Ana sayfa

Cami̇lerle i̇lgi̇li̇ 12 i̇lgi̇nç Bi̇lgi̇

Cami̇lerle i̇lgi̇li̇ 12 i̇lgi̇nç Bi̇lgi̇

Cami̇lerle i̇lgi̇li̇ 12 i̇lgi̇nç Bi̇lgi̇

Müslümanların inşa ettiği ilk mescid, Kuba Mescidi’dir.

Selimiye Camii’nin minareleri üç şerefelidir. Her minarenin ayrı ayrı üç merdiveni vardır. Bu merdivenlerden şerefelere çıkanlar birbirlerini görmezler.

Süleymaniye ve Selimiye gibi camiler kandillerle aydınlatılırdı. Bu kandillerden çıkan islerin cami içini ve kubbeyi kirletmesini engellemek için özel bir sistem yapılmıştı. Bu is tortularından çok kaliteli mürekkep üretiliyordu.

Mescid i Aksa, Müslümanların ilk kıblesidir. Peygamber Efendimiz miraca bu mescitten yükselmiştir.

Mali’deki Cenne Büyük Camii topraktan inşa edilmiştir. Dünyanın en büyük toprak yapısı olan bu caminin bakımını yapmak için her yıl binlerce Müslüman bir araya gelir.

Mescid i Haram, dünyanın en büyük mescididir. Kâbe, bu mescidin içindedir.

Malezya’da suyun üzerine inşa edilen ve adeta yüzen cami diyebileceğimiz birçok cami vardır. Kristal Camii de bunlardan biridir.

Kuşkonmaz Camii, denize sıfır inşa edilmiştir. Mimar Sinan, bu camiye, denize kaymasın diye hareket edebilen iki sütun yerleştirmiştir. Herhangi bir kayma riski olursa bu sütunlar hareket ediyor ve görevliler önlem alabiliyor.

Mimar Sinan, böcekler camilerde dolaşmasın diye ilginç bir çözüm bulmuş. Meğer örümcekler ve böcekler, deve kuşu yumurtası olan yerde pek durmazmış. Bu yüzden Mimar Sinan yaptığı camilere hep deve kuşu yumurtası yerleştirmiş.

Camiler, namaz kılmanın yanında birer eğitim ve kültür merkezleridir. Hatta eskiden camiler külliye şeklinde inşa edilir; aşevi, hamam gibi birçok sosyal binayı içinde barındırırdı.

Samsun’un Çarşamba ilçesinde, ta Taceddinoğulları Beyliği’nden kalma ve yapımında hiçbir çivi kullanılmayan bir cami olduğunu biliyor muydunuz? 650 yıllık olan bu ahşap cami hala ilk günkü gibi çok güzel.

Selimiye Camii’nde alttan ısıtma ve soğutma sistemi vardır. 1500’lü yıllarda yapılan bu sistem halen çalışıyor. Sistemin temel mantığı şu şekilde: Caminin altındaki su kanallarında kışın sıcak su, yazın da soğuk su dolanıyor.

İNSAN BEYNİYLE İLGİLİ 10 İLGİNÇ BİLGİ

Beyin kafatası ile korunan muhteşem bir organdır. Beyin, kıymetli olduğu kadar gizemli de. Öyle ki bilim adamları bile sırlarını tam olarak çözebilmiş değiller.

Normal bir insanın beyni minik bir kavundan biraz daha hafif olmasına rağmen içine dünyalarca bilgi sığabilir.

Erkeklerin beyni kadınlarınkinden  gibi bir oranla azıcık daha büyüktür. Ancak erkekler hemen sevinmesin, bu büyüklüğün bir etkisi yoktur. Diğer taraftan, kadınlarda da beynin hafızayla ilgili olan “Hippocampus” bölgesinin erkeklerinkinden birazcık büyük olduğu biliniyor.

Beynin u’i suyla kaplıdır. Düşünüyorum da, bu bilgiye göre susuz kalmak beyne pekiyi gelmeyecektir.

Beyin suyu sevdiği gibi oksijeni de çok sever. İnsan vücudundaki kan ve oksijen miktarının ’si beyin tarafından kullanılır. Beyin oksijeni o kadar sever ki 5 dakikalık bir oksijensiz kalma bile beyne telafisi olmayan zararlar verebilir.

Biliyor musun, vücudundaki en küçük canlı birimi hücrelerdir! Beyni oluşturan hücrelere de nöron adı verilir. Tam sayısı bilinmemekle birlikte yetişkinlerde yaklaşık olarak 80-90 milyon kadar nöron vardır. Ne kadar da çokmuş, değil mi?

İnsan beyni, 18 yaşına gelene kadar büyümeye devam eder. 18 yaşından sonra ne mi olur? Korkma, bir şey olmaz. Beynini kullanmaya devam edersin.

İnsan beyninin sadece %5’inin kullanıldığını düşünenler çoktur. Bu aslında bir şehir efsanesidir. Beynin tamamını kullanabilirsin yani.

Beyninin elektrik ürettiğini biliyor muydun? Ama 10-20 wattlık bu elektrikle ampul yakabileceğini sanma. Belki düşük voltajlı bir led yakabilirsin. Nasıl diye sorarsan? Cevabını ben de bilmiyorum.

Beyindeki bilgiler o kadar hızlı iletilir ki Formula 1 arabaları bile hızlarına yetişemez. E bir düşünsene, bu kadar hızlı olmasaydı da bir şeyi gördükten 10 saniye sonra görüntü beyne ulaşsaydı, ne olurdu? Ben düşünmek bile istemiyorum.

Sağlıklı bir beyin gelişimi için sağlıklı beslenmek önemlidir. Özellikle deniz balıkları, fındık, fıstık ve ceviz; beyin için çok faydalıdır.

ZAMANLA İLGİLİ İLGİNÇ BİLGİLER

İlk Takvim Nerede Bulundu?

Zamanı öğrenmeye ihtiyaç duyan insanlar bu konuda oldukça çaba sarf ettiler. Bu çabaların sonunda 5000 yıl önce Mısır’da zamanı ölçmek için kullanılan ilk takvimi buldular. İnsanlar yüzyıllardan beri zamanı ölçerken Güneş’e, Dünya’ya ve Ay’a göre hesaplamalar yapıyorlar.

Hicrî Takvim Nasıl Başladı?

Hazreti Ömer dönemine kadar; fil olayı ve veda haccı gibi bazı önemli olaylar tarih başlangıcı olarak kabul ediliyordu. Fakat bu durum bazı karışıklıklara sebep oluyordu. Konuya çözüm bulmak için Hazreti Ömer diğer sahabilerin fikirlerini sordu ve Hazreti Ali’nin önerisiyle Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti tarih başlangıcı kabul edildi.

Bir Yılda Neden 12 Ay Vardır?

Dünya, güneş etrafındaki turunu 365 günde tamamlar. Ay ise dünya çevresindeki bir turunu yaklaşık 28 günde tamamlar. Ay bir yıllık sürede dünyanın etrafında yaklaşık 12 kez dönüyor. Dolayısıyla dünyanın güneş etrafındaki turu, bir yılı; ayın dünyanın etrafındaki turu da 12 ayı oluşturur.

Paralel ve Meridyen Nedir?

Paraleller ve meridyenler dünyanın etrafındaki hayali çizgilerdir. Ekvatora paralel olarak çizilen çizgilere paralel, bir kutup noktasından diğerine uzanan çizgilere de meridyen denir.

Gökyüzüne baktığımızda paralelleri ve meridyenleri görmüyoruz ama bu hayali çizgiler coğrafyacıların, matematikçilerin ve gökbilimcilerin işine o kadar çok yarıyor ki.

Gündönümü Ne Zamandır?

Hepimiz, “en uzun gece” veya “en uzun gündüz” tabirlerini duymuşuzdur. Bu doğa olayına gündönümü deniliyor. Gündönümü yılda iki kez gerçekleşir. Biri 21 Haziran’da diğeri ise 21 Aralık’tadır. 21 Haziran’da en uzun gündüz, 21 Aralık’ta ise en uzun gece yaşanır.

Harizmi Kimdir?

Tarih boyunca coğrafya ve astronomi ile ilgilenen pek çok bilim adamı olmuştur. Özbekistan topraklarında doğan Harizmi’de bunlardan biridir. Asıl adı Muhammed bin Musa’dır. İslâm dünyasında cebir ilminin kurucusu kabul edilen matematikçi, astronom ve coğrafyacıdır. Eserleri arasında, bazı bölgelerin enlem ve boylamlarını hesapladığı “Coğrafya Kitabı” oldukça meşhurdur.

YILDIZLAR NEDEN YILDIZ ŞEKLİNDE DEĞİL?

Yıldızlar bizim deftere çizdiğimiz yıldızlardan farklıdır. Biz yıldızları ve şekillerini tam anlamı ile tarif edemediğimiz için defterlerimize o şekilde çizeriz. Yıldızlar neden yıldız şeklinde değil sorusunun cevabını yıldızları inceleyerek bulabiliriz. Gel, yıldızları birlikte tanıyalım.

Yıldızlar, gökyüzündeki hidrojen ve helyum moleküllerinin içinde oluşmaya başlayan gökyüzü cisimleridir. Yıldızlar öyle parlak cisimlerdir ki yüzlerce dünya uzaklıkta olsalar bile biz yıldızları olanca parlaklığı ile görebiliriz. Hem de çıplak gözle görebiliriz. Yani yıldızları görmek için teleskop gibi materyaller kullanmamıza gerek kalmaz. Ama tabii yıldızları yakından görmek istersek o başka. O zaman teleskop kullanmamız gerekir.

Hiç teleskop kullandın mı? Gökyüzüne, yıldızlara, gök cisimlerine yakından baktın mı? Eline geçen ilk fırsatta gökyüzüne, yıldızlara ve gök cisimlerine teleskopla bakmanı tavsiye ederim.

KOMŞULARIMIZ ÇOK DEĞERLİDİR

Apartmanda uyulması gereken en önemli kural, komşularımızın çok kıymetli olduğunu unutmamamızdır. Eğer bunu unutmazsak apartmanımız çok huzurlu bir apartman olur.

Asansörü kullanırken bizden sonra asansörü kullanacak komşumuz rahat etsin diye düşünmeye başlarız. Koridorlarda yürürken, sessiz sedasız yürümeye çalışırız. Dış kapımızı sakince açar, sakince kapatmaya başlarız. Çöplerimizi kapının önünde bekletmek yerine hemen çöp tenekesine atarız. Bisikletimizi, bebek arabamızı ve diğer oyuncaklarımızı yerli yerine koyarız. Komşularımızı özel eşyalarımızla rahatsız etmeyiz. Ayakkabılarımızı kapının önünde dağınık bir şekilde bırakmayız. Ayakkabılarımızı çıkarınca hemen evimizin içindeki ayakkabılığa koyarız. Ola ki komşumuz rahatsız olur diye düşünüp yüksek sesle konuşmayız.

İşte biz bütün bunları kimse bize söylemeden yaparız. Neden? Çünkü biz biliriz ki bizim komşularımız çok kıymetlidir ve bir Müslüman olarak haklarına riayet ederiz. Onlar rahatsız olmasın diye çok dikkatli davranırız. Komşularımız da bize, bizim onlara davrandığımız gibi davranırlar. Böylece aylar değil yıllar geçse de huzur bizim apartmanımızdan hiç eksik olmaz.

Yaşadığımız apartmanların isimleri birbirinden farklıdır. Ama bu şekilde davranmaya devam ettiğimiz müddetçe bütün apartmanlarımızın adı aslında “Huzur Apartmanı”dır. Biz biliriz ki huzur evde başlar. Evden apartmana yayılır. Apartmandan mahalleye dağılır. Mahalleden şehre ulaşır. Şehirden de tüm ülkeye ulaşır. Huzur dolu bir ülkede yaşamak için huzur dolu bir evde yaşamak gerekir.

Allah Teâlâ, huzur dolu evlerde ağız tadı ile yaşamamızı nasip etsin. Hepimize hayırlı komşular versin.

Âmin.