Ana sayfa

KADINLARIN SOSYAL HİZMETLERE KATILMASI

KADINLARIN SOSYAL HİZMETLERE KATILMASI

Sosyal hayatta bazı işler vardır ki, onlarda kadınların da bulunması gereklidir. Bunların başında ilim, eğitim, sağlık ve muhtaçların desteklenmesi gelir.

 

Asr-ı saâdet’te kadınların cemiyet içinde icra ettikleri pek çok hizmet vardır. Bütün bunlar, rahmet Peygamberi’nin ﷺ kontrol ve nezaretinde olmaktaydı.

Kadınlar erkek topluluklarında, istedikleri gibi soru sorup İslâm’ı öğrenemediklerini anlayınca, Hz. Peygamber’den ﷺ kendileri için özel bir gün belirlemesini istediler. Resûl-i Ekrem ﷺ onlara haftada bir gün belirledi ve o günde yalnız hanımların irşadı ile meşgul oldu. (Buhârî, İlim, 36)

Bazı sahâbe hanımlarının savaşlara katılarak mücahidlere moral verdikleri, yemek hazırladıkları, hasta bakıcılık ve yaraları sarma gibi geri hizmetlerde bulundukları bilinmektedir.

Meselâ Ümmü Atıyye Hz. Peygamber’le ﷺ birlikte yedi savaşa katılmıştır. (Müslim, Cihâd, 141)

Hz. Âişe ve Ümmü Süleym Uhud Savaşı’nda geri hizmetlerde bulunmuşlardır. (Buhârî, Cihâd, 65)

Bir grup kadın sahâbe de Hayber’i kuşatan orduya katılarak geri hizmetlerde görev almışlardır. (Ebû Davud, Cihâd, 141)

Huneyn gününde bir hançer edinen Ümmü Seleme, bunu ne yapacağını soran Resûlullah’a ﷺ , “Eğer müşriklerden biri bana yaklaşırsa, bununla onun karnını yaracağım” diye cevap vermiştir. (Müslim, Cihâd, 134)

Sahâbeden Ümmü Haram Hz. Osman devrinde, kocası Ubâde b. Sâmit ile birlikte Kıbrıs’ın fethi için deniz yolculuğuna çıkmıştı. O, Allah yolunda İslâm askerleri ile birlikte savaşa çıkmak için bizzat Allah Resul’ünden ﷺ dua almıştı. Kıbrıs’a vardıklarında bindiği hayvanından düşerek şehit olmuştur. Kabri Kıbrıs’tadır. (Buhârî, Cihâd, 3)

Hz. Ömer , Müslüman kadınlardan birini çarşı-pazarda asayişi kontrol için görevlendirmişti.

Bütün hicretlerde ve Allah yolundaki biatlarda kadınlar da vardı.

İslâm’ın ilk dönemlerindeki kadınların bu faaliyetleri erkeklerin yanında ve çoğu kere onların toplulukları içinde yapılmıştır. Ancak bütün bunlar İslâmî ölçü, edep ve hayâ sınırları içinde olmuştur.

Sonuç olarak yukarıda arz ettiğimiz hadis ve sahâbe uygulamalarından da anlaşılacağı gibi İslâm, erkek ve kadını tamamen birbirinden ayırmış ve kadını eve hapsetmiş değildir.

Günümüzde de gerektiği zaman kadınlar kendilerine düşen bu hizmetlerde yerlerini alabilirler. Kadın evinin dışında bir iş yapacağı zaman şunlara dikkat etmelidir:

Önce kocasına bilgi vermeli ve izin almalıdır. Yapacağı iş bir zaruret veya ihtiyaç derecesinde gerekli olmalıdır. Evin dışındaki iş, evin içindeki düzeni ve huzuru bozmamalıdır. Meselâ farz derecesinde olan hizmetler terkedilip nâfilenin peşinde koşmamalıdır.