Ana sayfa

TAKVÂ, TEMİZLİK İSTER

TAKVÂ, TEMİZLİK İSTER

Kimse, gönlü dünyadan çekip âhirete yönelmeyi, takvâyı ve sûfîliği pejmürde bir halde yaşamak zannetmesin. Takvâ, Cenâb-ı Hakk’ın ﷻ ve halkın haklarını güzel korumaktan ibarettir. Müttakinin, içi gibi dışı da temizdir. Kalbi gibi işleri de güzeldir.

 

Hiçbir erkek veya kadın ibadet yahut hizmet içindeyim diye gerekli beden temizliğini ihmal veya terkedemez. Bu kimse ‘ben kendimi Allah’a ﷻ adadım’ diye eşini ihmal edemez. Ederse edebe ve sünnete aykırı hareket etmiş olur. Bu yaptığına takvâ değil tembellik denir.

Takvâ sahibi bir kadının temizlik, güzel giyim ve süslenmesi de ancak yuvası içinde kocası için olur, olmalıdır. Kadın kendisine nikâh düşmeyen mahrem akrabaları veya kadın arkadaşları içinde de süslü ve güzel elbise giyebilir.

Kadın, giyim kuşamı ve süsü ile dışarıda yabancı erkeklere kendisini beğendirmek gibi bir niyet asla taşımamalıdır. Allah’a ve âhirete inanan bir kadın, temizlik, muhabbet, sevgi, süs ve neşelenme gibi konulardaki bütün maharetini yuvası içinde göstermelidir. O zaman hepsi sevap ve ibadet olur.

Müminlerin en önemli işi temizliktir. Yüce Allah ﷻ, güzel bir temizlik ve taharet yapmayanın namazını kabul etmiyor. Ayrıca bütün müminlerin namaz için mescide geldiklerinde ve kendi evlerinde namaz kılarken temiz olmalarını ve süslenmelerini istiyor. Âyette şöyle buyrulmuştur:

“Ey âdemoğulları! Mescide (namaz yerinize) her gelişinizde süslenin (temiz ve güzel giyinin). Yiyin, için, israf etmeyin. Hiç şüphesiz Allah israf edenleri sevmez” (A‘râf 7/31).

Aslında bu emir müminlerin her zaman temiz olmasını istemektedir; çünkü günde beş vakit namaz kılan bir mümin her namaz vakti gerekli temizliği yaptığı zaman, bütün gün temiz olur. Bu temizlik ile mümin şu sonuçları elde etmiş olur:

Önce Yüce Allah’ın ﷻ emrini tutmuş ve O’na sevilmiş olur. Yüce Allah ﷻ temizdir; içi ve dışı ile temiz olanları sever. Sonra melekler temiz insanın yanında bulunmaktan hoşlanırlar ve onun için hayır dua ederler. Ayrıca birlikte olduğu mümin kardeşlerinin hakkını korumuş, gönüllerini hoş etmiş olur. Bu da ayrı bir sevaptır.

Müminin elbisesi eski olabilir fakat kirli olamaz. Yine bir müminin bedeni yaratılıştan siyah veya sevimsiz olabilir, ancak bu beden sürekli kir ve pas içinde bırakılamaz. Yaratılış şeklimizle kınanmayız ama bedenin temizliğini ihmal edişimizden sorumlu oluruz.

Eşler temizliği takvânın bir parçası görmelidir. Takvâ imamı olan Peygamber Efendimiz ﷺ evinde, mescidde, mecliste olduğu gibi yolculuk ve savaşlarda bile temizliği, düzeni, sadeliği ve güzel kokuyu ihmal etmezdi.

 

 

TEMİZLİK HERKESİN HAKKIDIR

Resûlullah Efendimiz ﷺ meleklerin, insanların rahatsız olduğu bütün pis şeylerden ve kötü kokulardan rahatsız olduğunu ve böyle yerlere gelmediklerini belirtmiştir. Müminler, ailesi ve mümin kardeşleri gibi etrafındaki meleklere karşı da temiz olmalı, onları kir ve kötü koku ile rahatsız etmemelidir.

Bir defasında Cebrâil’in [aleyhisselâm] gelişi birkaç gün gecikmişti. Vahiy veya özel ziyaret için gelmemişti. Peygamber Efendimiz’e ﷺ bunun sebebi sorulduğunda, Resûlullah Efendimiz ﷺ etrafındaki bazı insanların gereken temizliğe dikkat etmediği için meleğin geciktiğini belirtmiş ve bu kimseleri şöyle uyarmıştır:

“Onun gelişi niye gecikmesin ki! Sizler benim etrafımda bulunuyorsunuz fakat içinizden bazıları dişlerini misvaklayıp ağzını temizlemiyor, tırnaklarını kesmiyor, bıyıklarını kısaltmıyor, parmak aralarını temiz tutmuyor, bunun için melek gelmiyor.”  (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/243)

Şu âyet-i kerime bütün karı-kocaların görevlerini özetliyor:

“Kadınların kocalarına karşı görevleri olduğu gibi kocaların da kadınlarına karşı yapması gereken görevleri vardır” (Bakara 2/228).

Hz. Ömer , erkeklere kadınların haklarını anlatırken, birçok erkeğin farkında olmadığı şu gerçeği hatırlatmıştır: “Sizler kendiniz için ne yapılmasını seviyorsanız, kadınlar da kendileri için onun yapılmasını severler.”

Bir defasında Ehl-i beyt âlimlerinden Muhammed b. Hanefiyye , üzerinde güzel bir örtüye bürünmüş ve sakalı güzel koku saçar vaziyette misafirini karşıladı. Misafir ondaki bu güzel giyimi ve kokunun sebebini sorunca, Muhammed b. Hanefiyye , “Hanımım beni bu hale getirdi. Bizim hanımlarımızdan beklediğimiz güzel giyim kuşam, süs ve koku gibi şeyleri onlar da bizden bekliyorlar, onun için süslendim” demiştir.

 

VÜCUT TEMİZLİĞİNDE SÜRE

Vücut temizliği, doğumla başlayan ve ölüme kadar devam eden bir vazifedir. Vücut temizliğinin süresi şahsa, şartlara, işe ve iklime göre değişir. Haftada bir kere bütün vücudu yıkamak sünnettir. Vâcip diyen âlimler de vardır. Bu temizliğin mümkünse cuma günü yapılması sünnettir. Tırnaklar altına kir ve pislik birikecek duruma gelince kesilmelidir. Bunun haftada bir olması en güzelidir. Gece tırnak kesilmesi mekruh değildir.

Koltuk altı ve etek tıraşı on beş-yirmi gün içinde yapılırsa güzel olur. Temizlik süresi kırk günü geçmemelidir. Allah Resûlü ﷺ , etek ve koltuk tıraşı için en fazla kırk gün izin vermiştir. Bıyıkları belirli aralıklarla kısaltmalıdır. Bıyıkları dudakların üzerine sarkacak şekilde uzatmak mekruhtur. Hadislerde, müşrik ve Mecûsîler’e benzeyen bir bıyık şekli yasaklanmış ve kısaltılması emredilmiştirHaftada bir başı tıraş etmek ve başı sürekli temiz tutmak, gerektiğinde taramak sünnet ve sevaptır. Saçları karışık, dağınık ve kirli tutmak mekruhtur.

Saçları aşırı derecede uzatarak kadınlara benzemek, bu konuda gayri müslimleri taklit etmek, saçları örmek tahrîmen mekruhtur. Başın bir kısmını tıraş edip bir kısmını bırakmak yasaklanmış olup mekruhtur. Başı yol yol aralıklarla tıraş etmek de mekruhtur. Saçın ya hepsini tıraş etmeli veya hepsini bırakmalıdır.

 

Magomed Salam Ibragimov