Esmâü’l-Hüsnâ şerhi

الله
Allah ﷻ
“O, öyle Allah’tır ki, O’ndan başka ilâh yoktur” (Haşr 59/22).
Âyet-i kerimede bildirildiği gibi Allah’tan başkası kulluk edilmeye layık değildir. Allah ism-i şerifini her gün çokça tekrarlayan kimse basiret sahibi olur. Lafza-i celâl her ismin vasfını ihtiva eden isimdir. İsimlerin ilkidir.
الرَّحْمن
er-Rahmân
Rabbü’l-âlemîn öyle büyük ihsan sahibidir ki dostunu da düşmanını da tam bir cömertlikle ve türlü nimetlerle rızıklandırıp besler. Kıldığı bir namazın ardından Allah Teâlâ’nın bu ismini çokça tekrarlayan kimsenin kalbinden gaflet ve merhametsizlik kalkar.
الرَّحِيم
er-Rahîm
Cenâb-ı Hak müminlere karsı öyle çok ihsan edicidir ki onlara iman ve ebedî cennet vermiştir. Allah Teâlâ’nın bu ismini her gün çokça tekrarlayan kimse yumuşak kalpli ve merhametli olur.
Ârif kimsenin bu isimlerden nasibi şudur:
er-Rahmân ve er-Rahîm ism-i şerifleriyle ârif, kalbine ve bedenine yönelir. Böyle olunca kalbi zikirle, bedeni de ibadetle meşgul olur. Allah Teâlâ’nın kullarına merhamet eder. Mazlumu zalimden, zalimi de mazlumdan ayırır. İsyana düşmüşleri ve günaha saplanmışları vaaz ve nasihatle doğru yola çağırır. Onların eziyetlerine sabreder, muhtaç kimselerin de sıkıntılarını giderir.
المَلِك
el-Melik
Hak Teâlâ öyle bir padişahtır ki dünya ve ahiret O’nun mülküdür. Bu dünyada malı ve mülkü olanlar, O’nun kahru gayreti yanında zayıf ve güçsüzdür. Allah Teâlâ’nın bu ismini her gün çokça tekrarlayanın kalbi nurlanır.
Ârif kimsenin bu isimden nasibi şudur:
Bu ism-i şerif ile ârif, bir kimsenin her ne kadar malı ve mülkü çok olsa da onu aciz ve muhtaç bilir. Zira ârif kimse böyle insanlara iltifat etmez. Yönünü ancak Rabbü’l-âlemîn’e çevirir. Böyle olunca geçici dünya mülkü onun hizmetçisi olur, emri altına girer.
الْقُدُّوس
el-Kuddûs
Allah Teâlâ her türlü eksik ve noksanlıklardan münezzehtir. O’nun zatının künhünü idrakten yeryüzü ve gökyüzündekiler acizdir. Cenâb-ı Hakk’ın bu ismini zeval vaktinde yani güneşin gökyüzünün ortasından batıya doğru hareket etme zamanında çokça söyleyen kimsenin kalbi manevi kirlerden temizlenir.
Ârif kimsenin bu isimden nasibi şudur:
Bu ism-i şerif ile ârif, gönlünü bütün beşerî bağlardan, nefsanî isteklerden ve şeytanın vesveselerinden temizler. Zâhirini şeriat ile süsleyerek Allah Teâlâ’nın katında yakınlık bulur, O’nun mahbubu olur. Nitekim Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmuştur:
“Şunu iyi bilin ki Allah tövbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever” (Bakara 2/222).
Mevlânâ Yakub-i Çerhî