Abdesti̇ bozan ve bozmayan durumlar

Abdestin farzlarının bilinmesi kadar abdesti bozan şeylerin bilinmesi de abdestle sahih olabilen ibadetlerin sıhhatli bir şekilde devam ettirilebilmesi açısından önemlidir.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da abdesti bozan şeylerle, abdeste mani olan şeylerin birbirine karıştırılmamasıdır. Abdesti bozan şeylerden kasıt, abdest sahibi olan kişinin, hangi hallerin meydana gelmesi durumunda abdestsiz sayılacağıdır.
Abdestli bir kişinin bedeninden, dinimizce necaset sayılan her türlü şeyin çıkması, genel bir kaide olarak abdesti bozan unsurlardan kabul edilmiştir. Bu çıkan pisliğin mutat olup olmaması ya da necaset yollarından gelip gelmemesi arasında bir fark yoktur; hükmen hepsi birdir.
Abdesti Bozan Durumlar
Bu genel hükme binaen abdesti bozan durumları şöyle izah edebiliriz:
- İdrar ve dışkı yollarından idrar, dışkı, meni, mezi, kan gibi bir necasetin, herhangi bir sıvının veya maddenin çıkması ve yellenmek abdesti bozar. Yaranın içinden akan kan, yara olan mahallin dışına çıkmazsa abdest bozulmaz. Gözyaşının abdesti bozmaması; bir hastalıktan dolayı akmadığı zamandır. Eğer bir illet/hastalıktan dolayı olursa o da abdesti bozar.
- Vücudun herhangi bir yerinden kan, irin çıkması abdesti bozar. Tedavi sebebiyle vücuttan kan, irin veya sarı su çıkar da yara kendi haline bırakıldığında bunlar akmayacak şekilde yani mücerret bir sızıntı ve nem halinde kalırsa, abdest bozulmaz.
- Hüküm itibariyle irin de kan gibidir ve abdesti bozma hususunda aynıdır. Sümük, tükürük hükmündedir; dolayısıyla abdesti bozmaz.
- Ağız dolusu kusmak abdesti bozar. Kusulan şey ister yemek ister safra, su ya da kan olsun abdest bozulur. Bu da (yani ağız dolusu tasviri), en doğru görüşe göre, ağzı ancak zorlukla kapatabilme halidir. Aynı sebepten kaynaklanan parça parça kusmalar birleştirilir. (Yani bu durumda kusmaların toplamı ağız dolusu kadar bir miktara ulaşırsa abdest bozulur.) Yemek ve su, mideye indikten sonra oraya tam olarak yerleşmeseler bile galiz/ağır necaset olurlar. Emen bebeğin kusması da böyledir. Bebek yeni emmiş olsa bile emdikleri artık mideye ulaşmış olduğu için kusmuğu necasetten sayılır.
- Ağızdan, tükürükten fazla veya ona eşit miktarda kanın gelmesi abdesti bozar. Kanın tükürükten fazla veya ona eşit durumda olmasının belirtisi, tükürüğün kırmızı renk alması; tükürükten az olmasının belirtisi de tükürüğün sarı olmasıdır. Tükürükle kan eşit olduklarında ihtiyaten abdestin bozulduğuna hükmedilir.
- Makadın yere tam olarak yerleşmediği durumdaki uyku hali abdesti bozar. Abdestli bir kimsenin kendini tutan kuvvetini giderecek derecede uyuması hükmen abdestini bozar. Bu uyku, makadın yerden kesilmesiyle meydana gelir. Uyku tabii bir gevşekliktir. İç ve dış kontrolün çalışmasını, bedenin fiziksel yeteneklerini kullanmasını engeller. Bu sebeple kişide abdesti bozacak şeylerin kendisinden sadır olması çok kolay hale gelir. Öteye beriye yaslanarak uyuyan kimse yere düşerken uyanırsa abdesti bozulmaz. O kimse, yanında konuşulanların çoğunu anlayarak uyuklayan gibidir. Bunaklık da abdesti bozmaz. Yere düşerken ve keza yere düşmeden yahut düşer düşmez hemen uyanan kimsenin abdesti bozulmaz. Fakat kişi düştükten biraz sonra uyanırsa abdesti bozulur. Bu kişi yatarak uyumuş sayılır.
Kişinin şuur halini kaybetmesi ile alakalı abdesti bozan diğer hususlar ise şunlardır:
- Bayılmak
- Delirmek (cinnet geçirmek)
- Sarhoşluk
Bayılmak, delirmek ve sarhoşluk hali abdesti bozar. Aklın baştan gitmesi de bayılma gibi sayılır. Saralı bir kimse ayıldığı zaman tekrar abdest almalıdır.
- Rüku ve secdeli bir namazda bir kimsenin kahkaha ile gülmesi de abdesti bozar. Burada ölçü, kişinin güldüğünü kendisinin ve varsa yanındakilerin işitmesidir. Dolayısıyla namazda sessiz gülen kişinin sadece namazı bozulur; abdesti bozulmaz. Gülme ve gülümsemede ses yoktur; yalnız kişinin dişleri görünür.
- Mazeret halinin sona ermesi. Su bulamadığı için teyemmüm eden kimse suyu bulunca, mest üzerine mesh yapan kimsenin -yolcu olanlara üç, yolcu olmayanlara bir gün olarak tanınan- mesh süresi dolunca, özürlü kimse için de namaz vakti çıkınca abdest bozulmuş olur.
Abdesti Bozmayan Şeyler
- Burundan yahut ağızdan gelen ancak kurumuş veya pıhtı halinde olan kan
- Çıktığı yerin/yaranın dışına dağılmayan kan ve irin
- Kan akmaksızın vücuttan bir et veya deri parçasının düşmesi
- Cinsel uzva dokunmak
- Kadın ve erkeğin birbirine dokunması
- Ağız dolusu olmayan kusma
- Makadının yerden kesilme ihtimali olan (yani bir yere yaslanmayan) bir kişinin, uyuklama halinde sağa sola meyletmesi. Çekildiğinde düşecek şekilde bir şeye yaslanarak olsa bile temekkün halinde uyuma. (Yani makadı yerden kesilmeyecek şekilde oturarak uyuma, hem bu durumda hem de bir önceki durumda zahir görüşe göre abdesti bozmaz.)
- Bunlardan başka ağlamak, gözden yaş gelmesi, kabuk bağlamış bir yaranın kabuğunun kan çıkmaksızın düşmesi; sivrisinek, pire gibi haşeratın emdiği kan, tırnak kesme, tıraş olma abdesti bozmaz.
Abdest Alırken Yapılması Mekruh Olan Durumlar
Abdest esnasında şunların yapılması kerih görülmüştür:
- Suyun israf edilmesi, gereğinden fazla kullanılması
- Suyun yeterinden çok az kullanılması (Abdest alırken azaların, hiç kuru yer kalmayacak şekilde ıslanması gerekir.)
- Suyun yüze hızlıca çarpılması
- Yüz yıkanırken ağız ve gözün fazlasıyla yumulması (Aksi halde yıkanması farz olan yerlere suyun ulaşmama ihtimali dahilinde abdest sahih olmaz.)
- Yüz yıkanırken suya üflenmesi
- Dünya kelamı konuşulması
- Özürsüz olarak başkasından yardım istenilmesi
- Her seferinde yeni su alınarak başın üç defa mesh edilmesi
- Abdestin sünnetlerinin terk edilmesinin adet haline getirilmesi
- Abdest alırken bedenden ayrılıp sıçrayan su damlalarından sakınmamak
- Temiz olmayan pis ve kirli (necis) bir yerde abdest almak
- Abdest alırken başkalarınca görülmesi dinen caiz olmayan yerlerin açılması.
YUSUF YAKUBOV