Ana sayfa

Takva hakkinda bi̇rkaç söz

Takva hakkinda bi̇rkaç söz
  • Âlimlerden birine takva nedir diye sorulunca: «Şüpheli her şeyden uzak durmaktır» demiş.
  • Takva her şeyi Allahın rızasını gözeterek yapmaktır. Allahtan başka kalbe kimseyi sokmamaktır.
  • Süfyan Sevri k.s şöyle buyurdu: «İçinde şüphe ve tereddüt içeren her şeyi terk etmek takvadır».
  • Dili övgü ve kınamadan sakındırmak takvadır.
  • Âlimin birine sormuşlar dinimizde en önemli şey nedir? Âlim «Takvadır» peki en kötü şey nedir? «Dünya sevgisidir» demiş.
  • Allah Musa vahiy etmiştir: «Bana yakınlaşmak isteyenler ancak takvayla ve terki dünyayla yaklaşır».
  • Denilmiştir ki yalandan, ikiyüzlülükten ve kibirden vazgeç. Sonra dilediğini yap.
  • Bazı âlimler şöyle demişler: «Gözlerini haramdan, dilini yalandan, nefsini şüpheli her şeyden, Efendimizin e sünneti dışında her şeyden sakındıran kişinin hisleri ve basireti hep açık olur».
  • Şakik Belhi diyor ki: İnsanoğlunun en iyi dört sıfatı: «Kızgınlık anında öfkeyi tutmak, fakirlikte cömert olmak, her durumda hakkın yanında olmak, riyadan uzak durmaktır».
  • Âlimlerden bir zat şöyle buyurdu: Bu on şeyi kendine mecbur kılmadan takva olmaz.
  1. Dili gıybetten uzak tutmak.
  2. İnsanları kendinden küçük görüp onları aşağılamaktan vazgeçmek.
  3. İnsanlar hakkında kötü zannı terk etmek.
  4. Harama bakmaktan sakınmak.
  5. Doğru konuşmak.
  6. Allahın rahmetini ve merhametini her daim hatırlamaktır.
  7. Nefsini dünyevi arzularına karşı dizginlemektir.

Hasan b. Sannan uzanarak hiç uymamış, yağlı yemek yememiş ve soğuk su içmemiştir. Haris ElMühasebi’nin babası Kaderiye görüşüne mensup olarak ömrünü yaşamış öldüğünde ise Haris mirasını almamıştır. Çünkü babası ehlisünnet velcemaat itikadına uygun olarak yaşamadı. Başka dine mensup olanın mirasını da almak caiz değildir. Ebu Ali ed Dekak k.s şöyle buyurdu:

Haris el Muhasebi şüpheli bir şeye elini uzattığı zaman damarları titremeye başlardı. Bir gün Cüneyd el Bağdadi akrabasının düğün yemeğinden Haris Mühasebiye yemek getirdi fakat Haris onu yemedi. Bir müddet sonra ona kuru ekmek getirdiler onu yedi ve “bana böyle yemek getirmeniz daha isabetlidir” dedi.

Hamdun el Kessar ölmek üzere olan arkadaşının yanındaydı. Arkadaşı dünyayı değiştirince Hamdun lambaları söndürdü. Orada bulunanlar “bu durumlarda aksine daha çok yakmak gerekmez mi?” dediler. Hamdun el Kessar şöyle cevap verdi “arkadaşım hayattayken o lambalar onun malıydı fakat bu andan itibaren bu lambalar mirasçılarının malı oldu.”

İmam Şarani k.s şöyle naklediyor “sahabeler çok mütevazı hayat tarzı seçmişlerdi. Çeşitli yiyeceklerden, içeceklerden, süslü giyimden vazgeçmişlerdi. Hz. Ömer oğluna aynı anda iki farklı çeşit yemek yemekten men etmişti. Kalan yemekleri Müslümanlara dağıtmalarını emrederdi.”

İnsanlardan Uzaklaşmak

İnsanlarla ihtiyaç dışında çok bulunmanın zararı çoktur. Halvet kalben insanlara bağlı olmamak demektir onların arasında bulunsak bile. Tasavvuf âlimleri, halvetin önemini göstermek için Hz. Peygamber’in halvetten ve yalnızlıktan hoşlandığını, zaman zaman Mekke yakınındaki Hira mağarasına çekilip burada inzivâ hayatı yaşadığını ifade ederler. Yalnızlığın faydası çok olur zarar ise iki kişiyle başlar.

İnsanların arasında çoğu vaktini geçiren ve onlara kalbiyle bağlı kişi ibadetin lezzetini tam anlamıyla alamaz. Çünkü aklı hep onlarda, yarım kalan sohbetlerde kalır, işler, planlar zihnini meşgul eder. Bazen insanlarla muhabbet ederken, farkında olmadan günahkâr olabiliyoruz. Dilimizi muhafaza etsek bile kulaklarımızı muhafaza edemiyoruz.

Cüneyd Bağdadi k.s şöyle buyuruyor “dininin sağlam, vücudunun da sükûnet içinde olmasını isteyen insanlardan uzak dursun.”

AHMED HACI ABDULAYEV