Ana sayfa

SAMİMİYET VE TESLİMİYET

SAMİMİYET VE TESLİMİYET

İnsan ağaca benzer, uzun kıştan sonra yemyeşil taze yapraklar ve tomurcuklar çıkarır. İşte o tomurcuklar imanımızdır. Ağaca bakarsak zamanında su verirsek tomurcuklar çiçek açar ve etrafa güzel kokular saçar. Sonra meyve olur. O meyveyse samimiyettir. İnsan dinine ve imanına ne kadar önem gösterirse yaptıkları o kadar samimi olur. İman ne kadar güçlü olursa hayatı ve yaptıkları da o kadar makbul olur.

“Nu’man b. Beşir’den rivayet edildiğine göre Allah Rasulü ﷺ şöyle buyurmuştur:

“Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki, o iyi/doğru/düzgün olursa bütün vücut iyi/doğru/düzgün olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.” (Buharî, İman, 39)”

İnsan iman basamaklarında yükseldikçe imtihanı da o kadar ağırlaşıyor. Başka türlü nasıl olabilirdi ki zaten? Şeytan bile yemin etmiş kıyamete kadar Allahın ﷻ kullarını yoldan çıkaracağına dair. İmanın olmadığı yerde şeytanın işi ne? İnsan ilerledikçe teslimiyeti ve samimiyeti için sevabı da çoğalıyor. Allaha ﷻ ancak sabırla ulaşabiliriz. Allah ﷻ kalbi çok hassas yarat mıştır. En ufak sıkıntı anında kalbimiz ağrıyor. İmanımız, samimiyetimiz, teslimiyetimiz o küçük ve hassas et parçasına bağlı. O sağlam olursa vücudumuz da imanımız da sağlam olur. Kalbimizin durumu her zaman aynı değildir. Bazen kalp hasta olur ve o hastalığı Allahtan ﷻ başka kimse bilmemektedir. Tabii ki şifası da ondadır. Tövbe etmek, Allaha ﷻ tevekkül etmek, onu zikretmek kalp için en etkili ilaçlardır. Peygamberimiz ﷺ bir hadisi şeriflerinde:

“Kul bir günah işlediğinde, kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer o günahından tövbe edip uzaklaşırsa kalbi arınır. Tövbe etmeyip günah işlemeye devam ederse, o siyah nokta artar ve nihayet kalbin her tarafını kaplar.” buyurmuş.

Kalbin daha doğru tedavisi için Âlimler bir Mürşidi Kamilin terbiyesi altına girmeyi tavsiye etmişlerdir. Ayeti kerime de şöyle buyurmaktadır:

«Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.» (Al-i İmran 3/8).

Allah ﷻ sadece kendi rızası için yapılanları kabul eder. Teslimiyet ve samimiyet imanımızın kalesidir. Bizi Allah’ın ﷻ yasakladığı her şeyden korur. Tarihte de görüldüğü gibi Allah ﷻ için savaşıp sabredenlere Allah’ın ﷻ yardımı gecikmedi.

Ya Rabbi kalbimizi imanla doldur. Âmin…

Muslimat Radjabova