Ana sayfa

Vicdanimin sesi

Vicdanimin sesi

Her akşam ocağın başında dururken vicdanımla konuşuyorum. Gerçi sadece ocak başında değil işte, dışarıda, markette her yerde konuşuyorum. Doğrusu vicdanım benimle konuşuyor. Her yerde çok farklı şeyler söylüyor bana.

“Sebzeleri soydun mu? Kabukları ne yapacaksın? Çöpe mi atacaksın? Utanmıyor musun? Komşunda inekler, tavuklar var! Yerler. Senden sadece birkaç adım uzakta” diyor bana vicdanım.

Bazen vicdanımı dinliyorum bazen de dinliyormuşum gibi yapıyorum. “Kabuklar da çöpe gidiyor.” Bu sözler köyde ki evimde oluyor. Şehirdeki evde olduğum zaman rahatça çöpe atıyorum. Kendimi “zaten şehirdeyim bir şey olmaz” deyip teselli ediyorum. Vicdanım yine meydana çıkıyor ve diyor ki arayan bulur aramayan ise bahane üretir. Hiç şehir içinde inek görmedin mi? Yazıklar olsun sana!

Aslında vicdan bana tam olarak şunu söylemek istiyor “başkasının fayda göreceği şeyi çöpe atmak günahtır.” Bu sebze ve meyvenin kabuğu olsun bayat ekmek olsun eski elbise ya da ayakkabı olsun. Vicdanım kimsenin olmadığı odada ışığın yanmamasının gerektiğini de söylüyor. Dışarıdayken benim sınırlarımı daha çok zorluyor, bak adam oturuyor bir ayağı yok ya da yalın ayak oturuyor ayakkabısı yok!

Yanında bir karton parçası ve orada “yardım edin” yazıyor. Ben bu da mı bir sektör acaba diye düşünürken vicdanım bana utanmıyor musun? Diyor. Ve ekliyor “sende para var paylaşmayı öğren 10 tl ver bari 5 tl ver senden eksilmez bir şey! Fakir olmazsın.”

Vicdanımı parçalamak istiyorum! O sıra tabi bekliyorsun ki dilenci sana yalvaracak ama o senin tarafına bakmıyor bile. Vicdanın umurunda değil benim duygularım. Bazen internette kanser hastası çocuklar denk geliyor yardım toplanıyor. Bu durumda da ben hızlıca geçiyorum.

Çünkü yardım isteyenler çoğalıyor para ise azalıyor. Vicdanım yine “bende seni insan zannettim senin kalbin meğer taştanmış” diyor. Diyorum ki hesabımda para yok! O da bana “onların hesap numaralarını not al bir yere olunca verirsin hiç mi olmayacak? Unutma ki iyilik de kötülük de mutlaka geri döner” diyor.

Zaman geçtikçe vicdanımın sesini daha az duymaya başladığımı fark ettim. Acaba duymak istemediğimden mi duyamıyorum? Bence önemli olan az da olsa vicdanın olmasıdır. İnsan, insan olduğunu unutmamalı.

Yardıma muhtaç olanlara yardım etmeli. Eski eşyalarını çöpe atmak yerine ihtiyaç sahibine ulaştırılmalı. Onu da yapamıyorsa iyi sözle iyilik yapmalı. Tebessüm bile sadakadır. Vicdanımız sık sık işlediğimiz günahları hatırlatsın ki biz onlardan uzak durup Rabbimizden af dileyelim.

SOFIYA MUSAYEVA