KENDİNİ TANIMAK

Âlimler hep der kendini tanıyan Rabbini de tanır. Beynimizin bir köşesinde her zaman şu sorular vardır ne yapıyorum ne olacak böyle nereye gideceğim?
Düşünün bize şöyle bir fırsat verilse kendimiz hakkında bilmediğimiz şeyleri öğrenebilme şansı sunulsaydı o fırsat bize yaptığımız hataları telafi etmeye yardımcı olur muydu? İlerleyen hayatımızda hata yapmayı engeller miydi? Ya da yaptıklarımızı gözlemleyip hayatımızdan ders çıkarabilir miydik? Kendiniz hakkında bilmediğiniz bir şey öğrenmek ister miydiniz ve o şey ne olurdu?
Cevap
Gazetemizin okurlarına bu yazımızda bu soruyu sorduk. Çok ilginç cevaplarla karşılaştık. Çoğu kişi Allah ﷻ katındaki değerini merak ediyor. Kimisi mahşerdeki durumunu soruyor. Kimisi cennetlik mi cehennemlik olduğunu merak ediyor. Kimisi ihlaslı olup olmadığını samimi olup olmadığını soruyor. Münafıklık sıfatı bende var mı yok mu?
Kimisi bilmeden birine kötülük yapıp yapmadığını soruyor telafi etmek için Kimisi ölüm tarihini soruyor herhalde ölüme hazırlamak için kendini. Bazı okurlarımız ise gelecek hakkında hiçbir şey bilmek istemediklerini söylediler. Ve son olarak bir okurumuz nefsini iyi bir şekilde tanımak istiyor.
Herkes etrafında iyi bir dünya iyi insanlar görmek istiyor. Öyle bir dünya mümkün fakat böyle bir dünyayı görmemiz için önce kendimizi düzeltmemiz gerekiyor. Günümüzde birçok örnek vardır. Kişi az da olsa ufak adımlarla da olsa kendisini düzeltmeye başladığı andan itibaren mutlu bir hayata doğru gitmektedir. Okurlarımıza dünyada bir şeyi değiştirmeye gücünüz olsa o şey ne olurdu? Diye sorduk.
Çoğu okurumuz kendimi geçmişimi değiştirmek istiyorum, giden zamanı geri döndürmek istiyorum. Okurlarımızın bir kısmı etrafındaki insanları iyi yöne değiştirmek istiyorum, saygılı olmalarını, cömert olmalarını, sabırlı olmalarını, birbirlerine eziyet etmemelerini, birbirlerine karşı daha anlayışlı olmalarını, Hased, kıskançlık gibi huylardan arınmalarını isterim dedi. Birçok okurumuz hastalıklar olmasın, savaşlar olmasın, çocuklar hastalanmasın, çocuklar ölmesin gibi güzel dilekler dilediler.
Fakat şöyle de bir husus vardır ki eğer gerçekten bunların olmaması gerekseydi Allahu ﷻ onları yaratamazdı. Herkes sağlıklı, savaşlar olmazdı. Herkesin kalbi iyi, fuhşiyat olmazdı. Her şey güllük gülistanlık olurdu. Fakat Allah bunları takdir ettiyse vardır bunların hikmeti demek ki böyle olması gerekiyor.
Hastalık geçirdiğimizde diğer insanlara karşı daha duygusal daha anlayışlı olabiliyoruz. Yaşadığımız zorluklar bizi güçlendiriyor rahata kavuştuğumuzda böylece Şükrü daha iyi yapıyoruz. İmtihanlar boşuna değildir. Yüce Rabbimiz bizi sınıyor. Bunda da elbette bir hikmet vardır. Genelde insan bollukta olduğu zaman pek Allah’ı hatırlamaz. Zorluklar ister istemez hatırlatır. Son olarak bir okuyucumuzun cevabını paylaşmak istiyorum. Sorduklarımıza şöyle cevap verdi: Yüce Allah ﷻ dünyayı ve her şeyi o kadar nizamlı intizamlı yaratmış ki hiçbir şeyi değiştirmeye gerek yoktur.