Ana sayfa

Günahların en büyüklerinden: Zi̇na

Günahların en büyüklerinden: Zi̇na

Zina, dinimizde olduğu gibi bütün dinlerde ve kanunlarda yasaklanmış ve bu kötü fiili yapanlara ağır cezalar verilmiştir. Allah ﷻ Kur’an-ı Karim’de şöyle buyuruyor: “Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur” (İsrâ 17/32).

Özellikle gençler için, onları sayısız tehlikelere sürükleyecek şeylerden biri de şehevî duygulardır. Bu sebeple yüce Allah ﷻ ayet-i kerimede “zinaya yaklaşmayın” buyurmuş ve böylece mümine, onu gayri meşru ilişkilere sevkedecek olan bütün yollardan uzak durmasını emretmiştir. Peygamber Efendimiz ﷺ , Medineli ilk müslümanların biatlarını kabul ederken onlara, “Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocukları öldürmemek, kendi aranızda uyduracağınız, birtakım yalan dolanlarla birbirinize iftirada bulunmamak, doğru işte isyan etmemek üzere bana itaat ediniz…” (Buhârî, İman, 11.) buyurarak onların zina etmemelerini de isteyerek biatlarını kabul etmiştir. Bir yuva ve toplum için zina/fuhuş en büyük tehlikelerdendir. Zina ve fuhuş önce ailenin teşkilini engeller. Ayet ve hadislerle iffetsizlik ve hayasızlık olarak vurgulanan zina, aile sadakatine darbe vurmakta, boşanmaların nedeni olmaktadır.

Harama Yaklaşmamak

Gençliği mahveden, aileleri parçalayan ve sosyal bir yıkıma neden olan zina gibi bir tehlikeye düşmemek için toplumun her ferdinin üzerine düşen görevleri olduğu gibi alınması gereken bir takım tedbirler de vardır. Aslında bu zikredeceklerimiz ve bunlara benzer daha nice durumlar, dinimizin koyduğu harama sevkeden yolların kapatılması, önüne set çekilmesi kabilinden olan önlemlerdir. Çünkü haramlara vesile olan şeyler de onlar gibi hüküm alarak yasaklanmıştır. Zira birbirlerine bağlıdırlar. Bu sebeple Allah Teâlâ ﷻ haram kıldığı bir şeye götüren vesile ve yolları da haram kılmıştır. Zira haramdan sakınmak ancak bu yolla mümkündür.

Bu sebeple, açık-saçıklık ve harama bakmak, nâmahreme dokunmak ve tenhada buluşmak, kadınerkek bir arada bulunmak, cinsel duyguları tahrik edici müzikler dinlemek, az dahi olsa içki ve uyuşturucu maddeler kullanmak yasaklanmıştır. Müslüman’ım diyen her fert, zinaya ve zinaya götüren sebeplerden uzaklaşmak zorundadır. Bu fenalığa yol açan sebeplerin başında göz, el, ayak ve dil gelmektedir. Bu sebeple her mümin, gözüyle harama bakmaktan, elini harama uzatmaktan diliyle fena şeyler konuşmaktan sakınmalıdır.

Harama Bakmamak

Göz, zinaya götüren sebeplerin en başında gelir. Yüce Rabbimiz I kullarını şöyle uyarmaktadır: “Mümin erkeklere söyle gözlerini (haramdan) sakınsınlar” (Nûr 24/30). Resûlullah ﷺ bir hadislerinde harama bakmak hakkında şöyle buyurmuştur: “Harama bakmak, şeytanın oklarından zehirli bir oktur. Bu sebeple, Allah’tan korktuğu için harama bakmayı terk eden kimseye, mükâfat olarak Allah öyle bir iman verir ki, onun tadını kalbinde hisseder.” (Hâkim, el-Müstedrek, 4/314; Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr, 10/173 nr. 10362) Haram olan bakış, kastî ve iradi olan bakıştır.

Yani burada yasaklanan husus çarşıda, pazarda yürürken kişinin ani olarak gözüne çarpan haramlar değil, onun bizzat bakmayı murad ederek, bakışlarını harama çevirmesi ve bu yasağı işlemesidir.

Resûlullah ﷺ Hz. Ali’ye şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! Elinde olmadan gözüne ilişen birharama ikinci defa bakma. Zira ilk bakış lehinedir, ama ikinci bakış aleyhinedir.” (Tirmizî, Edeb, 28; Ebû Dâvud, Nikâh, 44.)

Bizzat kendisi haram olmakla birlikte kendinden daha büyük bir harama götüren ve göz zinası olarak tabir edilen mahremi olmayan kadına şehvetle bakmak, müminin kalbinden iman nurunu siler, kalbinin kararmasına sebebiyet verir. Hakkı görmekten uzaklaşır. Harama bakmaya devam ederse, yaptığı iş onun gözünde ve aklında mübah hale gelir. Artık bakmakta beis görmeyen göz, bu işin diğer azalarla da yapılmasını mübah görmeye başlar.

Resûlullah ﷺ buyuruyor: “Kıyamet günü şu üç göz hariç bütün gözler ağlayacaktır:

  1. Allah korkusundan ağlayan göz.
  2. Allah’ın haram kıldığı şeylere bakmayan göz.
  3. Allah yolunda düşmanı gözetleyen göz.” (Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs, nr. 4796; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ, 3/136.)

Unutmamak lazımdır ki, bedenin sultanı kalptir. Onu bozan ise kendisine helal olmayana bakmak, onu gözetlemektir. Ümmü Seleme’nin anlattığı şu hâdise ilginçtir ve mahremiyete dikkat edilmesi noktasında bize önemli mesajlar vermektedir: Resûlullah’ın ﷺ yanında bulunuyordum. Meymûne de oradaydı. Âmâ sahabe İbn-i Ümmü Mektûm çıkageldi. Bu olay, örtünme emri geldikten sonra idi. Nebî ﷺ bize,- Perde arkasına çekilin! buyurdu. Biz,

- O âmâ biri değil mi, ey Allah’ın Resulü ﷺ, bizi göremez, dedik. Bunun üzerine Efendimiz,

- Siz de mi âmâsınız, onu görmüyor musunuz? buyurdu. (Ebû Dâvûd, Libâs, 34.)

Münavî, “Şehvetle bakan her göz zina eder” hadisini şöyle tefsir etmiştir: Mahremi olmayan bir kimseye bakılan her göz, mahremiyetin çiğnenmesi, baktığı kimse hakkında şehevi düşüncelere dalması sebebiyle göz zinasına müptela olmuştur. Aynı şekilde bir kadın da şayet güzel kokular sürünüp erkeklerin arasından yahut onların bulundukları yerden geçip de onların şehvetlerinin hareketlenmesine ve dolayısıyla kendisine bakmalarına sebebiyet verirse, bakan kimseler göz zinasında bulundukları gibi bakılmasına vesile olan kadın da onlar gibi günaha girmiş olur. Zira onların bakışlarını kendine çekmiş, kalplerini karıştırmış, gözlerin zina etmesine sebep olmuştur.

TALHA KAZIM BAHTIYAROĞULLARI