Kurani doğru okumak

Kuranı kerim okumak en güzel zikir biçimidir. Okuduğunuzu anlamak çok önemli olduğu kadar okuma sırasında bazı kurallara uymak ta önemlidir. Kuran okumak için belli bir yer ve vakit yoktur. Yani evde, işte, yolda, toplu taşımada, gece gündüz her zaman ve her yerde okunabilir. Kur’ân ı Kerîm bir kalp ve gönül rahatlığı içinde huşû ile okunmalıdır. Okurken âyetlerin mânâ ve muhtevasını düşünmelidir. Bunun için de fırsat buldukça Kur’ân’ın manasını anlamaya çalışmalı ki, istifade edilsin.
Eğer kişinin işi ve durumu müsait ise kuranı çok okumalı. Kuranı çokça okumak bıkkınlık getirmemeli bıkkınlık getiriyorsa ara verilmeli. Kur’ân okuyan kimse kâinatın sahibinin yüce kelâmını okuduğunu, O’na yalvarıp yakardığını, O’na dua ve niyazda bulunduğunu, bir derece O’nunla konuştuğunun şuûru içinde olduğunu, o Allah’ı görmüyorsa Allah’ın onu gördüğünü hatırlamalıdır. Kur’ân ı Kerîmi okuyan kimse kendisini Kur’ân’a tam bir muhatap olarak görmelidir.
Anlayarak, anladıklarını düşünerek okumaya başladığı için de, her emir ve nehyin doğrudan kendisini ilgilendirdiğini bilmelidir.
Kur’an okumayı büyük bir zevk haline getiren âlimler, Kur’ân’ın her ayetini düşünerek, ondan ibret ve dersler çıkararak okurlardı. Bu zatlar aynı zamanda bir sünneti de yerine getiriyorlardı.
Hz. Ebû Zer’in rivayetine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gece sabaha kadar şu âyet i kerîmeyi tekrar etti:
“Ey Rabbim, eğer sen onları azabına çarptırırsan, onlar senin kullarındır. Şâyet bağışlarsan, muhakkak sen hükmü her şeye gâlip, her şeyi hikmetle yapansın.” (Maide, 5/118)
Ashab ı kiramdan bazı zatlar, kendilerine tesir eden âyetleri sık sık tekrarlar, saatlerce üzerinde düşünürlerdi.
Kur’ân okurken mümkün olduğu kadar ağlamalı. Ağlanamazsa bile ağlar gibi bir hale girmelidir.
Kur’ân’ı tertil üzere okumalıdır. Tertil, Kur’ân’ı açık açık, tane tane, harflerin çıkış yerine ve tecvid kaidelerine uyarak, aceleye getirmeden okumaktır. En güzel okuma şekli, dinleyen birisinin okunan Kur’ân’ın harflerini sayabilecek şekilde okumasıdır.
İbni Abbas şöyle der:
Benim için bir sûreyi tertil üzere okumak, Kur’ân’ı hatmetmekten daha efdaldir.” Abdullah bin Mes’ud’a bir kişi gelerek Kur’ân’ı çok hızlı okuduğunu söyler. Bunun üzerine İbni Mes’ud ona şöyle der: “Şiir okur gibi hızlı mı okuyorsun? Şüphesiz ki birtakım kimseler Kur’ân’ı okuyacaklar da, gırtlaklarından aşağıya geçemeyecektir. Lâkin tertil ile, düşüne düşüne okunup da kalbe girdiği ve oraya yerleştiği zaman fayda verir.” Enes b.Malik şöyle der: “Nice Kur’an okuyan kimseler var ki, Kur’an-ı Kerim onlara lanet eder.”( Gazalî, İhya, 1/281)
Genel olarak Kur’an’ın emirlerini yerine getirmeyen bir kimse Kur’an okduğu zaman, manen Kur’an’dan lanet alıyor.
Velilerden Ebu Süleyman dedi ki: Kıyamet gününde cehennem bekçileri puta tapanları bırakıp Kuranı kerim okuyup ta amel etmeyenlerin peşine düşecekler onlara azabı tattırmak için.
Burada anlaşılıyor ki sadece Kuran okumak yeterli değildir. Yukarıda yazılanlar buna çok açık bir şekilde işaret ediyor. Allah bizleri Kuran ve Sünnetle amel edenlerden eylesin. Amin.
GAZETE YAPRAKLARINDA HADİSİ ŞERİFLER VE AYETLER OLDUĞU İÇİN LÜTFEN YERE ATMAYINIZ