AKILLI TELEFONUMDAN DAHA AKILLI NASIL OLURUM?

En Yakın Arkadaşımız!
Günümüzde akıllı telefonlara bağlılık o kadar çoğaldı ki nereye gidersek gidelim her zaman mutlaka onu elimizin altında görmek isteriz. Gittiğimiz önemli görüşmelere, etkinliklere ve aktivitelere o olmadan asla gitmiyoruz. Böylece akıllı telefonlar, hayatımızın ayrılmaz bir parçası, hatta en yakın arkadaşımız, vazgeçilmez bir parçamız haline geldi. Hatta o olmadan bir dakika dahi geçiremiyoruz.
Bazı araştırmalara göre duşta, lavaboda ve yatarken bile insanların artık akıllı telefonlarını yanından ayırmadığı tespit edilmiş. Ofiste, parkta, alışveriş merkezlerinde, otelde, hastanede, aile yemeğinde, okul etkinliklerinde, her yerde akıllı telefon bize eşlik ediyor. Nereye gidersek gidelim, akıllı telefonumuzu da götürüyoruz, hatta Camii de bile ona vakit buluyor, gelen mesajları, epostaları cevaplıyor, siliyoruz.
Akıllı Telefonların Şaşırtan Etkisi
Yine yapılan araştırmalara göre bu küçük cihaz, birçok yuvanın yıkılmasına, karı-koca arasında tartışmalar oluşmasına ve çocukların anne ve baba ilgisinden mahrum kalmasına sebep oluyor. Rehberimiz, faydalı linkler, sosyal medya, sosyal medyada ki arkadaşlarımız, postalarımız, görüntülü görüşmelerimiz… Yani neredeyse bütün hayatımız artık akıllı telefonumuzun içinde diyebiliriz. Bu öyle bir sonuç oluşturdu ki artık gerçek anlamda hayatımızın bir parçası olan insanlara ilgi göstermeyi bırakıp sanal olan, hatta hiç tanımadığımız insanların özel hayatlarını takip etmeye başladık ve böylece gerçekten bize yakın olanları yani başka deyişle gerçek hayatımızı unuttuk.
Whatsapptan gelen bir mesaj, sohbetleri, muhabbetleri bölebiliyor veya gelen bir eposta sonucunda ailece yapılan bir akşam yemeği, yemek boyunca akıllı telefonun ekranına dikkat kesilerek unutulabiliyor. Bu örnekler akıllı telefon ve diğer insanlar arasındaki münasebetleri izah ediyor. Peki, Allah ﷻ ile olan ilişkimiz de böyle mi?
Akıllı telefon doğru kullanılmadığı takdirde Allah’a ﷻ ibadet etme konusunda ve O’nu tanıma yolunda çok ciddi bir engel olabilmektedir. Eğer dikkatli olmazsak manevi değerlerden neredeyse yoksun olan dijital dünyada kaybolup maalesef ihlastan ve tertemiz olan her şeyden uzaklaşabiliriz.
Mesela içeriğinde uygun şeyler olmayan videoları izleme arzusu insanda meydana gelebiliyor! Ya da sosyal medyada yazılan ve bizimle hiç ilgisi olmayan bilgiler, beynimizi meşgul edebiliyor! Öyle ki hiç ilgimiz ve hakkında bilgimiz olmadığı halde kötü yorum bile yazmamız söz konusu olabiliyor! En önemlisi de asla geri getiremeyeceğimiz zamanımızı boş yere harcamamıza sebep olabiliyor ki bu bizim için en büyük kayıptır.
Tüm bunların yanında ne yazık ki yaptıklarımızı çocuklarımız görüyor ve bizden örnek alıyorlar. Ellerinden cep telefonunu düşürmeyen anne ve baba görüntüsü zamanla onlara normal gelmeye başlıyor ve onlar da büyüdükçe kendi hayatlarında aynı şekilde davranmaya başlıyor.
Dürüst olmak gerekirse artık birçoğumuzda akıllı telefon bağımlılığı hastalık denecek kadar maalesef mevcut. Çok ciddi bir sorun haline gelen bu telefon bağımlılığı hastalığı, birkaç kişinin sorunu olmaktan çıkmış aslında milyonları tehdit eden bir sorun haline gelmiştir. Sadece birkaç örnekten ibaret olan bahsettiğimiz bağımlılıkların dışında da birçok olumsuz örneği olan tehlikeli bir hastalık seviyesine gelmiştir telefon bağımlılığı.
Telefon bağımlısı olup olmadığınızı anlamak için sadece aşağıda sorduğumuz birkaç soruya samimi olarak evet ya da hayır cevabını vermeniz yeterli olacaktır:
- Akıllı telefonunuz gün boyunca elinizde mi?
- Duşa girdiğinizde, gezmeye veya camiye gittiğinizde yanınızda götürüyor musunuz?
- Onsuz bir gün geçiremiyor musunuz?
- Telefon pilinin çabuk bittiğini mi düşünüyorsunuz?
- Sebepsiz yere cep telefonunuzu kurcalıyor musunuz?
- Uyandığınızda ilk işiniz cep telefonunuzu kontrol etmek mi oluyor?
- Yatmadan önce son işiniz cep telefonunuzu kontrol etmek mi oluyor?
- Ev işlerini yaparken aklınız akıllı telefonunuzda mı?
- Tatilde elinizden hiç düşmüyor mu?
- Dakika başı mesajlarınızı ve postalarınızı kontrol ediyor musunuz?
- Telefonunuzla uğraştığınızda vaktin nasıl geçtiğini anlamıyor musunuz?
- Araç kullanırken telefonunuzu kullanıyor musunuz?
- Akıllı telefona olan bağımlılığınızı farkındasınız ama kullanımını azaltma çabalarınız sonuç vermiyor mu?
Bu soruların tamamına ya da büyük bir kısmına evet cevabını verdiyseniz telefon bağımlılığı hastalığına yakalandığınızı rahatlıkla söyleyebiliriz.
Telefonu Bağımlılığını Nasıl Yenerim
Akıllı telefona olan bağımlılığı yenmek için aşağıya birkaç yöntem yazdık:
- Hedef koyun zaman belirleyin.
- Alarmı cep telefonunuzda kurmayın normal alarm özelliği olan saat kullanın.
- Camiye gittiğinizde cep telefonunuzu yanınıza almayın.
- Sosyal medya ya mümkün olduğunca az zaman ayırın.
- Eşinize, çocuklarınıza daha çok zaman ayırın beraber yapabileceğiniz aktiviteler yapın.
- Kuranı Kerim telefonunuzdan değil basılı Mushaflardan okuyun.
- Yemek esnasında cep telefonunuzu kullanmayın.
- Son olarak cep telefonuyla oynama arzunuz oluştuğunda cep boy kitaplara yönelebilirsiniz. Bu arzunuzu teskin etmenizi kolaylaştıracaktır.
Siz mi Telefonun Sahibisiniz Yoksa Telefon mu Sizin?
Oyunlar, e-kitaplar, video izleme siteleri, spor yorumları, yemek tarifi sayfaları, haber siteleri herkes telefonunda kendine ait küçük bir dünya oluşturuyor. Evet, akıllı telefonun iyi yönden de hayatımızı kolaylaştırdığı kaçınılmaz bir gerçektir. Akıllı telefon, uzakta olan sevdiklerimizle iletişim halinde olmamızı, akrabalarımızla irtibat halinde kalmamızı, birtakım faydalı bilgilere kolayca erişebilmemizi ve benzeri birçok şeyi kolayca yerine getirebilmemizi sağlamıştır. Fakat bu artılar bizi rahatlatmamalıdır. Unutmamalıyız ki akıllı telefon sadece ihtiyaç halinde kullanılması gereken bir alettir. Bu şekilde davranarak akıllı telefonun sahibi siz olmalısınız. Aksi halde o sizin sahibiniz olur. Buna asla izin vermemelisiniz!
Rabbim teknolojiyi doğru bir şekilde kullanmayı nasip etsin. Her zaman önceliğimiz dinimiz, imanımız ve ailemiz olsun inşallah. Âmin...