Ana sayfa

Tasavvuf ehli̇ merhamet ehli̇

Tasavvuf ehli̇ merhamet ehli̇

Şeyh Sühreverdî, Avârifü’l-Meârif adlı eserinde şöyle demiştir: “Sûfîlerin ahlâkından biri de insanlarla iyi geçinmek, ülfet etmek, din kardeşlerine uyup onlara muhalefet etmemektir. Allah Teâlâ, Resûlullah’ın ﷺ sahabilerini şöyle tanıtmıştır: “Muhammed Allah’ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler” (Feth 92/29).

Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı” (Enfâl 8/63). Şüphesiz insanlarla iyi geçinmek ve ülfet etmek, Âlem-i ervahta insanların birbirleriyle uyuşmasından ileri gelir. Nitekim Hz.

Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur:

“(Âlem-i ervahta) birbirleriyle uyuşanlar, dünyada da birbirleriyle kaynaşırlar; orada birbirlerinden hoşlanmayanlar ise kaynaşamaz ve ayrı ayrı olurlar.” “Mümin, (başkalarıyla) ülfet eden ve (kendisiyle) ülfet olunan kimsedir. Ülfet etmeyen ve ülfet olunmayan kimsede hayır yoktur.” “Müminler buluştukları zaman, biri diğerini yıkayan iki el gibidir.

Ne zaman iki mümin bir araya gelirse, biri diğerinden istifade eder.” Ebû İdris Havlânî [rahmetullahi aleyh] bir gün Muaz b. Cebel’e t, “Ben seni Allah için seviyorum” dedi. Muaz b. Cebel de ona şöyle dedi: “Müjdelerim. Müjdelerim. Resûlullah’ın ﷺ , ‘İnsanlardan bir topluluk için, kıyamet günü Arş’ın etrafında kürsüler kurulur.

Onların ise, yüzleri dolunay gecesindeki ay gibidir. İnsanlar korku içindedirler fakat onlar korkmazlar. Onlar; Allah Teâlâ’nın kendilerine korku vermediği velî kullarıdır. Onlar mahzun olmazlar’ buyurduğunu işittim. Hz. Peygamber ﷺ’ , ‘Onlar kimlerdir, yâ Resûlallah ﷺ ?’ diye sorulduğunda, ‘Allah Teâlâ için birbirini sevenlerdir’ buyurdu.

Bundan dolayı sûfîlerin birbirlerine karşı dostlukları tesirlidir. Çünkü onlar Allah ﷻ için birbirlerini sevdiklerinde, birbirlerine güzel ahlâkı tavsiye ederler. Dolayısıyla aralarında muhabbet hâsıl olur. Böylece mürid şeyhinden, kardeş kardeşten istifade eder.

Yine bundan dolayı her sokak ve mahallede Allah ﷻ Teâlâ insanların günde beş defa mescidde, bir belde ehlinin haftada bir defa camide, şehirlerdeki insanların toplanma amaçlı yılda her iki bayramda, değişik ülkelerdeki insanları bir araya getirmek için hacda toplanmalarını emretti. Bunların tamamı bir hikmete binaen yapılmıştır.

Bu hikmetlerden biri de müminler arasında kaynaşmayı ve ülfeti pekiştirmektir. Nitekim Resûlullah ﷻ şöyle buyurmuştur: “Mümin mümin için tuğlaları birbirini destekleyen binalar gibidir.” “Müminler birbirlerini sevmekte, acımakta ve korumakta bir vücut gibidirler. Bedenden bir uzuv hastalandığında diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluk ve ateşle ona eşlik ederler.” Ülfet ve insanlarla iyi geçinmek, dostluğun sebeplerini pekiştirir. İyilerle dost olmak tesir eder

Şeyh Haci Ahmed Efendinin Salihlerin Ahlak Bahçeleri kitabından