ŞEYH MAHMUD B. MUHAMMED DAĞISTANÎ ŞİRVANÎ ELMALÎ

Azerbaycan’da Şirvan’a bağlı Şemâhı şehrinin Elmalı köyünde doğdu. İlk eğitimini memleketinde aldı. Bir müddet Güney Kafkas bölgesinde İlisu Sultanı Dânyâl Han ve onun yakın dostu Hacı Ağabek İlisûyî’nin kâtipliğini yaptı. Muhtemelen Dânyâl Han’ın 1844’te Ruslar’a başkaldırıp Dağıstanlı mücahid Şeyh Şâmil’in yanında yer alması sırasında Ruslar tarafından Urallar’da Perm şehrine sürüldü.
Perm’de ne kadar kaldığı bilinmemektedir. Daha sonra Kazan’a giderek bir süre orada yaşadığı, bu sırada Nakşibendî-Hâlidî şeyhi Şeyh Hâşim Yamaşânî’ye intisap ettiği ve onun kızıyla evlendiği belirtilmektedir. Şeyh Hâşim’in tarikat silsilesi Şeyh Ziyâeddin Şirvânî ve Şeyh İsmâil Şirvânî (Kürdemîrî) vasıtasıyla iki ayrı koldan Şeyh Hâlid el-Bağdâdî’ye ulaşmaktadır.
Bazı kaynaklarda Elmâlî’nin Nakşibendî-Hâlidî silsilesine, bugün Azerbaycan sınırları içinde yer alan Alazan vadisindeki Lâleli köyünden Şeyh Yûnus Lâlelî vasıtasıyla bağlandığı kaydedilmektedir. Şeyh Yûnus Lâlelî’nin hilâfet aldığı şeyhler arasında Şeyh Mahmûd Elmâlî’nin ilk şeyhi Şeyh Hâşim Yamaşânî’nin de bulunması, Elmâlî’nin Şeyh Hâşim’den sonra Şeyh Yûnus’a intisap ederek hilâfet aldığını göstermektedir.
Şeyh Mahmûd Elmâlî’nin Şeyh Yûnus üzerinden silsilesi birkaç yoldan Hâlid elBağdâdî’nin halifelerinden Şeyh Abdullah Mekkî (Erzincânî) ve Hâlidiyye’nin Kuzey Kafkasya’da yayılmasını sağlayan Şeyh İsmâil Şirvânî’ye ulaşmaktadır. Ayrıca Şeyh Elmâlî’nin Şeyh Muhammed Yeragī’den de hilâfet aldığı ve onun vasıtasıyla silsilenin Şeyh İsmâil Şirvânî’ye bağlandığı belirtilmektedir.
Şeyh Mahmûd Elmâlî, şeyhi Yûnus Lâlelî’nin vefatından sonra köyü Elmalı’ya döndü (1279/1862- 63). Ardından Aşağı Volga bölgesinde Astarhan (Hacıtarhan) şehrine gitti, vefatına kadar irşad faaliyetlerini burada sürdürdü. Şöhreti Astarhan’da daha da yayılan Şeyh Elmâlî’ye halkın yanı sıra Çistavlı Mehmed Zâkir ve Astarhanlı Abdülvehhâb Hacıtarhânî gibi âlimler de intisap etti. Şirvan, İlisu, Dağıstan, Aşağı ve Orta Volga bölgelerinde çok sayıda mürid yetiştiren Şeyh Mahmûd Elmâlî 20 Ocak 1877’de Astarhan’da vefat etti.
Dağıstan’da Şeyh Şâmil’in mürşidi Şeyh Cemâleddin Gazikumukī ve Şeyh Abdurrahman Sugūrî gibi şeyhlerin öncülük ettiği Nakşibendiyye-Hâlidiyye’den farklı olarak Şeyh Mahmûd Elmâlî ve halifelerinin Ruslar’la savaşmaktan ziyade müridleri eğiterek bilinçlendirme yolunu tercih ettikleri belirtilmektedir. Elmâlî’den sonra Volga bölgesinde tarikat faaliyetlerini halifeleri Şeyh Mehmed Zâkir ve Şeyh Abdülvehhâb Hacıtarhânî devam ettirmiştir.
Mehmed Zâkir Efendi’nin Kazan Tatarları arasında Hâlidiyye’yi yayan şeyhlerin en etkilisi olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca Şeyh Elmâlî’nin Azerbaycan’ın kuzeyi ve Dağıstan’ın güneyindeki köylere sekiz halife tayin ettiği kaydedilmektedir. Bu halifelerden Şeyh Cebrâil vasıtasıyla devam edip XXI. yüzyılın başlarına kadar gelen silsile Hâlidiyye’nin Dağıstan silsilesi olarak zikredilmiştir.
Şeyh Cebrâil’den sonra halifesi Şeyh Abdurrahman elAsevî ve Şeyh Asevî’nin halifesi Şeyh Hasan Hilmî el-Kahhî ile (ö. 1937) Hâlidiyye XX. yüzyılın başlarından itibaren Dağıstan’ın merkezinde Avar topraklarında yayılmıştır.
Şeyh Mahmûd Elmâlî, silsilesine mensup sûfîler tarafından Hâlidiyye’nin Mahmûdiyye kolunun pîri olarak kabul edilir. Nakşibendiyye’de özel bir önem verilen râbıta ve hafî zikir uygulaması Mahmûdiyye kolunda da devam ettirilmekte, hafî zikrin yanı sıra Şâzeliyye tarikatı usulüne göre devran zikri de yapılmaktadır. Günümüzde sürdürülen bu uygulama, ilk defa Şâzeliyye tarikatından da icâzeti bulunan Şeyh Hâlid Seyfullah b. Hüseyin el-Gumukī tarafından 1915 yılında başlatılmıştır.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından (1991) sonra Şeyh Mahmûd Elmâlî silsilesine mensup şeyh ve âlimler Dağıstan’ın İslâmî eğitim veren kurumlarında önemli roller üstlenmişler, yöneticilerle birlikte Selefî-Vehhâbî anlayışa karşı ciddi mücadeleye girişmişlerdir. Bölgede çıkan İslâmî yayın ve gazetelerin birçoğunun onların kontrolünde olduğu belirtilmektedir.
TDVİA