İSLÂM KADINI KORUR
İslam; bir insan olarak erkeğe tanıdığı temel insan haklarını kadına da tanımıştır. Buna göre; hayat hakkı, mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatının gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında hiçbir fark bulunmamaktadır.
Kadın ticari, zirai, sınai faaliyetlerde bulunabilir. Dilediği kadar mal edinebilir. Malını erkeklerle aynı şartlar altında dilediği gibi tasarruf edebilir. Her türlü borç ilişkilerinde taraf olabilir. Kefil veya vekil olabilir. Kendisini temsil edebilecek kişiler tayin edebilir ve daha niceleri.
Yukarıda ancak bir kısmını sayabildiğimiz kadına tanınan özelliklerin, hak ve hürriyetlerin yanı sıra İslam; kadın için bulunması gereken yeri de belirtmiş, onun özel durumuna binaen tedbirler almıştır. Onun giyiminin nasıl olması gerektiği, yolculuğunu nasıl yapacağı, evdeki mesaisi ile dışarıda bulunması gereken zamana dair getirdiği düzenlemeler kadının; dış dünyadan, art niyetlerden muhafazası içindir. İslam’ın kadın için tesis ettiği konum; onun fıtratına uygun, güvenlik veren ve onu küçük düşürücü şartlara karşı koruyucu mahiyettedir. Bu yüzden, bugün kadına karşı şiddetin çözümü için alınacak tedbirler içinde, bir hukuk kuralları bütün olarak İslam’ın sözü öncelenmelidir.