Ana sayfa

Eş seçi̇mi̇nde di̇kkat edi̇lecek Hususlar

Eş seçi̇mi̇nde di̇kkat edi̇lecek Hususlar

Eş seçi̇mi̇nde di̇kkat edi̇lecek Hususlar

Aranılan eş adayında hangi özellikler bulunmalı? Ona hangi sorular sorulduğunda daha iyi tanınır? Hayatının yönünü değiştirecek insanı seçerken nasıl bir yol takip edilmeli? Aşk mı, mantık mı, yoksa sevgi mi ön planda olmalı?

Evlenilecek kişinin evliliğe, aileye önem veren biri olması birlikteliğin temelini sağlam kılar. Aile değerlerini önemseyen birinin iyi bir anne ya da baba olması daha kuvvetli ihtimaldir. Eş seçimi için tanıştırılan kişiler birbirlerine, “Evlilik sizin için ne ifade ediyor?” tarzında sorular sorabilir.

Evlat yetiştirmeye nasıl baktığı, çocukları sevip sevmediği, iyi bir anne ya da baba olabilir mi? Erkeklerin anne ve kız kardeşine, kadınların baba ve erkek kardeşine karşı davranış şekilleri bu konuda ipuçları verebilir.

Ağabeyi ve babasının sözünü dikkate almaktan kaçınmış bir genç kız, evlendikten sonra “eşinden izin alma” gibi durumlara özen göstermesi pek kolay olmayabilir. Kız kardeşine kaba kuvvet uygulayabilen, annesine saygılı davranmayan bir gencin eşine prenses gibi muamele etmesi de pek uzun sürmeyebilir.

Eş Adayına Olumlu ve Olumsuz Özellikleri Sorulmalı

Eş adayının olumlu/olumsuz özelliklerinin ve huylarının bizzat kendisine sorulması karakterinin anlaşılmasına katkı sağlar. Böylelikle hem kişiliğini objektif olarak değerlendirebildiğini hem de kendisiyle ilgili farkındalık düzeyinin daha iyi anlaşılmasını sağlar.

“Beğenmediğiniz huylarınız neler? Sizi hangi durumlar çok sinirlendirir? Anne babanız ile eşiniz arasında kalsanız nasıl bir çözüm yolu geliştirirsiniz?” gibi sorulara verilen cevaplar eş adayı ile ileride yaşanabilecek problemleri şimdiden görülmesini sağlar. Bunlar için çözüm yollarını henüz nikâhlanmadan konuşulması evliliğe bir adım ileride başlanılması anlamına gelir.

Dinî Hassasiyeti ve Eğitimdeki Öncelikleri Öğrenilmeli

Evlenecek kişilerin dindarlığının, eğitim düzeyinin ve ekonomik durumunun birbirine yakınlığı yuvalarında ahengi sağlamaya yardımcı olur. Çok zengin ile çok fakir, yüksek eğitim almış olanla daha az eğitimli, çok dindar olanla dinî hassasiyeti zayıf olan birinin uyumu zordur.

Günümüzde eş seçerken adaylar tamamen duygularıyla hareket edip, “Birbirimizi çok seviyoruz; nasılsa evlendikten sonra benim istediğim gibi olacak” gibi niyetlerle pek de güvenli olmayan bir yola girebiliyor. Eş için karar verirken hiç hatırdan çıkarılmaması gereken cümle, “Onu bu haliyle kabullenebiliyor muyum, bu haliyle onunla mutlu olabilir miyim?” olmalı. Zira evlendikten sonra değişmeme ihtimali daha yüksektir.

Dinî, ekonomik veya sosyal seviye bakımından aralarında uçurum olan çiftlerin, iletişim kurması ve paylaşımda bulunması zorlaşır. Ayrıca bu durum eşlerin akraba ve yakın çevre ile de uyumsuzluklarını beraberinde getirir. Kadın ve erkek arasında din, ahlâk, ekonomik durum, soy, sosyal statü, karakter, fizik gibi konularda denkliğin olması huzurlu bir aile yuvasının kurulmasına katkı sağlayan önemli hususlardandır.

Günümüzde kız tarafı damat adayında, erkek tarafı da gelin adayında öncelikle dış görünüş ile maddi varlığı önemsiyor. Oysa her iki taraf da birbirlerinde öncelikli olarak dinî hassasiyet, ahlâk, terbiye ve huy güzelliğine bakmalı.

Dinî hassasiyeti olan, maneviyatı önemseyen, eğitimi, yetiştirilme şekli, ailesi iyi olan, nezaket sahibi, dürüst kimseler evlenmek için daha idealdir.

Zira Rasulullah :

“Kadın, dört hasleti için nikâhlanır: Malı, nesebi, güzelliği ve dîni için. Sen dindar olanı seç de huzur bul.” (Buhârî, Nikâh, 15) buyurarak eş seçiminde öncül olan özelliğin dindarlık olduğunu bildirmiştir.

Kız anne babası müstakbel damatlarının öncelikle güvenilir bir kişi olup olmadığını öğrenmeli, damat adayının, dinî hassasiyeti, aileyi idare edebilecek sorumluluk duygusuna sahip olup olmadığı, namus anlayışı, büyüklere saygılı olup olmayışı, helâl kazanç konusundaki hassasiyeti, parasını kullanma şekli (savurmayacak ve aşırı sıkmayacak kadar dengeli oluşu) erkek adayda aranması gereken en öncelikli özelliklerdir.

Oğlan anne babası ise gelin hanımın dindarlık, edep, hayâ ve nezaket durumuna öncelik vermelidir. Bu vasıflara sahip bir genç hanım diğer olumlu özellikleri edinme konusunda da sıkıntı çıkarmayacaktır. Eşiyle geçinme, ev işleri, çocuk eğitimi vb. gibi konularda gereken neyse en güzel şekilde yapacaktır.

Zaten bu işlerin pek çoğu sonradan öğrenilen şeylerdir fakat güzel ahlâk ve edep gibi vasıfların sonradan edinilmesi pek mümkün değildir.

Eş Adayında Bulunmaması Gereken Kötü Huylar

Evlenilecek eş adayında güzel özellikler arandığı gibi bazı kötü hasletlerin de olmamasına dikkat edilmelidir. Eş adayında; İnanç zayıflığı (dinî hassasiyetin az olması), edep ve hayâ sahibi olmama, merhametsiz ve kaba olma, aşırı kıskançlık (hastalık derecesinde), temel ihtiyaçlar için dahi malı varken cimrilik yapma, tembellik, zayıf irade, elindekileri sorumsuzca savurma, çoğunlukla asık suratlı olup sert mizaç sahibi olma, kötü bir alışkanlık sahibi olma, bağımlılık düzeyinde internet, oyun, televizyon vb.

müptelası olma, içki, kumar, madde bağımlılığı, konuşmak yerine tartışarak, işi kavgaya dökerek sıkıntı çıkarma, aşırı kapris ve kompleks sahibi olma, aşırı inat olma, sadakatsizlik, gevezelik, büyüklere saygısızlık, küçüklere sevgisizlik, güvenilir olmama, kendi ailesi dışında başkalarına aşırı bağımlı olma, aşırı karamsar kişilik yapısına sahip olma gibi hasletlerin bulunmamasına dikkat edilmelidir. Bu liste uzatılabilir.

Ancak ideal olanı bir kimsede bunlardan hiçbirinin bulunmamasıdır fakat kusursuzluk Allah Teâlâ’ya mahsustur. Elbette bazı olumsuz yanların olması kaçınılmazdır. Yine de kişi kendi sabrının taşıyabileceğinden fazlasını yüklenmemeli, cennet bahçesi olacak yuva nimetini yanlış tercih sebebiyle bilebile kaybetmemelidir.

Büyükler Yol Göstericidir

Gençler hayattaki tecrübesizliğinden kaynaklı evlilik hususunda yanlış tercihler yapabilir. Büyüklerin evlenecek gence yol göstermesi, çözüm yolları sunması, onun tabloyu net görmesine yardımcı olur.

“Bu kimseyle evliliğin getirileri şunlar, dezavantajları şunlar olur; öte yandan şu kişilikteki biriyle evlilik sana böyle sonuçlar getirir” gibi yaklaşımlar gencin yolunu görmesine yardımcı olur.

Anne baba çocuğuna doğruyu yanlışı gösterdikten sonra onun kendi tercihine bırakmalı, gencin kendi kararlarını almasına müsaade etmeli, çünkü ileride herhangi bir sıkıntı yaşandığında bunun sorumluğunu genç, kendisi göğüslemelidir.

Evlilikte Anne Baba Duası ile yola Çıkılmalı

Anne baba duasını alarak yapılan işlerin hayrı ve bereketi çoktur. Büyükler gençlerin kararını onaylamıyorsa durumu bir daha değerlendirmek isabetli olur. Ancak karşı çıkmaları gerçekten sağlam temeller üzerine dayalı değilse, sabredip onların onayını alana dek beklemek daha doğru olur.

Beklentilere yüzde yüz uyan bir adayla karşılaşmak neredeyse imkânsızdır. Bazan “Eşimi seçerken titizlik gösteriyorum” hissiyle ince eleyip sık dokunduğundan ileride güzel bir ahenk sağlanacağı eş adayları reddedilebiliyor. Bu nedenle her şeyiyle birebir uygun biriyle karşılaşmayı beklemek doğru bir tutum olmaz. Temel konularda uyum içerisinde olunan biriyle karşılaşıldığında, değerlendirmeye alınmalı ve Allah’tan hayırlı kılması istenmelidir.

Ayrıca karar aşamasında, fikirlerine güvenilen salih kimselerle istişare edilmeli, aklıselim sahibi kimselerin görüşleri de alınmalıdır.

Dış görünüşte önemli olan kriter, herkesçe beğenilen değil eş arayan kişiye göre güzel olan birini tercih etmesidir. Fiziksel durumu hoş bulunmayan biri ile evlenilmesi, olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Fiziksel beğeniden ziyade benzer özelliklere sahip olup olmadıklarını, konuştukları zaman birbirlerini anlayıp anlayamadıklarını göz önünde bulunduran eşlerin, evlilikleri daha huzurlu oluyor.Öyle ki böyle çiftler zamanla fiziksel anlamda da birbirlerini dünya güzeli olarak görüyorlar. İç dünyası güzel olmayan kimseler ise zamanla göze ve gönle de çirkin görünüyor.

Aslanla Kurdun Eş Olduğunu Gördün mü?

Mevlâna Celaleddin i Rûmî (Rahmetullahı aleyh) mesnevisinde şöyle der: “Eşlerin birbirine benzemesi lazım. Ayakkabı ve mestin çiftlerine bir bak! Ayakkabının bir teki ayağa biraz dar gelirse ikisi de işe yaramaz. Kapı kanadının biri küçük, diğeri büyük olur mu? Ormandaki aslana kurdun eş olduğunu hiç gördün mü? Bir gözü bomboş, öbürü tıka basa dolu olsa hurç bineğin üstünde doğru duramaz” (Mesnevî, 1/2309–2311).

MUHAMMED SELAM İBRAHIMOV