Selam İBRAGİMOV