Ni̇kâhin şarti nedi̇r?

Nikâh, iki tarafın birbiriyle evlenme iradelerini açıkça beyan etmeleriyle gerçekleşir. Nikâhın sahih olması için ayrıca iki şahit bulunmalı ve mehir tespit edilmelidir. Evlenme akdinin meydan gelmesi şu beş şartın bulunmasına bağlıdır;
1. Evlenecek olan kadın ve erkeklerin akdi yapabilme ehliyetine sahip olmaları gerekir. Bu da iki tarafın hür, akıllı, iyi ile kötüyü ayırt edecek bir yaşta olmaları ile gerçekleşir. Eğer akdi yapan çocuk veya deli ise evlilik akdi yapılmış olmaz. (Şâfiî mezhebine göre kadın tam ehliyetli de olsa ancak velisi aracılığıyla evlenebilir.)
2. İcap ile kabulün her bakımdan birbirine uygun olması. İcabı yapan ile kabul eden “kabul ettim” derken başka şahısları kastederek akid yaparsa bu şart yerine gelmemiş olur.
3. İcap ile kabulün aynı yer ve zamanda olması.
4. Akdi yapanların birbirinin söylediklerini işitip anlaması
5. İcaptan sonra ve kabulden önce icabı iptal eden bir durumun meydana gelmemesi. Örneğin, icabı yapanın kabulden önce vazgeçmesi halinde akid yapılmış olmaz.
Evlenme akdinin sahih olabilmesi için evlenecek kimseler birbirlerine sürekli veya geçici bir şekilde haram olmamalı ve şahitler bulunmalıdır. Nikâhta şahitlik yapacak kimseler ise şu sıfatları taşımalıdır: Akıllı ve ergin, Hür, Müslüman, Şahitlerin iki erkek veya bir erkek iki kadın olması gereklidir. Şahit, işitme yeteneğine sahip olmalıdır. Şahitler evlenecek kimselerin baba, amca, dayı, kardeş, torun veya diğer hısımlarından da olabilir.
Nikâhın Müstehapları Nelerdir?
Nikâh işleminde şu işlerin yapılması tavsiye edilmiş olup sevaptır:
1. Konuşma yapmak (hutbe). Erkeğin veya velinin nikâhtan önce bir konuşma yapması, yüce Allah’a hamdederek merasimi şükür ve zikir ile başlatması müstehaptır. Günümüzde böyle bir konuşmayı cemiyet sahibi adına nikâhta hazır bulunan din görevlisi veya evlendirme memuru da yapabilir.
2. Nikâhı ilân etmek. İlândan maksat, def çalmak suretiyle şenlik yapmak ve akdin çevreye duyurulmasını sağlamaktır. Hz. Peygamber Efendimiz , “Nikâhı etrafa ilân ediniz” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/5; Hâkim, Müstedrek, 2/183) buyurmuştur
3. Nikâhı cuma günü akşam vaktinde kıymak. Bazı âlimlerimiz nikâhın cuma günü akşamı kıyılmasını müstehap (sünnet ve sevap) görmüşlerdir. Çünkü cuma günü günlerin en faziletlisidir. Onda birçok hayırlı işler olmuştur. Ayrıca duaların boş çevrilmediği bir vaktin bulunduğu bir gündür. Haftanın diğer günlerinde de nikâh kıyılır; gerdeğe girilir. Bunun bir mahzuru yoktur.
4. Yemek vermek. Düğün dolayısıyla verilen yemeğe “velîme”denir. Düğünde eş, dost, komşu ve çevredeki fakir-zengin herkese yemek ikram etmek müstehaptır. Düğün yemeğinin miktarı düğün sahibinin malî gücüne ve cömertlik durumuna göre değişir.
Peygamber Efendimiz evlendiğinde düğün yemeği verdiği gibi sahâbelere de tavsiyede bulunmuştur. Nitekim Abdurrahman b. Avf’ın evlendiğini duyunca kendisine, “Bir koyun keserek de olsa düğün yemeği ver” (Buhârî, Nikâh, 67) buyurmuştur.
5. Nikâhtan sonra karı kocaya dua etmek. Peygamber Efendimiz evlenen birini tebrik etmek istediği zaman şöyle dua ederdi: “Allah sana bu evliliği bereketli kılsın ve ikinizi hayırda birleştirsin.” (Tirmizî, Nikâh, 7)