Ana sayfa

Mehi̇r ve hükmü

Mehi̇r ve hükmü

Mehir, nikâhta evlenme teklifine rızâ gösteren kadına verilmesi gereken mal veya paraya denir. Mehir, az veya çok olsun, verilmesi farzdır.

Mehir, nikâhın şart veya rükünlerinden değil, nafaka gibi nikâhın gereklerindendir. Bu yüzden mehir belirlenmeden kıyılan nikâh geçerli olur ve kadın, kendi aile çevresindeki kadınların aldığı mehir miktarı almaya hak kazanır. Buna mehr-i misil denir.

Mehir Ne Zaman Belirlenir?

Mehrin ne kadar olacağını nikâh esnasında belirlemek sünnettir. Mâlikî mezhebine göre ise mehir nikâhın temel farzlarından biridir; onsuz nikâh akdi geçerli değildir. Böyle olunca, mehri çok ciddîye almalı, nikâh esnasında belirlemeli ve söz verilen miktar zamanında ödenmelidir. Mehir görevi bilinmiyor veya unutulmuşsa, kocanın üzerinde kadının bir hakkı olarak durmaktadır. Koca daha sonra bu hakkı ödemeli, mehir olmaya uygun bir şeyi hanımına vermelidir.

Mehir farzdır, farziyeti Kur’an’la sabittir. Âyette, “Kadınlara mehirlerini gönül rızâsı ile verin” (Nisâ 4/14) buyrulmuştur. İslâm’da satışı veya kullanışı yasak olmayan her çeşit mal mehir olabilir. Mehir, günün şartlarına göre değerli olan, kadının ihtiyacını gören bir mal, para veya eşya olmalıdır. Ev, arazi, araba gibi şeyler de mehir olarak verilebilir.

Mehrin en çok miktarı için bir sınır getirilmemiştir. Mehrin en az miktarı ise 10 dirhem gümüş veya bunun karşılığıdır.110 Günümüzde 10 dirhem yaklaşık 30 gr. gümüştür. Bu miktardan daha az mehir belirlenemez. Belirlenmişse 10 dirheme tamamlamak gerekir. Şunu da hatırlatalım ki, Hz. Peygamber devrinde 10 dirhem yaklaşık iki kurbanlık koyun bedeli idi.

Mehrin en azı buna göre hesaplanırsa daha isabetli olur. Mehir, göstermelik olmaz. Koca veremeyeceği veya vermeyeceği şeyi mehir olarak söylememelidir. Bazı yörelerde çok yüksek mehir söylenir, halka öyle ilân edilir, fakat söylenen şeyin çok azı verilir. Buna gerek yoktur. Mehirle, kadının şerefi ölçülmez. Mehir kadına hürmetin ifadesidir, fakat asla değerinin karşılığı değildir. Cennet kadınları içinde övülen Hz. Fâtıma annemiz evlenirken kocası Hz. Ali kendisine zırhını mehir olarak vermiştir.

Mehrin Çeşitleri

Mehir iki çeşittir. Birincisi nikâh esnasında miktarı ve verilme şekli belirlenen mehir. Bu mehrin hangi cins maldan olacağı miktarında kadın ile erkek anlaşmış olurlar. Bu mehir ödenmesi yönüyle iki kısma ayrılır:

a) Nikâh akdi kıyılırken peşinen ödenen mehir. Buna fıkıh kitaplarımızda mehr-i muaccel denir.

b) Daha sonra verilmek üzere belirlenin mehirdir. Bu tür mehire de mehr-i müeccel denir. Sünnet olan uygulama, mehri nikâhla birlikte vermektir. Ancak buna imkân olmazsa daha sonraya bırakılması câizdir. Böyle bir mehir için tarih belirlenmişse, vaktin girmesiyle kadın mehri almaya hak kazanır ve hemen verilmesi gerekir. Tarih belirlenmemişse boşama veya vefat halinde ödenmesi icap eder.

Mehrin ikinci çeşidi ise mehr-i misildir. Nikâh akdi yapılırken mehir hiç konuşulmaz veya usulüne uygun bir şekilde belirlenmezse kadının emsaline bakılarak bir mehir takdir edilir. Buna emsal mehir ve mehr-i misil denir. Bunda evlenen kadının örfü ve çevresi belirleyici olur.

Mehrin Belirlenmesi

Bunun için evlenecek olan kadının babası tarafından en yakın hısmı olan kız kardeş, yeğen veya hala gibi kadınlardan, yaş, ahlâk, bilgi, güzellik, dindarlık, bekârlık gibi niteliklerde benzeri olan kadınların daha önce evlenirken aldıkları mehir miktarı ölçü alınarak emsal mehir belirlenir. Kadının bu niteliklerde dengi olan bir hısmı bulunmazsa yabancılardan emsal alınır. Nikâh akdi yapıldıktan sonra, cinsî ilişki vuku bulunca, bundan önce koca vefat edince yahut Sahih halvet meydana gelince kadın mehrin tamamına hak kazanır: Kadın, cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşanırsa belirlenen mehrin yarısına hak kazanır.

Konu ile ilgili Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmuştur: “Evlendiğiniz kadınları mehir tayin ettiğiniz halde temas etmeden boşarsanız tayin ettiğiniz mehrin yarısı onundur.” (Bakara 2/237) Cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşama dışında, kadın tarafından bir sebeple ayrılık meydana gelirse mehir düşer. Örneğin, kadın dengi olmayan biriyle evlendiğinde velisinin itirazı üzerine hâkimin evlenmeyi feshetmesi durumunda mehir düşer, kadına hiçbir şey ödenmez. Kadın için mehrin dışında babasının başlık parası ve süt parası gibi bir isimle herhangi bir şey alması câiz değildir.

Mehir de babanın değil, nikâhta ‘evet’ diyen kadının hakkı ve mülküdür. Başlık türü şeyler Allah’ın en şerefli yaratığı olan insanı para karşılığında satmak anlamında olduğundan çirkin bir davranıştır. Ancak damat adayı, kız evine düğün hazırlıkları yapmaları veya normal ihtiyaçlarını görmeleri için hediye, bağış türü yardımlarda bulunabilir. Ayrıca, bu yaşa kadar kızlarının hizmetini gören anne ve babaya özel hediyeler verebilir. Bunlar gönül hoşluğu ile güç nisbetinde yapılan ikramlardır.

TALHA KAZIM BAHTIYAROĞULLARI