Ana sayfa

MERHAMET

MERHAMET

Ey oğul! Bil ki Allah ﷻ, kişiye anne babasından daha merhametlidir. Şüphesiz Allah’ın ﷻ merhametini uman her kişinin kardeşine merhamet etmesi gerekir. Nitekim Ka‘bü’l-Ahbâr şöyle demiştir: “İncil’de şöyle denilmiştir: ‘Ey âdemoğlu! Merhamet ettiğin gibi sana da merhamet olunur. Öyle ise Allah’ın ﷻ kullarına merhamet etmediğin halde O’nun ﷻ merhametini nasıl umarsın?’”

 

 

Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur: “Merhamet edenlere Rahmân da merhamet eder. Yeryüzündekilere merhamet edin ki; göktekiler de size merhamet etsin.” (Ebû Davud, Edeb, 66.)

Ey kardeşim! Günahkârlardan birisi sana ilacını sorduğu vakit onu azarlamaktan şiddetle sakın. Bahsi geçen ilaç da zikirdir.

İmam Şa‘rânî şöyle demiştir: “Günahkârlara merhamet gözüyle bakmayan kişi tarikattan çıkar. Birine kalbinle merhamet etmeden onun günahından dönmesini isteme.”

Resûlullah ﷺ, müslüman olacağını umduğu bir kimseye yumuşak üslup ile konuşurdu. Bilindiği gibi tarikat ehlinin yanında günahkâr olan kişi, Allah ﷻ çağıran her kişinin yitiğidir, onu nerede bulursa alır.

Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur: “Bir kişinin, Allah için sevdiği (mümin) kardeşine şevk (sevgi) ile bakması, benim şu mescidimde kırk sene itikâf etmesinden hayırlıdır.” (bk. Ali el-Muttakî, Kenzü’l-Ummâl, nr. 24726.)

Şüphesiz Allah’ın ﷻ rahmeti geniştir. Nitekim Allah Teâlâ, Hz. Davud’a ﷺ vahiy göndererek şöyle buyurmuştur: “Bin kişiyi bağışlamam, bir kişiye ateşte azap etmemden bana daha sevimlidir. Çünkü ben çok bağışlayan ve çok merhamet edenim.”

Nakledildiğine göre bir adam Resûlullah’a ﷺ gelerek bir kadının çocuğunun elinden kayarak damdan düştüğünü, bunu gören kadının çocuğuna olan şefkatinden dolayı hemen peşinden atladığını anlattı. Bunun üzerine Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ’nın ümmetime olan merhameti, bu kadının çocuğuna olan merhametinden daha büyüktür.” (bk. Buhârî, Edeb, 18.)