Komşulariniza i̇yi̇li̇k edi̇n

Peygamber efendimiz komşularına çok önem vermiştir. Sahabeler ve tabiinler de aynı şekilde efendimizi örnek almışlar. Her Müslüman komşusu hangi dinden, ırktan olursa olsun ona iyilikte bulunmalı.
Peygamber Efendimiz , Ebu Hureyre den rivayet edilen bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: «Vallâhi mü"min değildir, vallâhi mü"min değildir, vallâhi mü"min değildir.» «Kim Ya Rasulallah?» diye sorduklarında, Peygamberimiz şöyle buyurdu: «Komşusu, belâlarından emin olmayan kimse (mü"min değildir).» Buhari, Müslim.
Komşularımız bizden korkmamalı bizden her daim emin olmalılar. Eğer komşularımız bizden korkuyorlarsa derhal bu durumu düzeltmek gerek. Çünkü belli ki eksik olan bir şey var. İmâm-ı Azam"ın Yahûdi bir komşusu vardı. “Hasta olan İmâm-ı Azam"ı herkes ziyaret ediyor, bende ziyaret edeyim” dedi ve geldi. Gördü ki tuvaletinin pis suyu İmâm-ı Azam"ın avlusunun içine sızıyor, pis koku saçıyordu. İmâm-ı Azam'a:
- Bu bizim tuvaletin suyu, pis kokusu ne zamandan beri burada kokuyor? diye sordu. İmâm-Azam:
- Yedi seneden beri. Yâhudi: - Yedi seneden beri bu kokuyu kokladın, niçin bir gün bana söylemedin? dedi. İmâm-ı Azam:
- Sen Yahûdisin ben Müslümanım. Ben ne kadar haklı ve doğru olarak sana söylesem, sen Yahûdi olduğundan bunu ters anlarsın ve kasten, garazen söylüyor dersin. İslâma, bize karşı buğzun, kinin artar. Ben nasıl olsa bir gün bu bizim eve gelir, gözleri ile görür, kendiliğinden tuvaleti başka tarafa kaldırır, dedim ve sabrettim. Çünkü Peygamberimiz :
“Sırat köprüsünün üstünde yedi sualden biri de dünyada aralarında bulunan ufak tefek mezalimeden birbirine hakkını vererek hesaplaşırlar.”
Yahudi bu sabrı bu adaleti görünce hemen kıbleye karşı dönüp şehadet kelimesi getirdi, Müslüman oldu ve tuvaleti başka bir tarafa kaldırdı. Kokusu da gelmedi. Komşunuzla karşılaştığınızda ilk selamı siz verin. Ona çok soru sormayın, onu rahatsız eden tavırlardan kaçının, iyi davranın. Komşunuz hasta olduğu zaman ziyaretine mutlaka gidilmeli, ihtiyacı varsa giderilmeli.
Düğün vb organizasyonlarda tebrik edilmeli. Komşu hududunu aşmamalı. Penceresine bakmamalı, bahçesine izinsiz gitmemeli, eve girişinde ona eziyet olacak şeyler koyulmamalı. Komşunuz bir yere gittiği zaman evine göz kulak olmalıyız. Komşunuz hakkında kötü söylemler duyduğunuzda müdahale etmelisiniz, onun hatalarını örtmelisiniz. Onun çocuklarına güzel davranılmalı, mahrem olan kişilerle gereksiz diyaloglara girilmemeli.
İbni Ömer ve Âişe ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:
“Cebrâil bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye edip durdu. Neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım.” (Buhârî, Edeb 28; Müslim, Birr 140- 141)
İbn Abbasın anlattığına göre cahiliye devrinde Araplar sapkınlık ve azgınlık içindeydiler. Fakat üç şey güzeldi. Birincisi misafirperverlik ki Araplar misafirlerine iyilikte bulunurlardı. İkincisi vefa ki eşleri yaşlandığında yalnız başına kalmasınlar diye boşamıyorlardı. Üçüncüsü komşu hakkını gözetirlerdi. En ufak sıkıntısında yardıma koşarlardı. Günümüzde maalesef komşuluk hakkı neredeyse kalmadı komşular on yıl aynı katta yaşıyor ama bir birinin isimlerini dahi bilmiyorlar. Allah bizleri komşu hakkını gözetenlerden eylesin.
MUHAMMED FARUK AZIMOV