MUAZE [rahmetullahi aleyha]
Asrısaadette yaşamamış ancak asrısaadet muhabbetiyle yanmış, bu bereketli zamanı kendisine model almış, İslam’ı yaşama azmiyle saygı ve hürmetle karşılanmış saliha hanımlar var. İçlerinde Rabiatü’l Adeviyye annemiz gibi meşhur olanlar neredeyse yok denecek kadar az. Tasavvuf tabakatlarının tozlu raflarından öğrendiğimiz bu zahide kadınların, modernitenin kuvvetli rüzgârlarında savrulmamaya çalışan günümüz kadınlarına verdiği önemli mesajlar var. İşte onların öncülerinden Muaze rah:
Basra’da doğdu. Ashabının, müminler arasında olduğu ilk asırda yaşadı. Ancak Peygamber Efendimiz’e ﷺ ulaşamadı. Çocukluğu ve gençliği ilim halkalarında, sohbet meclislerinde geçti. Aişe validemizin sohbetinde bulunma saadetine ulaştı. Hz. Ali’yi ve bazı sahabileri gördü. Böylece tabiin olma faziletine erdi. Tabiinin takva sahibi büyüklerinden Sıla bin Uşeym’le evlendirildi. Sahba isminde evladı oldu.
İslami ilimler ve sonraki nesiller açısından son derece önem teşkil eden hadis rivayetlerinin yapıldığı bu dönemde Muaze, Hz. Ali ve Hz. Aişe’den dinlediği hadisleri rivayet etti. Böylece tabiinin hadis rivayet eden sayılı hanımları arasında yer aldı. Tabiinin büyüğü, ismi asırlar boyunca dilden dile, sevgisi gönülden gönüle dolaşan Hasanı Basri de ondan hadis alanlar arasındadır.
Sahba ismindeki evladıyla birlikte Ümmü Sahba künyesiyle anılmaya başladı. Ne evliliği ne de çocuk sahibi olması onun din gayretini zayıflatmıyordu. Zühd üzere bir hayat sürdü. Gece ibadetlerine önem verirdi. Az yer, şüphelilerinden uzak dururdu. Az konuşurdu. Tüm bunların başlıca nedeni ölümü ve hesabı hatırında çok güçlü tutmasıydı. Sohbetleri etrafındaki insanları derinden etkilerdi. Kendi zamanında yaşayan salihalardan olan Ufeyre’yi çok severdi. Bu hanım çok ibadet ettiğinden “abide” olarak biliniyordu. Dünyadan yana hiç tamahı yoktu. Allah korkusu gözyaşlarının sürekli akmasına sebep oluyordu. Muaze (rah) bu gözü yaşlı hanımı düzenli görmek isterdi. Ona gittiğinde kalbindeki Allah korkusu daha da kuvvetlenir, ibadet şevki daha da artardı. Onun gitmediği zamanlarda Ufeyre (rah) de diğer kadınlar gibi onu ziyarete gelirdi. Her ikisi de Basralı kadınların muallimi ve rehberiydi. Kadınlar Muaze’nin sohbetine katılmak, hizmetinde bulunmak isterdi.
Etrafındakileri İslam’ın İncelikleriyle Yetiştirdi
O oğlunu, sütkızını kendisinden bir şeyler öğrenmek isteyenleri İslam’ın incelikleriyle yetiştirmeye azami gayret gösterirdi. Helal lokmaya dikkat çekerdi. Hep bir riyazet ve mücahede halindeydi. Bir gazada eşini ve oğlunu aynı anda kaybetti. Bu ağır imtihanda rızaya teslim olan Muaze (rah) metanetiyle insanları hayrette bırakmıştır. Öte yandan iç âleminde evlat acısını ve eşini kaybetmenin hüznünü vefat edinceye kadar yaşadı. Kulluğun ve ibadetin sevinci dünyada onu güçlü tuttu.
Onun terbiyesinde yetişen sütkızı Ümmü Esved (rah) adeta ona halife oldu. Onun ahlakıyla olgunlaşan, edep ve takvada mesafe kateden Ümmü Esved, kendi zamanının en önemli veli kadınlarından sayılmıştır. Sütkızının dışında kendisine talebelik yapan Üneyse (rah) de sufi büyüklerin anlatıldığı tabakat türü eserlerde ismi geçen hanım zahideler arasına girmiştir. Muaze (rah) ikinci asrın başında, miladi 719 yılında, ileri yaşlarda vefat etmiştir.
Helal Lokmayla Beslenmek, Helal Yedirmek
Muaze (rah.) modern zamanlarda bir efsane gibi duruyor. Evli ve çocuklu olmasına rağmen ibadetten ve takvadan taviz vermemesi büyük bir nasip. Aynı zamanda bunun yapılabileceğini göstermiş oluyor. Onun iki özelliği dikkat çekici. Birincisi helal yemeye çok dikkat etmiş olması. Sütkızı Ümmü Esved’e verdiği bir nasihatte onu helal rızıkla emzirmek için çok gayret ettiğini, artık Ümmü Esved’in de yediğine içtiğine, helal rızka çok dikkat etmesi gerektiğini söylemişti. Kızı da bunu kendisine düstur edinmişti ve neticede büyük bir manevi makam elde etti, saliha kullardan oldu.
Helal yemek ve çocuklarını helalinden yedirmek bir annenin en büyük sorumlulukları arasında yer alıyor. Ailenin boğazından giren şeyler annenin ellerinden ve mutfağından geçiyor. Bu hususta bir tecrübesini nakleden Ümmü Esved (rah) şüpheli bir şey yediğinde bunun manevi zararını muhakkak gördüğünü ifade etmiştir. Kendimizin, eşimizin ve yetiştirdiğimiz yavrularımızın önündeki en büyük manevi engellerden biri haram ya da şüpheli lokmalardır. Kişi yediğinin haram ya da şüpheli olduğunu bilmese dahi manevi zararını görür. İbadet şevkini kaybeder. Manevi gayreti azalır. Göz pınarları kurur. Günümüzde Ufeyre gibi gözü yaşlı zahide insanların azlığının bir sebebi de bu olsa gerektir. Bilindiği üzere genel olarak gıda şirketleri, esnaflar, marketler ve alışveriş merkezleri bu hassasiyetleri gözetmeden üretmekte veya satmaktadır. Dolayısı ile hanımlar bu hususta duyarlı ve seçici olmak zorundadır. Söz konusu mobilya ya da kıyafet olduğunda son derece seçici olan günümüz kadınının benzer hassasiyeti mutfağı için gösterebilmesi Muaze’nin Ümmü Esved üzerinden Müslüman kadınlara tavsiyesidir.
İbadet ehli bir anne olmak
Muaze’nin ikinci belirgin yönü ibadete çok düşkün olmasıdır. Geceleri ibadete zaman ayırmıştır. Evliliği ya da anneliği buna mani olmamıştır. Bu manada günümüz annelerinin önünde ümit verici bir örnek olarak durmaktadır. Anneliğin en zorlu olduğu yıllar bebeğin bakıma en fazla muhtaç olduğu, süt emdiği iki yıl olsa gerektir. Anneler gece bebeğin her ağlamasında kalkar ve ihtiyacını giderir. Bundan asla usanmaz.
Normal zamanlarda gece kalkma işi zordur ancak çocuk büyüyene kadar her anne tarafından yapılabilir. Mevla’mızın yardımıyla da gece namazı kılmak isteyen müminler için de durum böyledir. Kalbine sağlam niyet koyanlar için gece ibadete belli bir süre ayırmak kolaylaşacaktır. Geceleri sıçrayarak uyanan o yavru belki de bize bunu anlatmaktadır. Kim bilir hal dili ile “benim ihtiyacımı gördüğün gibi kendi kalbinin ve maneviyatının da ihtiyacını gör, alnını secdeye koy” demektedir.
Öte yandan gece namazları vakit namazlarını kılanların bir gayreti olmalıdır. Vakit namazlarını kılamayan kimseler ise bütün gayretini beş vakit namaz kılmaya vermelidir. Buna muvaffak olduklarında inşallah gece namazı için de gayret gösterme zamanı gelmiş olacaktır. Cenabı Hak Muaze annemizden ve talebelerinden razı olsun. Zamanın Muaze’leri olma duasıyla.