Evli̇li̇kte denkli̇k ve evlenecek adaylarin görüşmesi̇

Denklik, evlenecek eşler arasında sosyal durum ve ekonomik seviye bakımından yakınlık ve denklik bulunmasına denir. Evlilikte denklik için en önemli husus dindarlıktır.
Açıkça haramlara bulaşan, din ve edepten uzak bir erkek, iyi ahlâk sahibi olan bir kadına denk değildir. İffetini korumak ve dinini yaşamak için evlenmek isteyen bir kadın böyle bir kimseyi tercih etmemelidir. Onun etrafındaki sahte itibarına, zenginliğine veya soyuna aldanmamalıdır.
Evlenecek eşler arasında dinimizde bir sınırlama olmamakla birlikte, aralarında büyük yaş farkı olan kimseler, tercih edilmemelidir. Bu tercih her iki taraf için de birçok sıkıntı, imtihan, fitne ve zorluklar içermektedir. Bununla birlikte böyle bir evlilik haram değildir. Kadın kendine denk olmayan biriyle evlenirse velisinin razı olması durumunda nikâh geçerlidir.
Aksi takdirde veli nikâhı feshetmek için hâkime müracaat edebilir. Denklik arama, hem kadının hem de velinin hakkıdır. Evlilikten sonra meydana gelen farklılıklar evliliğe zarar vermez. Biriyle evlenen ergin bir kız pişman olup, “Bu benim dengim değildir” diyerek nikâhını feshedemez. Kadın hamile olunca artık denklikten dolayı fesih davası açılamaz.
Dindarlık ve iyi ahlâk dışındaki denklik ölçüleri, zamandan zamana değişir. Bu her asırda aynı değildir. Bir devirde basit görülen bir meslek diğer devirde itibarlı bir meslek olabilir.
Evlenecek Adayların Görüşmesi
Kişinin evlenmek istediği kızı, kızın da erkeği görmesi sünnettir. Peygamber evlenmek isteyenlere, alacakları kızı önce görmelerini, bunun ileride anlaşmaları için faydalı olduğunu söyleyerek şöyle buyurmuştur:
“Allah, bir erkeğin kalbine, (nikâhı helâl olan) bir kadınla evlenme düşüncesi koyarsa, ona bakmasında bir günah yoktur.” ( İbn Mâce, Nikâh, 9 nr. 1864)
Bir kızla evleneceğini söyleyen Mugîre b. Şu‘be’ye , Peygamber 0 alacağı kızı görüp görmediğini sormuş, o da görmediğini söyleyince, “Git onu gör, ileride anlaşmanızın sürekliliği için, bu ikinize de iyidir” buyurmuştur. (Tirmizî, Nikâh, 5 nr. 1087) İslâm’a göre evlenme niyetinde olan kız ve erkek ancak kızın yakın akrabalarından birinin yanında özel görüşme yapabilirler, tanışıp konuşabilirler. Bir defa görüşmek yeterli olmadı ise tekrar aynı şartlarda görüşme yapılabilir.
Erkek evlenmek istediği kızın yalnız yüz ve ellerine bakabilir. Zira yüz ve ellerin görülmesi kadının güzelliğini ve bedenin arzu edilene uygun olup olmadığını anlamak için yeterlidir. Damat ve gelin adaylarının tanınması için aile çevresi de yardımcı olmalıdır. Adaylar hakkında doğru bilgi elde edilmeli, erkek ve kadının evliliğe mani olacak ve ileride sorun çıkaracak bir durumları varsa, bu önceden tespit edilmelidir.
Yuva kurulurken damat ve gelin adayları hakkında bilinen kusurların söylenmesi gıybete girmez. Meselâ, taraflardan biri çok geveze, korkak, cimri, yalancı, huysuz, uyuşturucu veya içki müptelâsı ise, karşı tarafa bu huyların söylenmesi gerekir, bu kusurları söylemek haram değil, belki lâzımdır. Evlenmek ile eğlenmek ayrı şeylerdir. Hiçbir yabancı kadınla eğlenmek ve vakit geçirmek için görüşüp konuşmak, dertleşmek, gizlice buluşmak, arkadaş olmak helâl değildir. Bu hiç kimseye hayır getirmez.
Bu tür işler nefse hoş gelse de biraz ince düşünüldüğünde gereksiz olduğu anlaşılır. Bu beraberliklerin sonu hep sıkıntı, zarar ve pişmanlıkla biter. Edep çiğnendiğinde aşk safiyetini yitirir, sevgi zedelenir, kalp huzurunu kaybeder. Bunu insan tövbe edip edep dersini alınca ve gerçek aşktan bir derece tadınca anlar. Bir âlim zat bu hususla ilgili gençlere şu tavsiyede bulunur:
“Kardeşlerim! Evlenme vaktine kadar edebinizi muhafaza edin. Harama girmeyin. Haram ateştir; kimse dayanamaz. Yüce Allah’tan yardım isteyin, sabredin. Zamanı gelince ve şartlar hazır olunca iffet ve namusunuzu korumak için evlenmeye niyet edin.
Ondan sonra Allah’tan hayırlı nasip isteyin ve o nasibi bulmak için yine edeple arayışa girin. Usulünce görüşün, tanışın. Gönülleriniz kaynaşırsa, birinci adımı atın ve arkasını getirin. Nikâhla yuvaya girin.
Görüştüğünüz kimse ile gönülleriniz kaynaşmaz, dil ve zevkleriniz uyuşmaz ise, kendinizi ve şartları zorlamayın, işi ilerletmeden ayrılın ve birbirinizi unutun. Kalbinizi alıp yeni nasibinizi aramaya gidin.”
Biriyle tanışma ve evlenme arzusunda olan bir Müslüman, bu iş için yola çıkmadan önce gerekli istişareleri yapmalı, adayını doğru ve tam olarak tanımaya çalışmalıdır. Bu işte tek başına hareket etmemelidir. Çünkü özellikle yeni evlenen gençlerin gözü her şeyi net görmez. Aşk gözü kör, kulağı sağır, aklı sarhoş eder. Onun elinden tutulmazsa, çoğu kez ateşe düşer.
Resûlullah , evlenmek niyetiyle bir kadına talip olan kimseye şu tavsiyede bulunmuştur: “Evlenme niyetini içinde tutup gizle. Sonra güzelce bir abdest al, iki rek‘at istihare namazı kıl. Peşinden Allah’a hamd ve senâdan sonra şöyle dua et:
Allahım, benim bir şeye gücüm yetmez, her şeye gücü yeten sensin. Ben bilmem, her şeyi bilen sensin. Ben falanca kimse ile evlenmek istiyorum;
eğer onunla evlenmem benim dinim, dünyam ve âhiretim için hayırlı ise, onu bana nasip et. Eğer benim dinim, dünya ve âhiretim için onun dışındaki biri daha hayırlı ise, bana onu nasip et.’ (Hâkim, Müstedrek, 2/165-166)
Bunları yaparak yüce Allah’ı kendisine vekil eden kimsenin işi -inşâllah-hayırla sonuçlanacaktır. Sonuç ne olursa olsun onda hayır vardır.
Evlilik Akdi Nasıl Yapılır?
Evlilik akdinde karar kesin, açık ve anlaşılır bir şekilde belirtilmelidir. Teklif ve kabul ifadeleri geçmiş zaman kipinde söylenirse şahitler de varsa akid kesin olarak gerçekleşir. Bu konuda görüş birliği vardır. Kadının “kendimi sana nikâhladım” teklifine erkeğin “kabul ettim” diye cevap vermesi gibi.
Teklifi erkek de yapabilir. Bu tür ifade ile evlilik akdi o anda gerçekleşir. Bunun için artık bir niyete ve delile bakılmaz. Şimdiki zaman kipiyle ise nikâh akdinin o anda meydana geldiğini gösteren bir delil veya durumla gerçekleşir.
Erkek, kadına “seni kendime nikâhlıyorum” dese, kadın da “kabul ediyorum” diye cevap verse, bu geleceğe ait bir vaat olmaması ve bir nikâh meclisinde söylenmesi şartıyla akid meydana gelir. Gelecek zaman kipiyle akid sahih değildir. ‘Seninle evleneceğim’ sözü ile nikâh gerçekleşmez.
Evlilik akdi emir ifade eden sözcüklerle de gerçekleşir. Erkek, kadına, “Beni kendine nikâhla” dese ve bununla o anda evlilik akdi yapmayı kastetse; kadın, “Sana kendimi nikâhladım” diye cevap verince akid tamam olur. Buradaki emir kipiyle erkek kadına evlenmek için vekâlet vermiş olur. Böylece kadın kendisi adına asıl, erkek adına da vekil sıfatıyla icap ve kabulde bulunmuş olur.
Nişanlanmak Nikâh Sayılır mı?
Nişanlanma, bir evlilik akdi olmayıp tarafların birbirine karşılıklı olarak evlenme vaadinde bulunmalarına ve bunun bir ifadesi olarak karşılıklı takı takmalarına denir. Bu yüzden nikâh akdi yapılmadıkça kız ve erkek birbirine haram olup, yalnız başına bir arada kalmaları ve gezip dolaşmaları câiz değildir.
-Söz kesilip anlaşma olunca kız ile erkek birbirine helâl olur- gibi sözlerin İslâm’la hiçbir ilgisi yoktur.
Nişanın Bozulması
Nişan bozulunca evlenme maksadıyla erkek tarafından kıza verilen hediyeler iade edilir. Bu hususta nişanın kız veya erkek tarafından bozulmuş olması arasında fark yoktur. Aynı şekilde varsa kız tarafından erkeğe verilenler de iade edilmelidir.
TALHA KAZIM BAHTIYAROĞULLARI