Ana sayfa

Haset

Haset

Haset duygusuyla her gün karşılaşabiliyoruz, o duygu her an ve her yerde karşımıza çıkabiliyor.

Kimi insanda haset duygusu bir an için gelip geçici; kiminde ise iyice yerleşir, bütün benliğe hâkim olur ve gittikçe artar. Haset insanın bütün duygularının önüne geçebilmektedir. Haset beraberinde başka duyguları da aktif eder hüzün, sıkıntı, daralma, hırs ve öfke gibi.

Bazen haset duygusu sadece kişinin kendisine zarar verebilir bazen ise diğer insanların hayatlarını zehir edecek kadar da ileri gidebilir. Küslükler, nefret duygusu vb. kötü huylar meydana çıkabilir. Peygamberimiz bir Hadis i şerifte şöyle buyurmaktadır:

“Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah"ın kulları, kardeş olun. Bir Müslüman"ın din kardeşiyle üç günden fazla küs durması helâl olmaz!”

Bazen haset basit bir kıskançlıktan ibaret olabiliyor. Kişi insanların ilgisini kaybetme korkusunu yaşıyor, sevdiklerini kaybetmekten korkuyor, bu korku kıskançlık duygusunu devreye sokuyor ve sonuç olarak hiç iyi şeyler olmayabiliyor.

Genel olarak kıskançlık duygusu özgüveni eksik olan insanlarda daha çok görülür çünkü hep onu bana tercih ederlerse bana gereken ilgiyi göstermezlerse endişesiyle yaşar.

İnsanlar iki çeşittir çok kıskanç olanlar ve az kıskanç olanlar bazı insanlarda hiç kıskançlık yoktur bu da çok nadir bulunan çeşittir.

Kıskançlık insana fayda da sağlayabiliyor örnek olarak iyi kıskançlık gelişmeye, öğrenmeye, üretmeye teşvik edebilir. Bu tür kıskançlık insana iyi gelebilir çünkü orada art niyet yoktur. Aksine insan birini örnek alıp ben de onun gibi olabilirim hatta ondan daha iyi olabilirim deyip kendini geliştirmeye başlar.

Hastalıklı kıskançlık ise bunun gibi masum olmayabilir. Kişi eşini kıskanır bu gayet doğal bir duygu fakat aşırı gitmek iki tarafı da yıpratır. İlk zamanlarda eşinin hoşuna gidebilir sahiplenildiğini, sevildiğini hisseder fakat sonra bu durum büyük sıkıntılara ve tatsızlıklara yol açacaktır.

Kıskanç olan erkek ise zamanla eşinin gözünde değeri azalır, saygısı ve sevgisi biter bu da evliliklerine büyük darbe olur. Bu sorunu çözmek mümkündür. Psikologlar kıskançlığın sebebini bulmayı tavsiye ediyorlar. Problem büyümeden çözüme kavuşturmayı öneriyorlar. İki eşin de bu durumda akıllı ve dikkatli davranmaları gerekiyor. İkisinin de birbirini sıfırdan eğitme gibi durumlar olmamalı.

Her iki eşin kendisine şunu sorması gerekiyor: Acaba eşim benimle ne kadar mutlu ve huzurlu? Eşler birbirlerinin kusurlarını örtmeli. Yeri geldiğinde sabretmeli, hatta bazen görmezden gelmeli. Huzurlu bir aile, anlayış çerçevesinde olur. Böylece kıskançlık gelip geçici bir duygu haline gelir.

DJAMILA GULIYEVA