Ana sayfa

Sila-i̇ Rahi̇m

Sila-i̇ Rahi̇m

Dinimizde yakınları ziyaret etmek, hallerini ve hatırlarını sormak, gönüllerini almak çok önemli hususlardandır. Kuran ı kerim ve hadislerde bu konu pek çok yerde geçtiği için önemini anlamamak mümkün değildir. İslam dininde insanlar arası ilişkilere çok önem verildiği gibi özellikle yakınlardan başlayarak anne ve babanın ve sırayla diğer akrabaların ziyaret edilip gözetilmesi son derece önemlidir.

Dinimizde akrabalık bağlarını kesmek büyük günahlar arasında yer almaktadır, hatta Kebair (Büyük Günahlar) adlı kitapta de geçmektedir. Peygamber efendimiz hiçbir zaman akrabalık bağlarını koparmamıştır. Hâlbuki onun akrabaları arasında müşrikler de vardı ama o yine de onlarla görüşmüş iyi muamele de bulunmuş hatta zaman zaman İslam'a davet etmiştir. Bize düşen de sevgili Peygamberimizi örnek almaktır. Yüce Rabbimiz Kuran ı Kerimde şöyle buyurmaktadır:

«Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının» (en Nisâ, 4/I).

Peygamberimiz şöyle buyurdu: «Her kim rızkının bol olmasını ve ecelinin gecikmesini istiyorsa akrabasını görüp gözetsin» (Buhari, Edeb, 12).

Bazen diğer taraf görüşmemekte ısrarlı olabiliyor bu durumda hemen ümitsizliğe kapılmamak lazım farklı yöntemler denenmeli çünkü her insan bir yerde yumuşar.

Peygamber efendimiz Ebu Leheb ile hiç irtibatını kesmemişti. Çünkü o onun öz amcasıydı. Ziyaretler akrabalar arasındaki sevgi bağlarını güçlendirir. Dargınlıkları sona erdirir. Sevinç ve üzüntülerin karşılıklı paylaşılmasına, sıkıntılara birlikte çareler aranmasına vesile olur.

Sıla i rahim konusunda dikkat edilecekler arasında biri de şudur: İyilik, karşılık bekleyerek yapılmamalı, sadece görüp gözeten yakınlara karşı sıla i rahimde bulunulmamalı; aksine, unutan, akrabalık bağlarını koparanlara karşı da bu görev yerine getirilmelidir. Hz. Peygamber şöyle buyuruyor:

«İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir» (Buharî, Edeb, 15).

Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre: “Bir adam, Peygamber‘e geldi ve şöyle dedi: Ey Allah’ın Resulü! Benim akrabam var, onlara varıyorum; onlar ise ilgiyi kesiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar ve bana kötü söz söyleyip cefa ediyorlar. Ben bu yaptıklarına tahammül ediyorum ve bağışlıyorum.

Buna karşılık Efendimiz: Eğer durum, anlattığın gibi ise, sen onlara ateşli kül serpiyor gibisin (onlar, senin iyiliğinden ıstırap içinde olurlar). Sen bu vaziyette (ihsanına) devam ettikçe, onlara karşı, Allah’dan bir yardımcı daima seninle bulunur.”

ŞAMIL MAGOMEDOV