Umutsuzluk

«Allah buyuruyor: «Ben bir kimsenin gözlerini ama ettiğimde ona mukabil kendisine Cennet veririm.» (Ravi: Hz. Câbir .)
Allah Teâlâ insanlara çeşitli nimetler bahşeder. Bazen da imtihana tabi tutar. Hepimiz için alıştığımız ve bizde olan bir şeyi kaybettiğimiz zaman bizim için çok büyük imtihan olur. Yüce Allah kulunun imanını ölçer imtihanlarla. Acaba hayatında onun için önemli olan bir şeyi aldığımız zaman sabredebilecek mi? Ahreti talep edecek mi?
Herkesin imtihanı farklıdır. Mesela insan görme yeteneğini kaybediyor ve hiçbir şekilde Rabbine isyan etmiyor. Bu yaklaşım bizim için en iyi yaklaşımdır. Bu yaklaşım gerçekten inanan, imanı güçlü olanlara mahsustur. Bu insanları örnek almalıyız. Onların gösterdiği sabır gerçek müminlerin özelliklerindendir.
Sabır konusunu Ahmad hacı Abdulayevin kitabından daha geniş öğrenebiliriz. Sabır gelen bütün musibetlere karşı sabretmektir, nefsin istek ve arzularına boyun eğmemektir, şikayet ve isyandan uzak durmaktır, öfkeyi tutmaktır. Zünnün i Mısri bu hususta şöyle demiştir: Sabır şeriata muhalif ne olursa olsun ondan uzak durmaktır, gelen musibetlere karşı isyan etmemektir ve her ne olursa olsun sadece Allah’tan istemektir.
Sabır Göstermenin Mükâfatı
Yüce Rabbimiz Sabredenleri ayrıca övmüştür; “Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.” (Zümer, 39/10)
Peygamberimiz döneminde de özürlü sahabi vardı. Peygamberimiz özürlülere özel muamele uygulayan ilk kişidir.
Peygamberimizin engelli sahabilerle şakalaştığı ve onlara özel şefkat ve ilgi gösterdiği rivayet edilmiştir. Peygamberimiz engellilere iltifatta ve ikramda bulunmuş, onlarla şakalaşmış, onların sosyal hayata katılımlarını sağlayan kolaylıklar getirmiş, meslekî anlamda ve istihdam boyutuyla yeni imkânlar sağlamıştır. Mesela. Abdullah’a hem müezzinlik hem de yöneticilik görevi vermiştir. Bacağından sakat olan . Muaz bin Cebel, bizzat Peygamberimiz tarafından Yemen valisi olarak tayin edilmiştir.
Peygamberler sabrın en büyük örnekleridir. Çünkü onlar bütün güçlükleri sabırla karşılamışlardır. Dileğimiz Allah Teâlâ’nın bizi, «belâlarına çok sabreden ve nimetlerine çok şükreden» (İbrahim, 14/5) kullarından eylemesidir.
Sabrın sonu selâmettir. Sabır, iman ve ibadetin, ilim ve hikmetin, kısaca bütün faziletlerin başıdır. Sabırlı insan iyi insandır. İyi işler yapıp birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin kurtuluşa ereceklerini Allah haber vermiştir; “Sabır zafere giden yoldur” (Asr, 103/1-3).
ALI BAGOMEDOV